Annelik birçok insanın hayatını etkileyecek bir seçim.Çünkü çocuğun babası olacak kişinin hayatı, hatta çevrenizin etkilenebileceği yeni bir dönem başlıyor.

Son yıllarda anneler, bu kararı çok planlı bir şekilde veriyor gebelik öncesi bakım, beslenme disiplini, egzersiz ve birçok noktada hazırlığa başlıyor. Bu planlı yaklaşım konusunda Mezura Kliniği’mizden Uzman Psikolog Tracy Kazmirci’ nin farklı ve önemli görüşleri var, bakalım neler diyor:

Bilinçli hamilelik
Son zamanlarda sağlıklı beslenmeye dair oluşan bilinç sonucunda kadınların hamilelik öncesi ve sırasında diyetisyene başvurma oranı da artıyor. Peki, ama başvurudaki amaç nedir? Bu süreçte kilo alma, vücudun bozulacağı, doğum sonrasında toparlanamayacağı korkusu mu; yoksa hamileliği en sağlıklı şekilde geçirme, bebeğin en iyi şekilde beslenmesini sağlamak mı? Elbette hangi anne adayına sorsanız bunun bebeğin yararı için olduğunu söyleyecektir. Toplum bunu bekler çünkü. Kendine dair korkularını söylemeye çekinir anne adayı. Oysa bu endişeleri taşımak bencillik göstergesi değildir.Önemli olan bunların ağır basmıyor olması. Bu endişeler son derece doğaldır. Ancak ön plana geçmeye, anne adayının beslenmesini, yaşayışını kontrol almaya başladıkları noktada tehlikeli olabilirler.

Çocuk sahibi olmak ciddi bir karardır. Çocuk doğduktan sonra ebeveynler artık ömür boyu birer anne ve baba kalacaklarının bilincinde olmalı, bunun geri dönüşü olmayan bir karar olduğunun farkına varmalıdır. Ancak bunun ciddiyetine varan bir kadın bu tip endişelerin ön plana geçmesine izin vermez. Eğer ki çocuk sahibi olmaya çalışılan dönemde ve sonrasında uygulaması gereken beslenme düzenine dair soru işaretleri varsa, sigarayı bırakmak zor geliyorsa belki de bunlar anne adayının gerçekte ne kadar hazır olduğunu sorgulaması gerektiğine dair işaretlerdir. Böylesine ciddi bir karar alabilmiş, ömür boyu bir insanın sorumluluğunu almaya hazır birisinin bu tip konularda ikileme düşmüyor olması gerekir.

Eşiniz de hazır mı?
Hamileliğin çift hazır olduğunda yaşanması, sadece anne-baba adayları için değil, çocuk için de önemlidir. Hazır olmadan sahip olunan bir bebek ebeveynlerin hayatını zorlaştıracağı gibi çocuk için de kolay olmayacaktır. İşte bu nedenle, ne zaman ki herkes bu kararı böylesine bir bilinçle vermeye başlayacak o zaman hem anne babalar daha mutlu olacaklar, hem de daha mutlu yetiştirilmiş bir nesil ortaya çıkacak.

Siz de lütfen bu yönde bir karar alır almaz bir uzmana danışın. Hem kendi hem de bebeğinizin sağlığı için nasıl beslenmeniz gerektiğini öğrenin. Kontrolsüz kilo alımının doğum sonrası sebep olacağı psikolojik etkileri ve bunların bebeğinize nasıl yansıyacağını da unutmayın. Doğum sonrası kalan kilolar birçok kadını mutsuz etmekte ve kadınlar ister istemez mutsuzluklarını hem bebeklerine hem de eşlerine yansıtmaktalar. Kendine güveni tam olan bir kadının daha iyi bir anne ve daha iyi bir eş olacağını unutmayın. Ama tabii ki bunu ilk olarak başkaları için değil, kendiniz için yapın!

Gebelikte kabızlıkAnne adaylarının pek çoğunun ortak sorunudur, kabızlık. Gebelikte oluşan hormonal değişiklikler, genişleyen uterusa (rahim) uyum sağlayabilmenizi kolaylaştırmak için kaslarınızı gevşetir. Bu gevşeme de bağırsak hareketlerinizin yavaşlamasına neden olarak kabızlığa yol açar. Kabızlıktan dolayı oluşan rahatsızlığınızı azaltabilmek için:
Posa içeriği yüksek besinler tüketebilirsiniz.
Su alımınızı artırabilirsiniz.
Kuru meyveleri belli miktarlarda tüketebilirsiniz.
Fiziksel aktivitelerinizi size uygun olacak şekilde ayarlayabilirsiniz.

Sabah bulantıları Anne adaylarının yüzde 50-90’ı, özellikle gebeliğin ilk aylarında sabah bulantısı sorunuyla karşı karşıya kalır. Bu bulantılar gün içinde de rahatsız edici boyutlarda kendini gösterebilir. Gebelik süresince yaşanabilen bu bulantılar psikolojik değildir. Hormonal değişikliklerin bu bulantılara sebep olduğu bilinmektedir.
Gebeyseniz, mide bulantılarından kurtulmak veya azaltmak için şu önlemleri deneyebilirsiniz:
Sabah yataktan kalkmadan önce, kraker veya sade kızarmış ekmek gibi nişastalı besinleri tüketin.
Yataktan yavaşça kalkmaya çalışın,
Midenizin boş kalmasını engellemek için gün içinde azar azar ve sık sık yiyin.
Yağ içeriği yüksek besinler yerine makarna, patates, kraker, pirinç, meyve ve sebze gibi kolay sindirilebilir karbonhidratları tercih edin.
Yemeklerinizi yavaş yiyin.
İçinde fazla baharat olan besinlerden, yemek kokularından veya mide bulantısına neden olabilecek diğer kokulardan kendinizi uzak tutun.
Günde iki kereden fazla kusma durumunuz varsa, mutlaka hekiminizle görüşün.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 395
favori
like
share