7 Çok Geç Kampanyası - Okul Öncesi Eğitim Kampanyası - 7 Yaş Çok Geç - Okul Öncesi Eğitim - Okul Öncesi Eğitim Nedir - 7 Yaş Neden Geçtir - Kapmapanya - Okul Kampanyası - Eğitim Kampanyası

AÇEV, erken çocukluk dönemindeki eğitim konusunda bilinç oluşturmak, ülkemizdeki tüm çocukların kaliteli bir okul öncesi eğitim hizmetinden yararlanabilmesini sağlamak ve yetkililerin dikkatini bu konuya çekebilmek amacıyla 2005 yılından bu yana “7 Çok Geç!” Kampanyası’nı yürütüyor.



Gerekçe ve Amaçlar

Bu kampanyanın düzenlenmesindeki temel neden, kamuoyunda erken çocukluk eğitiminin öneminin yeterince fark edilmediğinin görülmesi ve sunulan hizmetlerin bu konuda yeterli yaygınlaşmayı sağlayamamış olmasıdır.

Çocuğun gelişiminde ve başarısında çok önemli olduğunu bildiğimiz erken çocukluk eğitiminde okullaşma oranları Türkiye’de gelişmiş ülkelerdekinden daha düşüktür. 4-6 yaş arasındaki çocukların yalnızca %33,4’ü, okul öncesi eğitimden yararlanabilmektedir. Ayrıca hizmetin genelde 4-6 yaş grubuna yönelik kurum merkezli olması ve bunların daha çok ülkenin gelişmiş bölgelerinde yer alması nedeniyle asıl ihtiyaç sahibi hedef kitleye ulaşılamamaktadır.

Bu yaşlardaki eğitim eksikliğinin sonradan giderilmesinin neredeyse imkansız olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu tablo gelişmiş ülkeler düzeyine yükselmeye çalışan bir ülke açısından hiç de iç açıcı değildir.

Oysa, AB üyesi ülkelerinde okul öncesi eğitime başlama yaşının 3’e kadar çekilmesi konusunda hazırlıklar yapılmaktadır. Çocuklar kendi yaş grupları içinde gelişim özelliklerine uygun olarak eğitim almakta ve aileler de bu konuda onları desteklemektedir. Ülkemizde ise, temel eğitim öncesinde hiç eğitim almadan, 7 yaşında okula başlayan çocuklar, bir yılı eğitime hazırlanmak için kaybetmekte, gelişmiş ülkelerdeki yaşıtlarından daha geride hayata başlamaktadırlar.

Bu nedenle, eğitime başlama yaşının 7’den öne çekilmesi toplumsal bir ihtiyaçtır ve bu konuda hem kamuoyunda bir hareket başlatmak hem de paydaşlar ile birlikte uygun politikalar geliştirmek suretiyle yetkililerin dikkatini bu konuya çekmek önemli görünmektedir.

“7 Çok Geç” Kampanyası’nın nihai hedefi; çocukların eğitime başlangıcının 7 yaşa bırakılmaması, bu alanda kaliteli eğitim yapan kurumların yaygınlaştırılmasıdır. Bu amaçla çeşitli kesimlerden destek oluşturulması, eğitim politikalarında köklü bir değişikliğin yolunun açılması ve sonuçta okul öncesi eğitimin en az bir yıl zorunlu hale gelmesi hedeflenmektedir.

2005 yılında kampanyanın başladığı dönemde ülkemizde 4-6 yaş arası çocuklarımızın %16’sı okul öncesi eğitimden faydalanırken, o günden bu yana %107 oranında bir artış ile bu yaş grubunda okullulaşma oranı 2008 yılında %33,4’e yükselmiştir. Bu gelişmeleri hem Vakfımızın yürüttüğü çalışmaların ve anne babaların bilinçlenmesinin hem de devletin bu konudaki çabalarının ortak sonucu olarak görüyoruz. Öte yandan, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından, 2009-2010 öğretim yılında 32 ilde zorunlu okul öncesi eğitim için pilot bir çalışma başlatılmaya karar verildiği açıklanmış bulunuyor.

