Kariyer yapan çocuklu kadın 'Modern Köle Isaura' oluyor!
Belli bir yaşa gelip kariyeri ile anne olmak arasında seçim yapmak zorunda kalan kadınlar büyük bir ikilem yaşıyor. Sonuçta ikisini birarada götürmeye karar verenler ise günümüzün modern kölelerine dönüşüyor..

Kadınlar; günümüz toplumunda giderek daha fazla söz sahibi olsa da, 'çocuk vakti' geldiğinde bir seçim yapmak zorunda kalıyor. 'Çocuk ya da kariyer'den birini seçmek zorunda kalan kadınlar, tercihleri sonrasında yeni sorunlarla karşı karşıya gelebiliyor. Kötü bir anne olduklarını düşünüp, suçluluk ya da para kazanamadıkları için tükenmişlik ve kızgınlık duygusuna kapılabiliyorlar. Tercih yapmayıp hem kariyerini hem de anneliğini devam ettiren kadınlar, 'mükemmellik takıntısıyla' karşı karşıya kalıyor ve 'süper kadın' olmak için kendilerini zorluyor. Medical Park Hastanesi'nden Psikolog Şebnem Turhan'a göre; 'anneeş- iş kadını-arkadaş' gibi birçok toplumsal rolü üstlenen kadınların bu roller altında ezilmemesi için 'dengeyi' kurabilmeleri çok önemli... Psikolog Turhan; kariyeri ile anneliği arasında bocalayan kadınların yaşadığı psikolojik sorunları anlattı:

Değişen yaşam koşullarıyla birlikte, artık kadınlar da aktif şekilde çalışma hayatının içindeler. Bu sayede kadın, ekonomik ve sosyal hayatta kendisini daha özgür hissediyor. Bu da; birçok toplumsal rolü değiştirdiği gibi anne-çocuk arasındaki geleneksel ilişkilerin, kadınlık rollerinin başka bir boyut almasına neden oldu.

Hatta bu, aile içinde erkeklerin üzerlerine düşen rollerin artmasını da sağladı. Bununla birlikte yoğun iş temposu, aile kurumuna ilişkin bakış açısındaki değişimler, evlilik yaşının büyümesi, günümüz ekonomik koşullarının da zorlaşmasıyla çocuk sahibi olma planları ertelenebiliyor.

Ertelenen çocuk sahibi olma planının gerçekleştirilmesi kararı alındıktan sonra ise; özellikle çalışan kadın, iş ve özel hayatı arasında denge kurmada güçlük yaşamaya başlayabilir. Kendisini 'kariyer mi çocuk mu?' ikilemi arasında bulup, seçim yapmak zorunda hissedebilir.

SEÇİM YAPMAK ŞART MI?
Kadınların hem çalışıp hem de çocuk sahibi olma süreçlerini zorlaştıran ve onları sanki bir seçim yapmak zorundaymış gibi hissettiren bu durumunun sebebinin; kültürel değerler ve toplumsal rollerimiz olduğu düşünülür. Kadınlığa ve anneliğe ilişkin temel öğretilerden biri; öncelik hakkının çocuklar olduğudur.

Bu sebeple kadın, kariyer yapmak istediği zaman toplumda öğretilen bir kuralı çiğnemek zorunda kalır. Bu durumda kariyerini seçen kadın ayıplandığını, dışlandığını düşünebilir. Bunun yanısıra çocuklarına yeterince zaman ayıramadığını, yetersiz bir anne olduğunu düşünüp kendisini 'suçlu' hissedebilir.

KARİYERLİ KÖLELER!
Diğer bir öğreti ise; ev işlerinin tümünden kadının sorumlu olduğu yönündedir. Türk toplumunda genellikle, çalışan kadın işten döndüğünde, eşinden ev işleriyle ilgili yardım alamaz. Bu sebeple kariyeri tercih eden kadın, hem iş yerinde hem de evde yoğun bir tempo içine girer. Bu da kadının kızgınlık, tükenmişlik ve yalnız bırakılmışlık yaşamasına sebep olabilir.

Çalışan anne; yaşadığı suçluluk, kızgınlık ve yalnızlık duygularıyla başa çıkmak için de çocuğun yaşadığı en ufak sorunu çalışıyor olmasına bağlayabilir. Ya da eşi, ailesi, eşinin ailesi kadını, çocuğuyla yeterince ilgilenmemekle eleştirebilir, böyle hissettirilebilir. Bunu telafi etmek için de kadın çocuğa gerekenden fazla maddi ve manevi ilgi, sevgi ve tolerans gösterebilir.

