Türkçe vuruşarak çekilirken

Dünyanın en eski ve en güzel dillerinden birine sahibiz. Aynı zamanda lisan dili linguist bilimciler en mantıklı, en tutarlı ve en matematiksel dil diye de tanımlıyorlar. Çeşitli lehçe ve şivelerini yüz milyonun üzerinde insan konuşuyor. En beğenileni (İstanbul Şiveli) de biz, Türkiye'de konuşuyoruz, mu acaba?!
Gidiş o ki, yakında kullandığımız, Atamız'ın bize emaneti, Türkçe'den başka bir dil haline gelecek, örneğin mesela söz timsali, "Anglo-Türk" veya "Entel-Türk" olacak ve kim kime ne diyor anlaşılmayacak. Böylece, "Atam, Atam, sen kalk da ben yatam..." deyip, Ata'nın bir emanetine daha hıyanet etmiş olacağız. Ama ne gam!

Peki bu ihanetin bayraktarları kimler ? "Kültür Köpekleri"! Onlar kim? Onlar, genelde İngilizce eğitim almış, tercüme tembeli, kendi dilini bilmediği gibi, dilini hor gören, onu kullananla dalga geçen, "zaten bu kelimenin Türkçesi yok ki!" ciler. Bilgisayarından tıbbına, bankacısından sporcusuna, tekstilcisinden otelcisine, hatta devletin teşkilatına kadar kültür köpekleri her yerde Türkçe'ye her gün bir hançer daha saplamakta sakıncalı beis görmüyorlar.
Bakınız neler yapıyorlar Kültür Köpekleri:

Eskiden Türkçe adlandırılan cisim obje şeylerini, artık yabancı isimlerle değiştiriyorlar:

Eskiden "KARAYOLLARI BİNASI", "DOĞUBANK İŞ HANI" filan olurdu, şimdi "PLAZA"lar var! İspanyolca'da "Saray" demek. Yaptıklarımız ne kadar saray bilemiyorum, ama, "Han" ve "Bina"nın demode çağdışı olması biraz erken gibi..
Eskiden "BERBER"di, şimdi "KUAFÖR" veya "KUFFEUR" veya (daha iyi Fransızca bilenleri herhalde (!)) "COIFFEURE" oldular. Fransızca. Dolayısıyla daha "komplike"(!) "Komplike" ne mi demek ? Tam bilmiyorum ama iyi bir şey herhalde..sanki "dört başı mağmur" demek gibi yaaaaağni!
"BAKKAL"cıkların hepsi "MARKET" oldu (!) Anlam manası daha güçlü oluyor galiba..

Devlet kuruluşlarında bile dergi çıkartıyorlar: "SKY LIFE" (Türk Hava Yolları), "SEA LIFE" (Deniz Otobüsleri) veeee devletimin Şimendifer Demiryolları'nın "RAIL LIFE"si. "Cahil"ler için belirteyim "Sıkay Layf ", "Siğ Layf" ve "Reyıl Layf" okumanız lazım ki Kültür Köpekleri sizi alaya almasın. Haydi THY uluslararası nitelikte diyelim. Peki deniz otobüslerine ve demiryollarına dergi çıkartanlar ne akla hizmet Türk Yolcu'ya İngilizce başlıklı dergi tutuşturuyor, pek çıkaramadım!

Bazı yabancı isimleri ve ünvanları da, "adam gibi adam sınıfında" olabilmek için aynen İngilizce olduğu gibi yazmanız bekleniyor:

Sakın ha "İcra Kurulu Başkanı" veya "Başkan" gibi Anadolulu ünvan- titirleri kullanmayın. Onlar artık "CEO" yani "Çiğf Egzekütif Ofisır" oldular. O "CEO" da "Siğ İğ Oğ" okunur, yanılıp da "Ceo" demeyin ha! Ne biçim OTTÜ'lüsünüz siz ?!
Efes Pilsen'in "takım yöneticileri" önce "Koç" şimdi daha bi ilerleme kaydedip "Coach" oldular basınımıza göre. "Coach Oktay Mahmudi..." diye yazıyor gazete..

