[FONT="Arial Narrow"]



Arkamda çılgınca bağıran insanların öfkeli bağırışlarını duyuyorum. Arkama dahi bakmadan yürüyorum. Bir an bile duraksamadan. Anlaşılmıyor söyledikleri, koca bir kaos esir almış onları.
Şimdilik bağırarak seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Bildikleri tek şey, hep bir ağızdan deli gibi bağırmak. Bir kargaşa, bir gürültü, burada bir kavga çıkması kaçınılmaz.
Çoğu neden ve niçin bağırdıklarını bilmiyorlar; sürekli aynı sözleri tekrarlıyorlar.
Biri çıkıp söyledikleriniz anlaşılmıyor; susun demeli! Tek tek konuşun herkes bir ağızdan konuşmasın demeli onlara.
Sonra kalabalığın içindeki insanlardan öfkeli biri, benim düşünceme cevap verir gibi yeter artık! Dedi bağırarak. Bütün kalabalık hep birlikte sustular.
Bunu mu bekliyordunuz öfkeli insanlar! Birinin çıkıp, size bağırıp çağırmasını mı? İstediğiniz bu muydu? Bu davranışı mı hak ettiniz?
Biri tarafından güdülmek, ne yapmanız gerektiğinizi söyleyecek! Kendinize bunu mu layık gördünüz?
Aklınız yok muydu?
Ya da neredeydi? Niye şaştınız? Niye sustunuz?
Oysa teker teker konuşma hakkını birbirinize tanısaydınız, bu fırsatı birbirinize verseydiniz; çoktan zil takıp oynuyordunuz.
Deminden beri birbirinize bırakmadınız ki; sözlerinizi tatlı tatlı anlatma fırsatı. Oysaki anlaşmanın, dinlemenin tek anahtarı sizlerdeydi. Birbirinize olan saygıdaydı.
Siz yok saydınız karşınızdakinin konuşmalarını, siz dinlenin istediniz. Ama bağırarak kendinizi dinletemediniz. Sözleriniz havada savrulup durdu.
Çaresizdiniz belki! Bütün çaresizlikleriniz bu kargaşanın içinde olmanızı elinizden alamadı.
Daha önce duymadınız mı? Daha önce yaşamadınız mı? Anlamadan, dinlemeden konuştuklarınızın anlaşılmayacağını.
Eminim daha önce yaşadınız; daha önce duydunuz ve şahit oldunuz. Peki! o zamanki sonuçlarla şimdiki sonuç arasındaki fark ne oldu? Aynı değil mi?
Çözüm yok.
Bağrışmalardan geriye kalan koca bir gürültü, baş ağrısı ve kalp yarası.
Sürekli kavgalar ve söz düellolarıyla anlatmak istediklerinizi anlatamadınız. Karşınızdakine de anlatma fırsatı vermediniz. Elde koca bir sıfır oldu.
Yangın gibi sözleriniz bir kısım insanı yaktı. Rüzgarda savrulup kalp yarası bıraktı.
Geriye doğru dönüp baktığınızda, talan edilmiş yürekler ve yüzü bembeyaz kesilmiş bedenler kaldı.
Aranızdaki bu anlaşmazlık tüm insanlığın anlaşmazlığı. Beni hep rahatsız etti.
Silip atın artık içinizdeki bu hırsı! Onu terk etmekten korkmayın! Çünkü anlamak ve anlaşılmak için dinlemek lazım.


azan : Melodi AKÇAY

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 466
favori
like
share
Sheker Girl Tarih: 12.09.2009 17:13
TşkLer ..