Kadının, iş kadını ve annelik rolleri dışında eş ve arkadaş olma rolleri de vardır. Zaman zaman eşle vakit geçirmek, arkadaşlarla biraraya gelmek; çalışan kişileri yoğun tempodan uzaklaştırarak, ruhsal olarak rahatlamalarını sağlayacaktır.

Mükemmel anne yok!
Kariyeriyle çocuk yapmak arasında seçim yapamayan kadınlara beş öneri:

1- Çocuk ve kariyer arasında bir seçim yapacaksa; bunu gerçekte hiç bir unsura bağlı kalmadan kendi isteğiyle yapmış olması ve önceliklerini kendi arzusuyla belirlemesi; sonrasında yaşayacağı olası pişmanlığı azaltır.

2- Çocuk ve kariyeri arasında bir seçim yapmayan, her ikisini de bir arada yaşamak isteyen kadının dikkat etmesi gereken nokta; sahip olduğu roller arasında dengeyi kurabilmektir.

3- Hayatta hiçbir şey mükemmel olmadığı gibi, mükemmel anne de olunamayacağı unutulmamalıdır.

4- Annelik, sadece anneye bağlı değil; annenin çevresinden öğrendikleriyle, çocuğun mizacıyla, içinde bulunulan fiziksel ve psikolojik koşullarla, eşler arasındaki ilişkilerle de belirlenen bir durumdur.

5- Çocuğun nasıl bir birey olacağının, sadece annenin çalışıp çalışmamasına bağlı olmadığı gözardı edilmemelidir.

Seçimi yaptıktan sonra suçlu hissetmemeli
Kadın, kariyerle çocuk arasında bir seçim yapabilse bile, sonrasında yaptığı seçime uyum sorunu yaşayabilir...

Kadınlar kendi psikolojik süreçleri ve kültürel değerler sonucunda kendilerini seçim yapmak zorunda hissederler. Ama aslında böyle bir gereklilikten bahsetmek çok doğru olmaz. Ancak kadın, 'kariyer mi çocuk mu?' ikileminde hangi şıkkı seçerse seçsin; seçiminin olumlu olduğu kadar olumsuz sonuçlarıyla da karşı karşıya kalacaktır.

Önemli olan; seçim yaptıktan sonra, alınan karardan ötürü suçluluk hissetmemektir. Eğer bir seçim yapılmamışsa, bu kez de önemli olan; çalışan kadının işi ve iş dışındaki yaşamı arasında denge kurmasıdır.

Anneye bağlı olmayan diğer bir unsur; çocuğun yetişme şekli ve koşullarıdır. Çocuğun yetişmesinde; içinde bulunulan koşullar, eşler arası uyum, anne-babanın kişilik yapıları, yaşları, çocuğun genetiği, diğer kişileri gözleyerek öğrendikleri de etkilidir.

Özgüven eksikliği oluşabilir
Kariyer yerine çocuğu seçmek, her zaman mutluluk getirmeyebilir.
Kadın; içinde yaşadığı toplumun ve psikolojik yapısının baskılarıyla; 'mükemmel anne olmalıyım, her zaman önceliğim çocuklarım olmalı, iyi anne dediğin her zaman çocuklarının yanında olan annedir' gibi düşüncelere kapılabilir. Sonunda da kariyeri yerine çocuğu tercih eder. Ama bu seçimin sonucu her zaman mutluluk getirmeyebilir. Çünkü çalışma hayatı bireylere özgüven kazandıran, ekonomik ve sosyal alanda kendini özgür hissettiren bir durumdur. Bu sebeple kariyeri yerine çocuğu tercih eden kadın, özgüveninde ve kendisine olan saygısında bir azalma hisseder. Kendisini çalıştığı dönemdeki kadar sosyal ve ekonomik anlamda özgür hissetmez. Bu da; çocuk sahibi olmadan önce çalışan ama çocuk sahibi olduktan sonra işi bırakan kadının, kendisini yeni bir kısıtlanmışlık içinde hissetmesine neden olabilir.

Özgürlüğü Kısıtlanır
Bebek, anne ve baba için sosyal olduğu kadar, ekonomik de bir sorumluluktur. Kadının, kariyeri yerine çocuğunu tercih etmesi; artan giderlerin sadece baba tarafından karşılanmasına sebep olur. Ekonomik özgürlüğünü kaybeden kadın, gergin ruh hali içerisinde eşiyle sorunlar yaşamaya başlar.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 655
favori
like
share
Sheker Girl Tarih: 12.09.2009 17:10
TşkLer ..