TÜRK EDEBİYATI VE KÜTÜPHANELERİMİZ
Beyazıt Devlet Kütüphanesi'nin 125 yaşına bastığını, hafızıkütüb İsmail Sâib Sencer Efendi efsanesini, Bağlarbaşı'ında modern bir kütüphane olduğunu biliyor muydunuz?


Aylık Fikir ve Sanat Dergisi Türk Edebiyatı, Temmuz 2009 tarihli sayısında edebiyatseverleri kütüphanelerin deriliklerinde gizli bilgilerle buluşmaya çağırıyor.
Bu sayıdaki dosya konusunun “Kütüphane” olduğunu belirten derginin Genel Yayın Yönetmeni Beşir Ayvazoğlu, "bu konuyu mercek altına almamızın sebebi, geçen Haziran ayının 24’ünde, Türkiye’nin ilk millî kütüphanesi sayılan Beyazıt Devlet Kütüphanesi’nin, eski adıyla Kütüphane-i Umumî-i Osmanî’nin 125 yaşına girmiş olması" diyor.
Ayvazoğlu, konuyla alakalı olarak şu açıklamalarda bulunuyor. "Mehmet Yetik, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın nedense gereken önemi vermediği bu büyük kütüphanenin nasıl kurulup geliştiğini, günümüzdeki durumunu ve problemlerini anlattı. Aynı yazının içine gömülmüş daha kısa bir yazıda da Ankara’daki Millî Kütüphane’nin kuruluş macerasını okuyacaksınız.
Ben de efsanevî hafızıkütüb İsmail Sâib Sencer’i anlatmaya çalıştım. Kediseverliğiyle meşhur olan bu büyük allâme, adını “Kedili Kütüphane”ye çıkardığı Beyazıt Devlet Kütüphanesi’ni müsteşriklerin asla uğramadan geçmedikleri bir merkez hâline getirmişti.
Beyazıt Devlet Kütüphanesi’ni gündeme getirmişken diğer kütüphanelere de atf-ı nazar etmeyi uygun bulduk. M. Selim Gökçe, Kalkandelenli Sabri Efendi’nin yağmalanmaktan kurtardığı Yıldız Sarayı Kütüphanesi’yle günümüzde bir bakıma bu kütüphanenin yerine Silahhane binasında ikame edilen IRCICA Kütüphanesi’nden söz etti. Ahmet Şener’in yazısında da Türkiye Diyanet Vakfı tarafından kurulan ve İslâm Ansiklopedisi’nin hazırlanma sürecinde şekillenen İslâm Araştırmaları Merkezi (İSAM) kütüphanesinin macerasını okuyacaksınız. Bağlarbaşı’ndaki muhteşem binasında hizmet veren bu kütüphanenin her bakımdan Türkiye’nin en modern kütüphanesi olduğunu söyleyebilirim.
Geçirdiği ciddi restorasyondan sonra modern teknolojiyle donatılmış bir kütüphane olarak yeniden hizmete giren Millet Kütüphanesi’ni ihmal edemezdik. Ali Emîrî Efendi’nin yadigârı olan bu önemli kütüphanenin genç ve dinamik müdiresi Melek Gençboyacı’yla arkadaşımız Bahtiyar Aslan konuştu. Bu röportaj, M. Serhan Tayşi’nin hatırat kitabı hakkındaki değerlendirme yazısıyla birlikte okunmalıdır. Serhan Tayşi, Millet Kütüphanesi’nin Melek Hanım’dan önceki müdürüydü. İrfan Dağdelen de, yenileme çalışmaları dolayısıyla uzun süre kapalı tutulan Atatürk Kitaplığı’nı anlattı. Türkiye’nin en önemli kütüphanelerinden biri olan bu kitaplık, okuyucularına ve araştırmacılara artık yenilenmiş hâliyle ve modern teknolojik imkânlarla hizmet veriyor.
Dosyamız sadece kütüphanelerin değerlendirildiği yazılardan ibaret değil; kütüphane üzerine birkaç denemeye de yer verdik. Ömrü kütüphanelerde geçmiş bir hoca olan Prof. Dr. İnci Enginün, bizim için bazı hatıralarını ve izlenimlerini yazdı. Prof. Dr. İsmail Kara da bir risâlenin peşinde kütüphane kütüphane nasıl dolaştığını, sonra söz konusu risalenin beklemediği bir zamanda karşısına nasıl çıktığını hikâye etti. Ali Çolak ile Bahtiyar Aslan’ın lezzetli denemelerini de seveceksiniz. Az kalsın unutuyordum: Merhum Prof. Dr. Mehmet Kaplan’ın da Eskişehir’de kütüphaneyi nasıl keşfettiğini anlattığı bir yazısını iktibas ettik"

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 402
favori
like
share