Boşanma istenilmeyen zor bir durumdur. Ailedeki her bireyin psikolojik sağlığında çeşitli etkiler oluşturabilmektedir. Ancak boşanma kararı alındıktan sonra bu etkileri azaltmak için özellikle çocuk sahibi olan kişilerin çok daha farklı sorumlulukları bulunmaktadır. Unutmayın ki bu sorumluluklara dikkat eden anne-babaların çocukları, boşanma olayının etkisini hem daha kısa sürede hem de daha az olumsuz sonuçla geride bırakabiliyor.

Okul öncesi döneme rastlayan dönemlerde boşanma...
Çocukların erken yaşlarda olan boşanmalardan çok fazla etkilenmeyecekleri görüşü oldukça yanlıştır. Eğer boşanma olayı çocuğun anneden süt aldığı bir dönemde gerçekleştiyse ve anne de boşanmanın etkilerinden olumsuz yönde etkilenmişse, çocukta korku, inatçılık, uyku ve beslenme bozuklukları ortaya çıkabilmektedir.

Boşanma, çocuk 2 yaş civarında orta çıkmışsa, çocukta terk edilme korkusu görülebilmektedir. Çocuk 3-4 yaşındayken ortaya çıkan boşanmalarda ise çocukta saldırganlık, çekingenlik, kendini suçlu hissetme davranışı, özgüveninin zedelenmesi, hayal gücünde azalma gibi sonuçlar oluşabilmektedir. 5-6 yaşlarında olan boşanmalarda ise bu tepkilere ek olarak endişe, rahatsızlık ve abartılmış korkular görülebilmektedir.

Boşanmanın çocuk üzerindeki etkilerini azaltmak için... Boşanmadan sonra, ilişkileri uygar bir biçimde sürdürerek, çocuğa her zaman sevildiği istenildiği duygusu hissterilmelidir.
Boşanmanın anlamı çocuğa açık ve kesin bir dille anlatılmalı, birleşme ve barışma umudu verilmemelidir.
Anne ve babalar çocuğa boşanmanın bir süre onu mutsuz edeceğini bildiklerini söyleyerek boşanmada onun bir suçu olmadığını belirtmelidirler.
Boşanma olayından sonra anne ya da babadan biri, diğerinden öç almak için çocuğu araç olarak kullanmamalıdır. Çocuğu yanına alan anne ya da babanın onu diğer ebeveyne göstermeyip, karşı tarafı cezalandırması, çocukta ciddi sorunlara neden olmaktadır.
Anne-babalar çocuğu karşı tarafa göndermekle tehdit etmemelidirler. Çok zararlı olan bu tutum sonucunda, çocuk kendini yalnız hissederek, kendisine ve çevresine güvenini kaybedebilir. Bunun yanı sıra, çocuğu kötü özelliklerinin diğer ebeveyne benzetilmesi de çok sakıncalıdır.
Çocuğun yaşadığı yer sabit kalmalı, değiştirilmemelidir. Çocukta bir mekana ait olma duygusu bulunmaktadır. Boşanma sonrası, çocuk sahip olduğu mekanı kaybetme korkusu yaşayabilir. Bu nedenle anne ve babalar, çocuğun yerini sık sık değiştirmekten kaçınmalıdırlar.
Boşanmış ebeveynlerin çocuğuna “ bundan sonra beninm hayat arkadaşım , tüm varlığım sensin” gibi yüklemeler yapmamalıdırlar ve çocuğa taşıyabileceğinden fazla sorumluluk yüklememelidirler.
Anne-babalar, çocuğa acıma duygusuyla ya da şımartacak biçimde yaklaşmamalıdırlar. Çocuklar bu durumu isteklerini gerçekleştirmek için koz olarak kullanabilirler. Anne ve babaların buna karşı dikkatli olmaları gerekmektedir.
Anne ve babalar, çocuklarını haber taşıma aracı olarak görmemeli, birbirlerine iletecekleri mesajlar için asla çocuğu kullanmamalıdırlar.
Anne-babalar, boşanmadan dolayı mutlu olsalar bile, çocuklarının yitirme duygusu yaşadıklarını unutmayıp, üzüntülü ve kederli günlerinde onlara yardımcı olmalıdırlar.
Anne-babalar için yerine getirilmesi çok zor olan sorumluluklardan birisi de, çocuklarla olgun, paylaşımcı ve iyi bir ilişki sürdürebilmeleridir. Çocuklarını ilgili bir biçimde dinlemelidirler. Eğer çocuk boşanmanın etkisinde kalarak, sonuçtan olumsuz yönde etkilenirse, anne babalar çocukları için profesyonel yardım olanağı sağlamalıdırlar.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 563
favori
like
share
Sheker Girl Tarih: 12.09.2009 17:10
TşkLer ..