2009 yılında da “7 Çok Geç” Kampanyası’nın hedeflerini yeniden hatırlatmak, yetkililerin dikkatini tekrar bu konuya çekmek ve ülkemizdeki tüm çocuklar için en azından bir yıl zorunlu, kaliteli bir okul öncesi eğitim için çalışmalara devam ediyoruz. Bu kapsamda da medya ve açık hava ilanlarıyla kamuoyunda farkındalık yaratmak, afişler, broşürler ve çeşitli etkinlikler yoluyla hedef kitleleri bilgilendirmek, paydaşlarımızla birlikte politika üretmek ve lobi faaliyetleri yoluyla yetkilileri etkilemek ve harekete geçirmek amacıyla faaliyetler gerçekleştirmektedir.

Kampanyanın Ortakları

Kampanyanın daha etkili bir şekilde yürümesi için AÇEV eğitim alanında faaliyet gösteren aşağıda sıralanan 6 STK ile ortaklık yapmıştır. Türkiye’de ilk kez 7 sivil toplum kuruluşunun kamuoyunda okul öncesi eğitim sorunlarına dikkat çekmek ve bu konuda farkındalık yaratmak üzere bir araya gelmesi, etkin toplumsal katılım ve sivil insiyatif adına başarılı bir örnek oluşturmuştur.

Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV)
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD)
Eğitim Reformu Girişimi (ERG)
Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV)
Türk Eğitim Vakfı (TEV)
Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV)
Vehbi Koç Vakfı (VKV)

7 Çok Geç Web Sitesi

Kampanyanın ilk döneminde, anne ve babalardan, okul öncesi eğitim alanında çalışan eğitimcilerden ve konuyla ilgili pek çok kişiden çeşitli sorular ve öneriler alınmıştır. Tüm bu sorular ve öneriler değerlendirilmiş, bu talepler doğrultusunda şekillendirilen bir web sitesi hazırlanmıştır. Erken çocukluk dönemi ile ilgili tüm sorulara cevap vermek, ailelerin, ve eğitimcilere zengin içerikli bir kaynak sunmak üzere [url]www.7cokgec.org[/url] sitesi hazırlanmıştır. “7 Çok Geç” Kampanyası’nın önemli bir iletişim ayağı olan bu site erken çocukluk eğitiminin önemini ve faydasını anlatmasının yanı sıra, ebeveynleri, eğitimcileri ve her yaş kesiminden insanı bu konuda bilinçlendirmek, bilgilendirmek ve desteklemek amacıyla hazırlanmıştır. Aileler, eğitimciler, uzmanlar ve öğrenciler için güvenilir, geniş kapsamlı bir bilgi ve eğitim kaynağı olarak planlanmıştır. Çocuğun doğumundan 6 yaşına kadar olan 0-72 ay süresince sosyo-duygusal, zihinsel, bedensel ve dil alanlarındaki gelişiminin takip edilebildiği bölümlerin anne-babalar için önemli bir destek olması hedeflenmiştir. Türkiye’de ilk kez hem anne-babaları hem de bu alanda uzman eğitimcileri ortak bir alanda buluşturarak onları çocukların hayatındaki önemli işlevleri konusunda bilgilendirmektedir. Uzun vadede bir uzaktan eğitim modeli olarak planlanan site, internete ulaşabilen kesim için iyi bir kaynak oluşturmaktadır.

Sitede ailelerden ve uzmanlardan gelen sorulardan biri her hafta site üzerinden cevaplanmakta ve diğer kullanıcılarla paylaşılmaktadır. Ayrıca “Anne Bebek Dergisi” ile işbirliği yapılarak her ay dergide yer alınmaktadır. Bu işbirliği doğrultusunda ayrılan sayfada siteden seçilen başlıklar kapsamında AÇEV uzmanları tarafından hazırlanan bilgiler annelerle paylaşılmaktadır. Bunun yanı sıra, çocuk doktoru, diyetisyen, diş hekimi, psikolojik danışman gibi konusunda uzman kişilerden oluşan bir grupla sitede “uzman bölümü” oluşturularak belirli periyodlarda farklı konularda yazılara yer verilmektedir.

Kampanyanın yeni dönem çalışmalarına destek oluşturmak için "Görüş Panosu" ve "İmza Kampanyası" bölümleri eklenerek kamuoyundan destek almayı hedefleyen bir platform oluşturuldu. 2009 yılı tanıtım ve iletişim çalışmalarında kullanılan ilan ve spotlara erişim imkanı sağlandı ve sizlerden gelen/gelebilecek soruları kapsayan "Sık Sorulan Sorular" bölümü oluşturuldu.

