Üç hafta önce düzenlenen bir kriz konferansının kapanışında 2009 yaz koleksiyonu için bir defile yaptı.

Şimdi Uçma Zamanı! Yeni koleksiyonunun sloganı bu öyle değil mi?
- Evet hem koleksiyonun hem de finalini yaptığımız ’Time to Exit’ konferansının sloganı buydu. Birbirine çok uygun düştü.

Neden uçuyoruz? Hikayesi nedir?
- Konferansı düzenleyen Assemble Organizasyon’un Genel Müdürü Sinan Bey’den bir teklif geldi. Krizden kurtulma ve geleceğe pozitif bakmaya yönelik verilecek bir konferansa kapanış defilesi yapmamı arzuladılar. Konferansta labirentten yatay değil, dikey olarak çıkılabileceği anlatılıyordu. Kısacası uçmak. Fikir olarak, ruh olarak. Ben de koleksiyonumu bu felsefeye göre tasarladım.

Biz sizin vintage yani yüzü eskiye dönük tasarımlara meraklı olduğunuzu bilirdik de "futuristic vintage" kelimesini ilk kez duyduk... Koleksiyonun adı bu. Anlatır mısınız?
- Ben koleksiyonlarımda son teknolojiyle üretilmiş kumaşlar kullansam da, eskiyi yaşatmayı seviyorum. Geçmişe olan merakın ve geleceğe olan ümidin birleşmesi bu. Dünyada olumsuz gelişmeler olsa da, bir şekilde gelecekten ümitliyim ama geçmişe olan tutkumdan da vazgeçemiyorum. Koleksiyonlarımın hepsine bu karmaşık duygular yansıyor. Bazen bu çok net bir şekilde oluyor bazen de ufak detaylarda kalıyor.

Koleksiyonun temel malzemesi olan ipeği sizin için Saydam Tekstil üretmiş. Nasıl işbirliği yaptınız?
- Saydam ile işbirliğimiz 2004’ten beri devam ediyor. 2008’den beri de Saydam’a yaratıcı danışmanlık hizmeti veriyorum. Tüm detaylara Seda Saydam ile beraber karar veriyoruz. 2010 kumaşlarını ilk kez Paris’teki Premiere Vision fuarında sunmadan önce ben kendi koleksiyonumda kullandım. Saydam tasarımcılarla en verimli ilişki kuran kumaş firmalarının başında geliyor.

Bu kumaşları önemli dünya markaları da kullanacak mı? Mesela hangileri?
- İki çok özel isim verebilirim. Biri Fransa’yı altüst eden Vanessa Bruno, diğeri son dönem koleksiyonlarıyla dikkat çeken Isabelle Marant.

2009 yaz sezonu nasıl bir koleksiyon? Ruh hali nasıl? Krizden etkilendiniz mi?
- Geniş ve abartılı yakaların, süper minilerin, drape ve piliselerin yoğunlukta olduğu bir koleksiyon. İpeklerin yanısıra organik kotondan trençkot elbise, yelek gibi çeşitlemeler var. Koton grubumuzda elbise, pantolon, etek ve yelekleri ipeklerle kombine ettik. Kriz ne yazık ki bizim sektörde de kendini gösterdi. Yaz sezonumuz bizim genelde yoğun geçer, sanırım o zamanı beklemek gerekecek.

Ya renkler ve modeller? Drapeler için ağır ve ince bir el işçiliği gerekiyor değil mi?
- Renklerde pudra pembesi, buz mavisi, bulut grisi, narçiçeği, indigo mavi, ekru ve taş tonlarını tercih ettik. Pastel renkler ile canlı tonları kullandık. Kumaşlarda ise hafif gramajlar ile daha ağır gramajları kombinledik. İpek dikim açısından zorlayıcı oldu. Drape detaylarını sıkça kullandık, drapelerin çok büyük bir bölümü de el ile işlendi.

Elbiselerin ağırlıkta olduğunu görüyorum. Elbise tasarlamayı daha çok seviyorsunuz değil mi? Sizce elbise bir kadın için ne demektir?
- Son zamanlarda elbiseler çok öne çıktı. Hem pratik, hem kolay kombinleniyor, hem de kadınsı. Kriz sebebiyle insanlar iki parça yerine tek parçaları daha çok tercih etmeye başladı. Ayrıca ipeği en iyi elbiselerin yansıttığını düşünüyorum. İpeği daha kullanışlı hale getirmek için, modelleri de günlük tasarladık, yani hem gündüz hem gece kullanılabilir.

Koleksiyonunuz kaç parça?
- 80 parça. Abiyelerde abartısız, işlemesiz, düz fakat draj teknikli modeller kullandık. El işçiliğine bol bol başvurduk.

İsteyenler nereden satın alacak?
- Nişantaşı’ndaki atölyemden. Bilgi için de [url]www.gamzesaracoglu.com’u[/url] tıklayabilirler.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 424
favori
like
share
okeyy Tarih: 04.03.2010 15:05
güzel kadınmışş
Sheker Girl Tarih: 12.09.2009 04:42
Paylaşım İçin SaqoL cnm