Bir dernek kurmaya karar verdim. Aşkı arayıp bulamayanlar, bir çatı altında toplansınlar diyorum. Ne işe mi yarayacak? Aşkı yeniden yaratmaya!

Bekar kız arkadaşlarım, onlara uygun kimseyi tanıyıp tanımadığımı soruyorlar. Çevre genişliği ilk sebep olmakla beraber, her gün aşk yazınca konunun muhatabı haline geliyor insan. Sanki Eros benim evde saklanıyor.

Arkadaşlarıma verdiğim cevap genellikle olumludur. Bekar birçok erkek arkadaşım da var. Onların da aynı soruyla bana gelmeleri sayesinde, bu derneği kurmaya karar verdim. İşin yasal kısmını araştırayım, eğer çok ağır işlemleri yoksa yapacağım. Objektif, subjektif, empatik, sempatik olan tüm özelliklerimle bakıp, kimin kiminle uyuşabileceğini aşağı yukarı da çözüyorum. Üstelik evlendirdiğim diğer 10 çifte bakınca, ne kadar doğru tespitler yaptığımı da görüyorum. Ancak tek sorunum var: Herkesin cebinde bir “ama” duruyor.


Bu "ama"lar nedense evin anahtarı gibi, kimse yanından ayırmıyor. Yalvara yakara birisiyle tanıştırmamı isteyen, öngörülerime güvendiklerini söyleyen arkadaşlarım, onları kendimce uygun olan kişiyle tanıştırdığımda, ilk sohbetin sonunda şuna benzer bir cümle kuruyorlar: "Çok hoş bir kız/ erkek ama ............... konusunda anlaşabileceğimizi zannetmiyorum."


Anlaşamayacaksınız zaten! En az bir konu hakkında fikir ayrılığına düşeceksiniz. O kadar mükemmel çifti değil ben, henüz Tanrı bile yaratmadı. Ayrıca bazı noktalarda farklılıklarınız olmayacaksa, gidip aynada kendinize aşık olun, değil mi? İnsanlarda aşkı sürekli yukarıda tutan bazı sebepler vardır. Bu da sizde olmayanı, karşınızdaki tamamladığı zaman mümkün olur.


Derneği kurunca ilk iş, üyelere ders vermek olacak sanırım. Aşkın ne olduğunu anlatıp, kafalarındaki yanlış imajı silmek gerekecek. "Aşk dediğin, öyle senin bildiğin gibi bir şey değil" diye açıklayıp, anlatmak şart görünüyor. Aşkın hallerini, hangi aşamalardan geçmesi gerektiğini, bir ilişkinin sağlıklı olabilmesi için nelere ihtiyaç duyduğunu tek tek öğretmek gerekiyor. Yani, işim zor ama yılmayacağım! Teknoloji, bilişim çağı derken, kafalarda oluşan yanlış aşk imajını silip; gerçek olan, lezzetli ve keyifli yaşanan, uğrunda kimilerinin çölleri geçtiği şu aşkı bir daha öğretmeli diyorum. Vallahi, ben yine başıma iş alacağım, uzun bir yola çıkıyorum. Hadi hayırlısı! Tek bir dayanağım var: Eğer bir kişiyi bile aşkın o mucizevi yanıyla tanıştırıp, yanlış bildiklerini aklından silebilir ve mutluluğu yakalamasına yardımcı olabilirsem, başarmışım demektir. Acaba derneğin adını değiştirip, Aşkı Unutmuş veya Bilmeyenler Derneği mi yapsam? Eh, benim az biraz deli olduğum ortada ama aşka küskün duranlar daha mı akıllı?



Candan Ünal
Yüksek Topuklar Aşk ve İlişkiler Editörü

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 750
favori
like
share
Sylar Tarih: 11.09.2009 10:34
Teşekkürler.
uCuRuM ciCegi Tarih: 11.09.2009 10:33
ozaman kolay geLsin:72:
Sylar Tarih: 11.09.2009 10:32
Estağfurullah efenim. Kolay gelsin de denebilir aslında.
uCuRuM ciCegi Tarih: 11.09.2009 10:26
boL Sanslar mi denir ne denirki yabilemedim mazur gorun
RoSe_SüM Tarih: 11.09.2009 10:21
tşkürler..(:
Sylar Tarih: 11.09.2009 09:37
Allah bozmasın. :260:

Ama arayanlardan ses yok nedense. :20:
dumanalti Tarih: 10.09.2009 22:55
bende buldum :78:
zeynap Tarih: 10.09.2009 22:35
:72:
Sylar Tarih: 10.09.2009 22:32
Darısı bulamayanlara diyelim o halde.