Kampanya Etkinlikleri

Araştırmalar ve Raporlar
İletişim Çalışmaları
Toplumsal ve Ekonomik Kalkınma İçin Erken Çocukluk Eğitimi Konferansı
Çizgi Film Projesi
Beslenme Projesi
Renklerle Oynayalım Projesi
“Anne Baba Olmak...” Projesi
T-shirt Projesi
Sanatçı Günseli Kato'nun Özel Sergileri
S.O.S İstanbul Projesi
Carte d’Or Açık Hava Konserleri
Şenlikler ve Etkinlikler




Eğitimciler İçin

Okul öncesi devrede çocuğun yaşadığı deneyimler, tecrübeler, etkileşim içinde bulunduğu kişiler ve ortamlar, onun gelişimi ve büyümesi için belirleyicidir. Bu yaşlar onun en hızlı geliştiği, büyüdüğü ve çevresinden en çok etkilendiği dönemdir. Bu alanda çalışan bir eğitimci olarak, onlara bu imkanları sağlamadaki önemli rolünüz ve sorumluluğunuzda size destek olmak için, burada farklı bilgi ve kaynaklar sunuyoruz.



Anne Babalar İçin

Sevinç, gurur, mutluluk, endişe, korku... Anne baba olmanın beraberinde getirdikleri. Bu duyguların kaynağı çocuklarınızı en iyi şekilde büyütmek, yetiştirmek isteğinizdir. 0-6 yaş arasındaki dönem, onun en hızlı geliştiği, büyüdüğü ve çevresinden çok etkilendiği dönemdir. Hamilelik sürecinden başlayarak, çocuğunuzun ilk 6 yılında onun gelişimini desteklemeniz için farklı konularda bilgi, öneri ve fikir sunarak size yardımcı olmak ve sorularınıza cevap bulabilmek istiyoruz.



Erken Çocukluk Eğitimi

Erken çocukluk adı verilen 0-6 yaş arası dönem, çocuğun en hızlı geliştiği, büyüdüğü ve çevresiyle etkileşimden en çok etkilendiği dönemdir. Erken çocukluk dönemindeki deneyimler beynin gelişimi için belirleyicidir. Çocuğun bu dönemde yeterli beslenmesi ve gelişimini destekleyen bir ortamda bulunması gerekmektedir. Erken Çocukluk Eğitimi, insan gelişiminin en önemli devresinde bu imkanı sağlamaktadır...

İmza Kampanyası

‘7 Çok Geç’ Kampanyası Devam Ediyor!

Ülkemizdeki tüm çocuklar için kaliteli ve
bir yıl zorunlu okul öncesi eğitim istiyorum



Resimin Üzerine Tıklarsanız Sizde Kampanyaya Destek Verebilirsiniz..

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 2159
favori
like
share
KaRaKıZ Tarih: 14.06.2010 19:09
emeğne sağlık ablacım
MiSS-FENER Tarih: 13.09.2009 16:49
Cinsiyet Eşitliğine Yönelik Çalışmaları

Avrupa Birliği’nin “Toplumsal Cinsiyetin Kalkınma Programları ile Bütünleştirilmesi” programı altında yürütülmekte olan "Eğitimde ve Toplumsal Katılımda Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanması Projesi" AÇEV’in koordinasyonunda Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği (KA-DER) ve Eğitim Reformu Girişimi (ERG) ortaklığıyla gerçekleştirilmiştir. 2005 yılı Ocak ayında başlayan ve 3,5 yıl süren proje Mardin, Şanlıurfa, Diyarbakır ve İstanbul illerinde uygulanmıştır.

Bu projede Türkiye’de kız çocuklarının ve kadınların eğitim hizmetlerine ulaşması ve toplumsal hayata katılımlarının önündeki engellerin tüm boyutlarıyla ele alınması ve ortadan kaldırılması hedeflenmiştir. Projenin üç farklı çalışma alanı vardır:

Eğitimde toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak için topluma yönelik çalışmalar
Okuma yazma bilmeyen kadınların toplumsal hayata katılımını artırmaya yönelik çalışmalar ve
Kız çocuklarının okullulaşmasına yönelik politikaların geliştirilmesi çalışmaları.
2005 yılından bu yana 4 ilde yürütülen saha çalışmaları sonucunda 592 kurs açılmış ve 10.428 kişiye okuma yazma eğitimi verilmiştir.


