Toprak - mazi - şiirler - derin duygular - derin duygulu şiirler




Gel arkadaş, gel seninle az dertleşelim:

Okuyarak hayat denen koca kitabı

Gönüldeki yaraları biraz deşelim



Gömdüm kara topraklara melekten iyi,

Perilerden nazlı, güzel bir sevgiliyi

Derin derin sızlıyor gönlümde yaram,

Bana artık her saadet olmuştur haram



Beni sardı kefen gibi mazinin tülü,

Yere batsın bu toprakla bu korkunç mazi!

Orda çünkü sevgilimle sevgim gömülü…

Hey arkadaş sözünü bil, hem kendine gel,

Bahtiyarlıklara olmaz ölümler engel

Bir sevgili kızı senden aldıysa toprak

Bun a katlan, toprak için çünkü bu bir hak!



Hem yaratan, hem büyüten topraktır bizi,

Üzerinde işitiriz ilk ninnimizi;

Fışkırttığı serin sular bize can verir;

Ormanları gönlümüze heyecan verir



Hey arkadaş sende insaf duygusu yok mu?

Sana her şey veren, seni büyüten toprak

Senden bir tek kız aldıysa acaba çok mu?



Doğup ölmek… Millet için bunlar bir hızdır,

Toprak bizim beşiğimiz, mezarımızdır

Toprak bizim anamızdır… İnsan yasına

Kapılarak nasıl söver öz anasına?



Hakikat ne şu göklerin derinliğinde,

Ne suların şairane serinliğinde…

Aristonun mantığında zerresi yoktur,

Fisagorda, Eflâtunda nebzesi yoktur

Mefkûreler âleminde olunca kıtlık

Kafaların içerisinde başlar çıfıtlık:

Bir budala “zulüm yeter!” diye haykırır,

Bir it çıkar “proleter” diye haykırır!



Bir hayvanda hâkim olur cinsî heyecan,

Froyt denen yahudiye gider verir can…

Kimi kördür… Kendisine büyük gelir pek

Lenin denen o maskara vatansız köpek…



O ne felsefe ne de “din”in “hiç”inde,

O, toprağın asırlardan beri içinde…

Hakikati bulmak için onu eşmeli,

Yükselmekten bir şey çıkmaz, derinleşmeli…

Göğe doğru yükselenler bir gün yorulur,

Derinleşen hakikati toprakta bulur

Şu ne başı, ne de sonu olmıyan toprak

Gömdüğümüz vücutlardan gıda alarak

Bize hayat verir, bize tarih, mazi yaratır

Mazi köhne kitap değil, şanlı bir satır…



Mazi ırkın yarattığı çoksun bir seldir,

Mazi bizim alnımızı göğe yükseltir,

Geçmişlerin gecesinden ışık alırız…



Bir düşünsen mazideki olan işleri

Hâdisatın büyüklüğü seni şaşırtır

İstersen gel yadedelim o geçmişleri…



Kaynar elbet damarında halis Türk kanın,

Damarında çünkü kanı var “Atilâ”nın,

Avrupanın her ırkından toplanan ordu

Onu Galya ovasında zorla durdurdu



İradesi yenilmeden sinirle ete

Vatan için karısını bırakan “Mete”

Yasa için kardeşini öldüren “Çingiz”



Yeryüzünde bırakmadan küçücük bir iz

Geçip giden milyonlarca adsız kahraman,

Ki her biri bugün bize vermektedir şan,

Bu erlerin cisimleri toprakta kaldı,

Hangisini hangisinden üstün tutmalı?

Her birisi bu toprağın, bu ırkın malı…

“Tonyukuk”un gizlenmiştir dehâ kanında,

Bismark onun at uşağı olmaz yanında…



“Alp Arslan”la “Kılıç Arslan” şanlı bir fasıl

Avrupayı rezil eden “Yıldırım”… Nasıl?



Düşünsene ne biçim bir kahraman erdir

Ankarada Yıldırımı eriten “Demir”…



Bu kadar mı? Bu saydığım ancak bir kaçı!

“Katerin”le neler yaptı acaba “Baltacı”?

Anafarta cephesinde kim durdu en son?

İlk dayağı kimden yedi kuduz Napolyon?



Sevdiğin kız şu toprağa eğer girdiyse,

Sen toprağı eskisinden fazla benimse

Bil ki toprak ebediyen senin olmuştur



Bu dünyada bizim bir genç kızı sevmemiz

Filhakika gayet doğru, hem de çok temiz

Bir gayedir… Fakat bunun hududu dardır…

Sevgiliden sevgili bir mefkûre vardır

Biz kız solar, yahut senin tükenir aşkın,

İnsan kalmaz uzun zaman neşeli, taşkın…

Ya mefkûre? Ebediyet onunla birdir,

Kişioğlu müebbeden ona esirdir



En mukaddes iki “Var”a böyle söversen,

Toprak ejder, mazi kanlı bir gece dersen,

İleriye bakamazsın, gözün kamaşır

İstikbali kucağında bu mazi taşır…

Arkasında olmasaydı şanlı bir mazi

Bu milletten çıkar mıydı bir büyük “GAZİ”?

Kara toprak yine bizden gıda almasa

Kalır mıydı aramızda türe yasa?

Mazi bizim atamızdır, toprak anamız,

Biri bizi yetiştirir, biri verir hız

Bu toprağa nasıl dersin kara bir ölü

Ki bağrında bütün şanlı ecdat gömülü



Yabancılar bir gün yine akın ederse,

Ve zaferi kendisine yakın ederse,

Sevgilimi aldı diye bu kara toprak

Tarihin ün meydanında uzun kalarak

O toprağın uğruna sen can vermez misin?



Bu maziyle bu toprağa küfürden sakın,

Kendine gel, iradeni üstüne takıl!

Savaşları, türeleri, yasalarıyla

Zaferleri, bozgunları, tasalarıyla

Mazi ırkın yarattığı bir şaheserdir…



Hey arkadaş, sapıtmışın, doğru yola gir;

Hakkı neyse ver maziyle kara toprağın…

Onlar değil efsaneyle cansız bir yığın!



Bu ikisi ebediyen kutlanacaktır…

Ve bunları inkar eden, bil ki alçaktır…



Hüseyin Nihal Atsız

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 342
favori
like
share
gülfin Tarih: 14.09.2009 00:14
Çok güzeldi...sağol paylaşım için....
RoSe_SüM Tarih: 13.09.2009 16:43
harikaydı..
yüreğine sağlık..(: