[FONT="Arial Narrow"]



Adın Nur Muhammed(sav),


Cehaletle kavrulan kurak gönüllere, en perişan zamanında yağdın katre katre.
Bir mum ışığı gibi aksederken karanlık ruhlara,
kurtuluşa bir umut filizlendi.
Adın anıldıkça tazelenen bir dirilişin muştusu oldun.
Ve asırlar yetmedi ışığını söndürmeye.
Hiçbir kuvvet silemedi insanlığa vurduğun mührü.
Muvakkat heveslerle söndü gitti seni unutmaya meyleden her anımız.
Kudsi emanetinle buluştu cehaletten firakımız, Ey Nuru İlahi!

Adın Can Muhammed(sav),


Can oldun,
kan oldun,
ten oldun,
nefes oldun
davanı idrak eden her varlığa.
Bir cümle çıkıyordu dudaklardan:
‘Anam, babam sana feda olsun Ya Resulallah!’.
Dünyaya ait ne varsa yok oldu gözlerden, gönüllerden senin sevdanla.
Ve fıtratımızdaydı aslında Hakk’a vurulmadıkça keşfedemediğimiz sevdan.
Yeryüzünde hiçbir varlık sevilmedi Senin kadar.
Bedende atan sen oldun, damarda akan sen.
Sevgi sen,
sevgili sen
Ya Habibullah!
Rabbim adıyla andı levhi mahfuzda adını.
Ya seni bilmeyen nasıl bilsin Mevla’yı?
Maddi hiçbir makam yokken emelinde,öyle bir taht kurdun ki; mekanı gönüller.
Risaletin giydirdiği tac ile Gönüller Sultanı oldu adın, ebediyen.

Ey Ümmeti için ağlayan Nebi!

Adın Rahmet! Adın Hasret!
Adın Vuslat!
Adın Sevda hayat lügatımızda.
Ben mi?
Sana çağlayan bir ırmak, rüzgarına kapılmaya çalışan bir toz zerresi.
Sen ömrümün ab-ı hayatı, ben şefaatine nail olmayı dileyen garip.
Sen huzurusun iflah olmaz nefsimin,
ben geç kalmış sevincimi arıyorum seninle.
Sen hüznün tebessümle buluştuğu ufuk, ben sana çırpınan bir kanat.

Kıtmirinim,
Elimde bir gül ile geldim kapına.


Adın Gül Muhammed(sav),

Gül, aşkının adı;
gül, özleminin adı;
gül, kokunun adı
ve şimdi her diken sensizliğin matemi.
Elimde bir gül ile geldim kapına,
yüreğimde Sen diye büyüttüğüm.
Bilirim ki çevirmezsin kapından layık olmasam da.
Tüm kainatın hasretini getirdim bir gül ile.
Güle gül ile geldim. Peygamberim cananım!
Yüklendim bütün dünyamı, pak ikliminde arındırmak muradım…

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 384
favori
like
share