Çocuğum ve Ben Seminerleri

Eğitimde ve Toplumsal Katılımda Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanması Projesi kapsamında gerçekleştirilen “Çocuğum ve Ben Seminer”leriyle çocuklarını okula göndermeme veya okuldan alma riski olan anne- babalara ulaşılmaya çalışılmıştır. Bu seminerlerle okuyan ve gelişimi desteklenen çocuk ile okumayan ve gelişimi desteklenmeyen çocuk arasındaki hayat çizgisinin nasıl farklılaşabildiğinin üzerinde durulmakta ve örnekler verilmektedir. Özellikle kız çocuklarını ilköğretimin 3. veya 5. sınıfından almaya eğilimi olan ailelere ulaşılması hedeflenmiştir. Seminerlerde 0-6 yaş arasındaki gelişimin özellikleri ve bu gelişimin desteklenebileceği yollarla birlikte kızlar için eğitimin önemini vurgulayan bir kitapçık dağıtılmıştır. Ayrıca, ailelere burs gibi destekler için başvurabilecekleri kurumlar hakkında bilgi verilmiştir.

Seminerin içeriği iki kısımdan oluşmaktadır.

Çocuk Gelişimi ve Anne Babanın Rolü: Bu bölümde çocuğun doğumundan itibaren onun gelişimini etkileyen faktörler, çocuğun sosyal, duygusal, zihinsel ve fiziksel gelişiminin nasıl gerçekleştiği ve gelişim alanlarında anne-babaların çocuklarını nasıl destekleyeceği vurgulanmaktadır.
Eğitimin Önemi ve Cinsiyet Ayrımcılığı: Bu bölümde ise, okula gitmenin bireyin hayatındaki önemi, okula giden ve gitmeyen çocuğun gelişimindeki farklılıklar vurgulanmaktadır. Büyüme sürecinde kız ve erkek çocuklara yönelik farklı tutumlara ve bunların çocukların hayatındaki etkisine dikkat çekilmektedir.
Eylül 2005-Haziran 2007 tarihleri arasında proje kapsamında 61 Anne Baba Semineri düzenlenerek 2.400 kişiye ulaşılmıştır.


Türkiye’de İlköğretim Okullarında Okulu Terk ve İzlenmesi ile Önlenmesine Yönelik Politikalar

Eğitimde ve Toplumsal Katılımda Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanması Projesinde kız çocuklarının kaliteli bir ilköğretime erişimleri önündeki engelleri tüm boyutlarıyla ele almaya ve ortadan kaldırmaya yönelik olarak çalışmalar yürütülmüştür. “Türkiye’de İlköğretim Okullarında Okulu Terk ve İzlenmesi ile Önlenmesine Yönelik Politikalar" araştırması bu proje kapsamında gerçekleştirilmiş ve sorunun terk boyutunu ele almıştır.

Doç. Dr. Fatoş Gökşen, Yard. Doç. Dr. Zeynep Cemalcılar ve Dr. Can Fuat Gürlesel tarafından gerçekleştirilen bu araştırma nitel ve nicel bulguları ile sorunun arkasında yatan nedenleri irdelemekte ve sonuç bölümünde yer alan politika önerileri ile sorunun çözümüne katkı yapmayı amaçlamaktadır.


STK Kapasite Geliştirme

KA-DER, hedef kitlesi kadın olan sivil toplum kuruluşlarına toplumsal cinsiyet eğitimi seminerleri düzenleyerek toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmasını sürdürülebilir kılmak için sahada bire bir kadınlarla çalışan yerel sivil toplum kuruluşlarında konuyla ilgili farkındalık yaratmayı amaçlamıştır.


