Buse'nin Göz Yaşları 14 - Derin Duygular - Ayhan Sarıkaya - Duygu Seli - Yaşam Hikayeleri - Öykü

Buse'nin girişimleriyle Belediye'nin de katkısıyla babalarının cenazeleri,kimsesizler mezarlığına götürülmekten vaz geçirilerek mahalle mezarlığına defnedildi.O gece evde ölünün ardından gerekli dini vecibeler yerine getirildi;mahalleli eve dolup taşarak Raziye ailesinin yasına ortak oldular.Kısa da olsa cenazenin ardından adet yerini bulsun diye ağıt yaptılar,cenaze evine tepsilerle yiyecek taşıdılar.

Mahalleli,her ne kadar Raziye'nin yasına ortak olmayı düşünmüş olsalar da onların aklı fikri;beş ayı geçkindir görmedikleri Buse'yle hasret gidermekti.Buse,beş ay öncesi kendi evinden koparıldığı gibi mahalle sakinleri arasından da koparılıp uzaklaştırılmıştı.Mahalle sakinleri de birden bire Buse'nin gelin gitmesinden bir şey anlayamamış,hiç bir anlam çıkaramamışlardı.

Kına gecesinde her ne kadar Buse'nin ellerine kına yakıp söyledikleri manilerle O'nu ağlatmış olsalar da içerisinde saklamaya başaramadığı gizli bir sevinç yerine;mahzun görünümlü prensesin gözlerindeki yeis okunuyordu.O gece sadece anlamsızca ağlıyor, acı dolu duygularıyla yanıp kavruluyordu...

O zaman, mahalleli çok geçmeden erken gelen,şatafatsız sadece kına gecesiyle yetinilen zorla "gelin" yapmanın içeriğini öğrendiklerinde,babalarına öfkelenmekten başka yapacak bir şeyleri olmadığını çaresizce kabullenmişlerdi.Şimdi ise olan olmuş,giden gitmişti...

Mahzun gelin Buse,eski mekanına gelmiş,mahalle sakinleriyle hasret gideriyordu.Sanki bir cenaze evindeki yası paylaşma değil de Buse'yle hasret gidermek için toplanılmıştı adeta...

Buse,babasının cenazesi için kocası Ahmet efendiden bir hafta izin koparmış, O da şaşırmıştı bu işe...Nasıl olduğunu kendisi de anlayamamıştı.Aniden sert çıkışınca Ahmet efendinin adeta dili tutulmuş,ne diyeceğine karar veremeyip,Buse'nin söylediklerini emir olarak kabul ederek bu emri; yerine getirmekle acele bile davranmıştı.Gönderirken, izin "bir hafta" diye anlaşılmıştı...

Kardeşleri;Emine,Gül,Şengül ve Songül, babalarının öldüğüne üzülmekten çok ablalarının eve gelmiş olmasıyla kuşlar gibiydiler,sevinçten uçuyorlardı adeta... Beş aydır hasretiyle yanıp kavruluyorlardı...Songül,eskisi gibi yine ablasının kucağında yerini almış, O'na nazlanmaya başlamıştı bile...O'nun sevgi ve şefkatine sığındı.Şengül,Gül ve Emine de ablalarının yanından bir dakika olsun ayrılmadılar.Adeta canlarına can kattılar...

Buse,kardeşi Emine'nin Sivas Öğretmen Okulu sınavını kazanmış olmasına çok sevinmişti.

"-Afferin sana.Bana verdiğin sözü yerine getirmiş oldun.Hem kendini kurtarmış,hem de kardeşlerine ekol olmuş oldun..Çalışmanın,azimli olmanın karşılığını aldın böylece..."

Emine ise,

"-Abla,aslında ben seni kendime hedef seçmiştim.Senin gibi ayaklarımın üzerinde durmayı her zaman kafamda yer ediyordum.Ne yazık ki senin zamansız bir şekilde içimizden koparılıp,karısı ölmüş bir adama satılmış olman ile her şey berbat olmuştu."

"-Boş ver şimdi bunları Emine!..Benim acıklı hikayemi boş ver!..Önemli olan bundan sonrası için sizlerin yaşantısının iyi olması..."