En önemlisi, şu en son sokuşturulan "MORGIÇ"ın ne mene bişey olduğunu bilmeseniz bile

"rehinli satış", "ipotekli satış" anlam manasıyla kullanıldığını bilin. Yazılışını da "MORTGAGE" diye avucunuza yazın. Neden İngilizce mi ? Yahu, siz hiç hayırlı bir şeyin Türkçe isimle sunuş takdim lansmanının yapıldığını gördünüz mü ?
Yabancı isimleri de aynen o dilde yazıldıkları gibi yazıp, bir de ne yapıp edip düzgün okumanızı beklerler:

"Corc Buş" yazarsanız olmaz: "George W Bush" yazacaksınız. Haydi bu adamın adı günde 1500 yerde böyle gözüküyor, ya "Szymkowiak"ı nasıl okuyacaksınız ?! Efendim? Lehçe (Polonya dili) bilmiyor musunuz? Öğreniiiin! Peki şu Fransız Yazarı "Jean Baudrillard" nasıl denecek? Demek Fransızcanız da zayıf ?! Müslümanların gadrine uğrayan Danimarka Başbakanı'nın göbek adı (İng: "middle name") "Fogh", "Fok" mu okunuyor acaba?! Amerikalı dostlarımız adamın bu adını nasıl okurlardır? (Bahse girerim bazıları: "Ciiiz, vat e faking neym!" demişlerdir (!)) Emin değilseniz, siz Danimarkaca da bilmiyorsunuz demektir. Eskiden kitaplarda, gazetelerde (pardon, "yazılı basın" veya "medya" demeliydim) "Şikago", "Vaşington", "futbol", "voleybol" yazılırdı. Filmin kahramanı "Çarli"ydi, "Charley" değil. 1958 basımı bir Redhavs (Redhouse) Lugatım var: İçinde "Amerikan Bord Neşriyat Dairesi" yazıyor (!) "American Board Publishing Center" değil..

Bütün bu yabancı dil titizlenmelerine karşın mukabil, Kültür Köpekleri bazı Türkçe kelimelerin anlamlarını bilmez:

"BİLHASSA" (Özellikle) ile "BİLAKİS" (tam tersine, aksine) farkını bilmediği için birini öbürünün yerine kullanan bir sürü "üst düzey yönetici" var:
"Fırın her sabah bilakis tam 7:00'de yakılacaktır...Fırından sıcak tencere ve kazanlar çekilirken bilakis eldiven kullanılacaktır...Fırıncı fırın kapağını kapatmadan içerde yanmamış odun kalmadığından bilakis emin olacaktır..." talimatını okuyan fırıncı acaba ne anlıyor?

Ortalıkta bir sürü "BAYAN MÜDÜR", "BAYAN MEMUR" kart bastırıp dolaşırken, Irak'ta "BAYAN ESİR"ler direnişçilerce serbest bırakılıyorsa, "Müdireler", "Memureler", "Esireler" kimlerdir? Yoksa bunlar daha düşük seviyeli olanları mıdır?

Polisimizin "TİCARİ TAKSİ"si de çok meşhurdur. Ben yıllarımı "özel taksi" ara***** geçirdim, hala bulamadım. Belki de farkını tam tefrik edemedim kavramsal konsept olarak...

Bu arada, Türkçenin temel yazım ilkeleri (imla kuralları) da, bilgisayar alışkanlığından olsa gerek, Kültür Köpeklerince es geçilir:

Türkiye'de üniversite mezunlarının en az yarısı, "dahi" anlamındaki "de" ve "da"ları, zamire bitişik yazar: "Bendede var o kitap", "Dalalımda çıkmayalım", "Kendimizide eleştirelim"ler harcı alemdir. Burada rekor "yada"dadır: "bilinen yada bilinmeyen", "kimlik yada üst kimlik", "görülen yada duyulan" diye yazarak rapor veren, talimat yayınlayan üst düzey yöneticileri, müdürler ya da CEO'lar ortalıkta ful doludur.

Soru sorarken, e postada soru ilgecini fiilden ayırıp ayırmamak hiç önemli değildir:

"gördünmü?", "oldumu?", "bildimi?", "kaldınmı?" diye yazılıverir! "Adaaaaam sen de! Kim uğraşacak o "ayrı yazma" ayrıntılı detay tafsilatıyla ?!"
Hanımlar! Beyler! Efendiler! Türkçeyi doğru konuşup yazarak kollayacak siz yeni jenerasyon nesillerisiniz! Benim işçime, benim köylüme, benim memuruma yabancı dillerle yozlaşmamış bir Türkçe belletiniz! Muhtaç olduğunuz kuvvet Türkçe Sözlükler'de, İmla Kılavuzları'nda ve damarlarınızdaki asil kanda mevcuttur. Benim damarlarımda Neskahve akmaktadır, ben uğraşamam! Yaaaağğneee!

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 442
favori
like
share