Toplumu Bilgilendirme Toplantıları

Toplumu Bilgilendirme Toplantıları ile kamu görevlilerine, Halk Eğitim Merkezi kursiyerlerine ve halktan katılımcılara kız çocuklarının eğitiminin desteklenmesinin önemi ile kadın haklarına dair bilgiler verilmektedir. Bugüne kadar proje illerinde gerçekleştirilen 40 toplantıda 1.850 kişiye ulaşılmıştır. Kamu görevlilerine yönelik toplantılarda kız çocuklarının eğitiminin önemine vurgu yapılmıştır. Halk Eğitim Merkezleri ve çok amaçlı toplum merkezlerindeki kursiyerlere yönelik çalışmalarda ise özellikle haklar ve hukuki konularda bilgi verilmiş, soruları yanıtlanmış, bir kısım kurs katılımcısıyla tiyatroya gidilmiştir.

Bu toplantılardan elde edilen izlenim, özellikle kadınların toplumdaki yerinin sorunlarla dolu olduğudur ve bu toplantılarla kadınlar kendi yaşadıkları olumsuzlukların normal olmadığını görmüşler, bu konuda yeni bir bakış açısı kazanmışlardır. Bu tür bilgi ve bilinç geliştirme çalışmalarının etkin olmasında, kadının eğitim hakkı dahil, diğer haklarının kullanımında yerel kadın kurumlarının varlığının ve uygulamaya yönelik çalışmalarının, çok önemli olduğu tekrar gözlemlenmiştir.


Basını Bilgilendirme Toplantıları

Kız çocuklarının eğitime erişimi ve tamamlaması söz konusu olduğunda, konunun en güçlü paydaşlarından biri de gazetecilerdir. Haberlerin seçimi, hazırlanma ve ifade biçimi toplumdaki cinsiyet eşitliğine bakışı hem yansıtmakta, hem de dönüştürme potansiyelini taşımaktadır. Bu nedenle gazetecilerin kız çocuklarının eğitimi konusunda bilgilenmeleri ve duyarlılıklarının artması büyük önem taşımaktadır. Proje faaliyetleri kapsamında gazetecilerle yapılacak iki ayrı faaliyet öngörülmüştür. İlk olarak Proje illerinden biri olan Diyarbakır’a bir gazeteci gezisi düzenlenmiştir. Ulusal basından beş gazeteci, Akşam Gazetesi’nden Sevim Gözay, Cumhuriyet Gazetesi’nden Figen Atalay, Radikal Gazetesi’nden Funda Özkan, Sabah Gazetesi’nden Fikret Eser ve Vatan Gazetesi’nden Tülay Şubatlı’nın katıldığı bu gezi ile gazeteciler, okuryazarlık kurslarını ziyaret ederek ve sivil izleme grubu üyeleriyle tanışarak Proje faaliyetleri hakkında ilk elden bilgi sahibi olmuşlardır. İkinci etkinlik ise yerel gazetecilere yönelik olarak düzenlenen bir seminerdir.
Diyarbakır’da gerçekleşen ve Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa illerinden medya mensuplarının katıldığı çalışmada medyada toplumsal cinsiyet konusu ele alınmıştır. Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hülya Uğur Tanrıöver ve Zarakol İletişim Şirketi Yöneticisi Necla Zarakol medyada toplumsal cinsiyet eşitliği konusunu tartışmaya açarak bu konudaki deneyimlerini katılımcılarla paylaşmıştır.


Türkiye’den ve Dünya’dan Örnekler

Eğitimde ve Toplumsal Katılımda Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanması Projesi kapsamında politikaları etkilemeye yönelik Kız Çocukların Erişiminde Türkiye’den ve Dünya’dan Örnekler Raporu oluşturulmuştur.
Eğitim Reformu Girişimi’nin 2003 yılından beri düzenlediği “Eğitimde İyi Örnekler Konferansları”nda biriktirilen deneyim ve bilgiden hareketle proje kapsamında hayata geçirilen ve her yıl düzenlenen konferansların üçüncüsünde kadınların toplumsal katılımını ve kız çocuklarının okullulaşmasını odak noktası olarak belirlemiş iyi örneklerden oluşmuştur. Yurtiçinden ve dışından toplanan bu örneklerle politikaları etkilemeye, yeni uygulamalara önderlik etmeye ve alanda çalışanlara yeni ufuklar yaratılması hedeflenmektedir.