"-Abla ya,bazen düşünüyorum da bizleri,maddi yönden zor günler bekliyor iyi mi?Bu yıl ben de Sivas' a gidecem .Sonra kardeşlerimin okul masrafları var.Onlara nasıl bir çözüm bulabiliriz ha?.."

Emine olsun, ablası Buse olsun genç kızlıklarını yaşayamadan geçim derdinin içerisinde debelenip duruyorlardı.Emine'nin gelecek kaygısı taşımakla haklı endişeler içerisindeydi.Yarınlarına ait belirsizlik stres yapıyordu adeta...

Buse,kardeşlerinin geleceği hakkında en ufak detayına kadar yorum yapıp, çözüm yolları aramayı Işıklı köyünden ayrıldığında kafasına koymaya başlamıştı bile..Yasal yollardan ne yapabilirim diye düşünmüş,kocası Ahmet efendinin en ufak yardım etme teklifi düşüncesini bile ağzına almaya fırsat vermemişti...Ne olur,ne olmaz;bunu ilerde koz olarak kullanabilirdi...

Buse,Emine ile birlikte gitmeyi düşünürken, birden karar değiştirip diğer kardeşleri ile birlikte Valilik binasının merdivenlerinden yukarıya tırmandı.Hiç yoktan Vali beyin yanına gitmekte nerden gelmişti aklına.Sağlık Koleji birinci sınıfına kadar okumuş olmasına rağmen ,bütün resmi protokolü biliyordu.Bu ailevi çıkmazdan kurtulmak için devlet babanın en yetkili kişisinin yanına gidecek, gerekirse ağlayıp sızlayacak ve devletin güvenli kollarına bir vatandaş olarak sığınacaktı.Bunu okul yıllarında öğrenmiş, kulağında böyle kalmıştı...Devlet,sahipsiz vatandaşını kurda kuşa yem etmezdi...

Sekreterine Vali bey'le görüşmek istediğinde; Sekreter,içerde önemli bir misafir olduğunu,on dakika beklemeleri gerektiğini söyledi.Çocuklar,böyle yerlere ilk kez geldikleri için etrafa şaşkınlıkla bakıyorlardı...

On dakika sonra hepsi de Vali Bey'in karşısındaydılar.

Buse,

"-Efendim,benim sizlere anlatmak istediğim ailevi sorunlarımız var.Müsaade derseniz,isteklerimi,beklentilerimi ve gelecekle ilgili korkularımı anlatmak istiyorum..."

Vali bey,çocukların dış görünüşlerinden vaziyetlerinin hiç de iç açıcı olmayacağını hemen anlamıştı.Karşısındaki koltuklara oturtup rahat olmalarını işaret etti.

İlk defa devletin resmi bir kademesinde önemli bir yetkili ile görüşüyordu.Biraz heyecanlanmışlar sonradan Vali bey'in sıcak ilgisi karşısında evlerindeymiş gibi hissetmeye başladılar kendilerini...

Buse,kendi özgeçmişindeki dramatik durumlardan da bahsetti.Sonra "kendisinin ki her neyse,önemli olan kardeşlerinin gelecekteki istikballeriydi söz konusu olan"diye önemle belirtti...Bunlar da tek tek anlattı.

Vali bey,can kulağı ile dinledi,zaman zaman anlatılanların karşısında duygulanıp gözleri doldu.Kendisine göre kısa notlar aldı.

"-Çocuklar,bundan sonra sizler hiç korkmayın.Sizi hiç kimse satamaz ve sokaklara atamaz.Bugünden itibaren devletin şefkatli kolları arasında güvencedesiniz...Durumlarınızı gerekli yerlere bildirip, hemen yarın gereken ilginin gösterilmesi için çalışacağım...Tamam mı çocuklar.Artık bundan sonra hep gülecek,acı göz yaşlarını bir daha akıtmayacaksınız..."

Vali bey,başta Sosyal Yardımlaşma Kurumunu,sonra Fak-Fuk fonundan gerekli yardımın yapılması için ve Belediye'den de okul bursu ve diğer yardım kurumlarından da akmasa da kandile yağ damlar hesabıyla yardım talebinde bulundu...

Buse ve kardeşleri,çok mutluydular.Sevinçlerinden havalara uçuyorlardı adeta...Artık sıkıntılı günler geride kaldı diye mutluluk içerisindeydiler...




Ayhan Sarıkaya

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 312
favori
like
share