Eskiden kadınlar arasında, hamilelik ve doğumda neyin doğru, etkili ve güvenli olduğuna dair, tecrübelerden kaynaklanan ortak bir sağduyu vardı. Sonra bunun yerini modern bilim ve uzmanlar aldı. Hamileler artık beslenmeden spora ve nasıl nefes alıp vereceklerine kadar her şeyi uzmanlara danışıyor. Psikoterapist ve doğum danışmanı Pat Thomas ise bu iki yöntem arasında bir denge kurmaya çalışıyor.

Gebelik - Sağduyulu Yaklaşım adlı ikinci kitabını çıkardı. Kitapta kadınların hem gebeliklerini nasıl atlatacaklarına hem de bu durumdan nasıl keyif alacaklarına dair ipuçları var. Birkaçını sizin için derledik.

Birinci önceliğiniz beslenme
Genellikle gebe kadınlara, günlük beslenmelerine 300-500 kalori eklemeleri önerilir. Ancak unutmayalım kadınlar kalori yemezler, yemek yerler. Bu nedenle, gebelik süresince iyi beslenmeniz için en iyi rehber, kalori hesabı değil, açlığınızdır. Ancak burada da elbette belirli ilkeler mevcut. Bir gün boyunca aşağıda sıralanan şu gıdaları almayı hedeflemelisiniz:
• 2 yumurta
• 4 bardak süt - yoğurt veya diğer süt ürünleri de olabilir
• 2 porsiyon yeşil sebze
• 5 porsiyon tam tahıllı gıdalar - cornflakes veya benzeri fazla işlenmiş tahıllar olmamasına özen gösterin
• 3 küçük parça tereyağı ya da 3 tatlı kaşığı bitkisel yağ
• 1 narenciye meyvesi veya benzeri C vitamini oranı yüksek gıda
• Fazladan 2 porsiyon yüksek protein içeren gıda, özellikle balık veya kümes hayvanlarının eti veya peynir ve fındık
• Bol miktarda su, bitki çayı gibi kafein içermeyen içecekler. Meyve suları da iyidir ancak şeker oranı yüksek olduğundan sınırlı tüketin veya sulandırarak için.

Sık rastlanan şikâyetler
Bulantılar, kaygı, kabızlık ve diğer benzeri rahatsızlıklar hoş şeyler olmamakla birlikte, acil tıbbi şikayetler kapsamında da değildirler. Kadınların, doktorlarının bu tür şikayetlerine gösterdikleri tepkisizlikten memnun olmamalarının nedeni budur. Birçok doktor, gebeliğinde bu tür şikâyetleri olan kadınlara en etkili şekilde nasıl yardım etmeleri gerektiğini bilmez. Ya kadınlara bu şikâyetlerini yok saymalarını önerirler, ya da sağlıklı bir gebelik geçiren bir kadını, bir “hasta”ya dönüştürerek uygun olmayan ilaçlar yazarlar. İyi haber ise, gebelikte görülen şikâyetlerin çoğunun, evde kadınların kendileri tarafından veya alternatif terapiler yardımıyla ortadan kaldırılabilmeleridir.

Bazı sorunlar, sorun değildir
Kadınlara, “riskli” olduğu söylenen birçok durum, nadiren anne ya da bebek için bir risk teşkil eder. Paniğe kapılmak ve ne olur ne olmaz türü önlemler almak, gerçek sorunlara yol açabilir. Anemi, bebeğin ters durması ve plasentanın rahim ağzına çok yakın olması veya bebeğin doğum kanalını kısmen veya tamamen kapatması gibi gebe kadınları etkileyen durumlar, aslında sorun değildir ve gebeliğin normal fizyolojisinin sonuçlarıdır. Bu konudaki iyi haber, bu “sorun”ların gebeliğin bir noktasında aniden yok olmalarıdır.

Doğumu kolaylaştırmak
Birçok kadına, doğum, eninde sonunda gerçekleşecek olan bir kaza olarak telkin ediliyor. Filmlerde gördüğünüz şeyleri unutun, onlar nadiren olur. Üstelik kadınlar, doğumun daha ağrısız, kısa ve risksiz olmasını sağlayacak birçok kendi kendine yardım stratejisini uygulayabilir. Bunların içinde, hareket serbestliği en önemlisidir. Hareket özgürlüğü doğum sırasında çıkabilecek komplikasyonları azaltır. Araştırmalar, özellikle de doğumun ikinci aşamasında, kadınlara hareket serbestliği sağlandığında, kadınların bu sayede kendilerine uygun farklı konumlar bulduklarını göstermektedir.

Nasıl egzersiz yapmalı
• Eğer daha önce egzersiz yapmadıysanız, dayanıklılık ve zindeliğinizi yavaş yavaş geliştirin. Egzersizleri gün içine yayın. Böylece dayanıklılığınız gelişir ve sonrasında aşırı bir yorgunluk duymadan aralıksız yarım saat egzersiz yapabilirsiniz. • Aşırı derecede terlememek ve üşütmemek akıllıca önlemler. Bebeğiniz kendi vücut ısısını ayarlayamaz, sizin onun için termostat görevi görmeniz gerekir. Spor süresince susuz kalmamak, ödem oluşmasını engeller. Bu yüzden mutlaka su içmelisiniz. • Çoğu kadın güç gerektiren egzersizleri bir seferde 15 dakikayı geçmemeli. • Egzersiz sırasında kalp atışlarınız izlenebilmeli ve aşırı terlemeyeceğiniz, başınızın dönmeyeceği veya nefes nefese kalmayacağınız düzeylerde tutulmalıdır. Aerobik yapan kadınlar, geniş kol hareketlerinden kaçınmalı. Böylece nabzın ve vücut ısısının birdenbire artmasını engellemiş olur. • Tüple dalış yapmayın, çünkü bu etkinlikte kullanılan oksijen bebeğinize fazla gelir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 335
favori
like
share