Sivil İzleme Grupları

Eğitimde ve Toplumsal Katılımda Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanması Projesi kapsamında, her biri bir proje ilinde olmak üzere dört yerel ve bir ulusal sivil izleme grubu kurulmuştur. Yerel sivil izleme grupları, özellikle eğitim, kadın ve sosyal hizmetler alanında çalışan sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve bireysel olarak kız çocuklarının eğitimine duyarlı kişilerden oluşmuştur. Ulusal sivil izleme grubu ise, yerel sivil izleme grubu temsilcilerinin de içinde yer aldığı, eğitim ve kadın alanındaki STK temsilcileri ve konunun uzmanı olan akademisyenlerin katılımıyla ulusal düzeyde oluşturulmuş bir gruptur. Yerel ve ulusal sivil izleme grupları, üyelerinin bağlı olduğu sivil toplum kuruluşlarından ve proje yönetiminden özerk olarak, birbirleriyle ilişki içinde çalışmalarını yürütmüşlerdir.

Yerel Sivil İzleme Grupları
Yerel sivil izleme grupları, kendi illerinde eğitim alanında ortaya çıkan cinsiyet eşitsizliklerini belirlemek; bu eşitsizliklerin ortadan kaldırılması için öneriler geliştirmek ve bunları illerinin yöneticileri ile paylaşarak uygulanmalarını sağlamak; olumlu ve olumsuz uygulamaları sürekli izleyerek, olumlu uygulamaların yaygınlaştırılması, olumsuz uygulamaların önlenmesi için araçlar geliştirmek ve bütün bu süreçte kamuoyunun duyarlılığını artırmak amacıyla faaliyetlerde bulunmuşlardır. Sivil izleme grupları çalışmalarının ilk yılında, kendi illerinde kız çocuklarının eğitimi konusundaki sorunları ve engelleri belirleyip, bazısı il yönetimlerine bazısı merkezi yönetime sorumluluk yükleyen çözüm önerilerini geliştirerek, raporlaştırmıştır. Bu raporlar “Bin Yıl Hedefleri ve Eğitimde Cinsiyet Eşitliği - Sivil İzleme Grupları 2005 Yılı Raporu” adı altında basılmıştır. 2006 yılının ikinci yarısından itibaren yerel sivil izleme grupları, raporlarında yer alan saptamaların duyurulması, önerilerin paylaşılması ve uygulamaya yönelik işbirlikleri oluşturulmasını içeren savunu faaliyetlerini gerçekleştirmiştir. Savunu faaliyetlerinin temel amacı, kamu ve sivil toplum kuruluşları arasında iletişim ve işbirliğinin artırılarak kız çocuklarının nitelikli bir ilköğretime erişimini ve ilköğretimi tamamlamalarını sağlamak için ortak çözümler üretilmesine yardımcı olmaktır. Sivil izleme grupları, valilik, kaymakamlık, belediye başkanlığı ve İl Milli Eğitim Müdürlükleri düzeyinde pek çok kamu görevlisi ve sivil toplum kuruluşu temsilcisinin katıldığı savunu toplantıları düzenlemenin yanı sıra çok sayıda bire bir görüşme ve ziyaretlerde bulunarak görüşlerini paylaşma ve tartışma olanağı yaratmıştır. Bu süreçte yerel basınla olan ilişkiler de geliştirilmiş, toplantılara davet edilen yerel basın mensuplarının haberleri aracılığıyla konuya kamuoyunun da dikkati çekilmiştir. Sivil izleme grupları 2007 yılında da savunu faaliyetlerini sürdürmüşlerdir. Faaliyetler her ilin kendi önceliklerine göre çeşitlenmiş, sivil izleme grupları illerinde ortaya çıkan gereksinimlere uygun somut öneriler geliştirip uygulanması için çalışmışlardır. Özellikle 22 Temmuz 2007 tarihli Genel Seçim sürecinde çalışmalarını yoğunlaştıran sivil izleme grupları, illerinin milletvekili adaylarıyla görüşmeler yapmış, basın açıklamaları yaparak milletvekili adaylarından beklentilerini dile getirmiş ve radyo-televizyon programlarına katılarak kamuoyunu bilgilendirmiştir. Sivil izleme grupları seçimlerden sonra da milletvekilleriyle ilişkilerini sürdürerek konuya olan duyarlılıklarını canlı tutmakta ve TBMM tarafından eğitimde cinsiyet eşitliğinin sağlanması için gerekli önlemlerin alınması konusunda ısrarcı olmaktadırlar. Projenin uygulandığı bu üç yıllık sürede planlı ve etkin çalışmalar yapan sivil izleme gruplarının Proje sona erdikten sonra da faaliyetlerini sürdürebilmeleri amacıyla çabalar harcanmaktadır. Türkiye’de eğitim alanında bu tip bir örgütlenmenin ilk örneği olan sivil izleme grupları iki örgütlenme uzmanı tarafından incelenmiştir. Güher Erbil ve Aygen Yenigün tarafından yapılan inceleme çalışması ile sivil izleme grubu örgütlenmesinin olumlu ve olumsuz yönleri ortaya konarak, bir model olarak değerlendirilmesini yapmış ve rapor hazırlamışlardır.

Ulusal Sivil İzleme Grubu
Kuruluş amacı yerel sivil izleme gruplarının çalışmalarına kuramsal bir zemin hazırlamak ve gruplar arasında iletişim ve işbirliğini artırmak olan Ulusal İzleme Grubu, Sivil İzleme Grupları 2005 Yılı Raporu’nun oluşturulması aşamasında bu görevini yerine getirmiştir. Ulusal İzleme Grubu Projenin ikinci yılında, Türkiye’de kız çocuklarının okullulaşması alanındaki kazanımları değerlendirmek ve durum tespiti yapmak amacıyla şimdiye kadar yürütülen kampanya ve girişimleri incelemiştir. Kız çocuklarının okullulaşması amacıyla yapılan bütün bu çalışmalara ve kazanımlara karşın sorunun ciddi boyutlarda devam ediyor oluşu, üstelik kamuoyunun soruna ve yürütülen çalışmalara ilgisinin azalma eğilimine girmesi, Ulusal Sivil İzleme Grubunu o tarihe kadar yaptığından farklı bir faaliyette bulunma zorunluluğuna itmiş ve Grup 2006 Eylül ayından itibaren kız çocuklarının nitelikli bir ilköğretime erişimi ve tamamlaması konusunun, hükümetin eğitim alanındaki birincil önceliği olmasına yönelik çalışmalar yapmayı hedefleyen bir Sivil Girişim oluşturma sürecine girmiştir. Başka bir ifadeyle, Sivil Girişim daha kalıcı ve sürdürülebilir çözümlere ulaşmak için siyasal irade üzerinde olumlu etki yapmaya yönelik çalışmalar yürütmek amacıyla ortaya çıkmıştır. Dokuz aylık bir çalışmanın sonunda “Eğitimde Eşitlik, Kızlara Öncelik” başlıklı Bildirge’yi tamamlayan “Kız Çocuklarının Eğitimi için Sivil Girişim” içinde 14 sivil toplum kuruluşunun temsilcileri ve bireysel olarak katılan akademisyenlerle eğitimciler yer almıştır. Sivil Girişim, tıpkı yerel sivil izleme grupları gibi genel seçim sürecinden yararlanmaya çalışmış, Bildirge’nin savunu çalışmalarına bu dönemde başlamıştır. Bildirge tüm siyasal parti başkanlarına gönderilerek siyasal partilerin eğitimde toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması için üstlendikleri sorumluluk hatırlatılmıştır 2007 yılının Ekim ayı içinde ise, Proje illerinin milletvekilleri, meclis komisyon başkanları, siyasal parti grup başkan vekilleri ve ilgili bürokratların aralarında bulunduğu kişilere ziyaretler yapan Sivil Girişim temsilcileri, kız çocuklarının eğitimi konusunda duyarlılığın artması ve Bildirge’de yer alan önerilerin hayata geçirilmesi için ilgililerin katkı ve desteklerini talep etmiştir.

Ülkemizin önde gelen sivil toplum kuruluşlarının ve akademisyenlerinin desteklediği, başta kız çocukları olmak üzere tüm çocukların nitelikli bir ilköğretime erişimlerinin sağlanması için oluşan sivil girişim AÇEV, ERG ve KA-DER işbirliğinde yürütülen “Toplumsal Cinsiyet Projesi” çerçevesinde “Eğitimde Eşitlik Kızlara Öncelik” bildirgesini kaleme almıştır.
MiSS-FENER Tarih: 13.09.2009 16:46
Lobi Faaliyetleri

“7 Çok Geç” Kampanyası kapsamında yürütülen medya faaliyetlerinin, tanıtıcı ve bilgilendirici çeşitli aktivitelerin yanı sıra kampanya ortağı ERG tarafından okul öncesi eğitime ilişkin araştırmaları ve bu konuda hazırlanmış uluslararası makaleleri temel alan bir politika raporu hazırlanmıştır. Bu rapor okul öncesi eğitimin önemini ve yararlarını bilimsel olarak anlatmakta ve yaygınlaştırma önerileri sunmaktadır.


Gazete İlanları
Seçim öncesi dönemde, okul öncesi eğitimin zorunlu hale getirilmesi konusundaki politika önerimizi siyasi parti yetkililerine, bağımsız adaylara ve kamuoyuna iletmek amacıyla, güç ortağımız olan diğer 6 STK’nın logolarının da yer aldığı bir gazete ilanı hazırlanmış ve çeşitli ulusal gazetelerde yayınlatılmıştır. Buradaki temel hedefler; seçimler öncesinde bu konuyu siyasilere tekrar hatırlatmak, gündemlerine almalarını sağlamak, kamuoyunu bu konuda uyarmak olmuştur. İlanlar konuyla ilgili hazırlanan duyuruya temel teşkil etmiş, medya mensuplarının ve kamuoyunun ilgisini çekmiştir.


Basın ve Siyasilere Yönelik Duyurular
Bu çalışmaya bağlı olarak, ilanda yer alan çağrıyı geniş bir biçimde ele alan bir duyuru metni hazırlanmış ve politika raporu eşliğinde medya mensuplarına ve siyasi parti yetkilileri ile bağımsız adaylara tüm güç ortaklarımızın da imzaları ile gönderilmiştir. Bu konunun medyanın gündeminde yer almasını sağlamak amacıyla Vakfın hem Yönetim Kurulu hem de İletişim Birimi düzeyinde girişimlerde bulunulmuştur. Ankara’da basın temsilcileri ziyaret edilerek destek istenmiştir.

Seçim sonrası hükümet programında okul öncesi eğitime verilecek önem ve bu konuda yapılacak çalışmalar ön sıralarda yer almış, eğitimin 5 yaş itibariyle zorunlu olmasına (okul öncesinde bir yıl ana sınıfı) ilişkin yasa tasarısı ile ilgili hazırlıklar ve bakanlık kararı ile 2009-2010 yılında 32 ilde pilot uygulamaların hayata geçirilmesi gündeme gelmiştir.

Bu tür çalışmaların faydasını ifade etmek açısından; Kampanyanın başladığı dönemde ülkemizde 4-6 yaş arası çocuklarımızın %16’sı okul öncesi eğitimden faydalanırken, o günden bu yana %107 oranında bir artış ile bu yaş grubunda okullulaşma oranı 2008-2009 eğitim yılı sonunda %33,4’e yükseldiğini belirtmek gerekmektedir.
MiSS-FENER Tarih: 13.09.2009 16:45
[url]http://www.main-board.com/cocukca/267418-okul-oncesi-egitim-programi.html[/url]

[url]http://www.main-board.com/cocukca/267421-okul-oncesi-veli-cocuk-egitim-programi.html[/url]

[url]http://www.main-board.com/cocukca/267428-anne-cocuk-egitim-programi.html[/url]

[url]http://www.main-board.com/guncel-sorunlar-ve-hayat/267430-kadin-destek-ve-okuma-yazma-egitimleri.html[/url]

[url]http://www.main-board.com/cocukca/258646-anaokullarinda-gerekli-ders-araclari.html[/url]

[url]http://www.main-board.com/cocukca/258601-ideal-bir-anaokulu-egitimi-nasil-olur.html[/url]

[url]http://www.main-board.com/cocukca/258330-okul-oncesi-ogrencileri-tanima-teknikleri-ve-programi.html[/url]

[url]http://www.main-board.com/cocukca/258325-okul-oncesi-egitim-sisteminde-kresler.html[/url]

[url]http://www.main-board.com/cocukca/258047-anaokullarinda-kullanilan-arac-ve-gerec-listesi.html[/url]

[url]http://www.main-board.com/cocukca/258026-okul-oncesi-egitim-sisteminde-anaokullari-onemi.html[/url]