Benim bir hayalim var - Elif Şafak

Benim bir hayalim var. Düşünmeye kıyamadığım, yazmaya korktuğum bir hayal. Toplumsal bir barış için kişisel hikayelerden yola çıkan bir hayal... Düşünün, doğum yılınız 1900'lerin başları olsaydı mesela, neler neler görmüş olurdunuz 100 sene içinde bu memlekette. Ne çok cinayet işlenmiş bu topraklarda, ne çok acı yaşanmış. Bu cinayetlerin önemli bir kısmı siyasi. Ne çok politikacı, sendikacı, gazeteci hedef alınmış, ne çok insan, düşüncelerinden ötürü hedef yapılmış. Farklı etnik ya da dini veya ideolojik kökenden insanlar arasında ne çok nefret tohumu atılmış, ne kıyımlar yaşanmış.
Bu ülke 1970'leri de yaşamış. Her acıdan sonra unutulmuş yaşananlar ya da unutulur gibi yapılmış. Hep -mış gibi yapılmış. Aslında bir türlü geçmişin izleriyle tam olarak yüzleşmeden, affetmeyi de hatırlamayı da bilmeden, sadece günü ya da anı kurtararak ilerlemiş demokrasimiz. Merak ediyorum seneler seneler sonra, öyle bir uzlaşma ve hoşgörü ortamı olsa, bu katiller ya da adam yaralayanlar hapisten çıktıklarında, kurbanlarının yakınları ile bir araya gelseler. Suçlular masanın bir yanına otursa, onların yaraladıkları ya da yok ettikleri insanların yakınları da öbür tarafa. Böyle karşı karşıya otursalar, birbirlerinin gözlerinin içine baksalar. Konuşmadan, konuşamadan bir müddet öylece kalakalsalar. Sonra, onların tam ortasına, maneviyatı güçlü, sözü dinlenen, herkesin sevdiği ve saydığı biri otursa. Mesela bir din adamı. Ya da rütbesiz, payesiz, som ve saf bir tasavvuf erbabı, gönül insanı. Ya da bir şair olsa bu kişi. Çünkü şairler de yürek insanı. Otursa bu kişi hapisten yeni çıkan suçlu ile mağdurun arasında. Onun kuracağı köprünün üzerinden aşsa her iki tarafın kelimeleri. Konuşsalar.
Katiller özür dileseler kurbanlarının yakınlarından, merhamet ve af dileseler. Seneler sonra katiller anlayabilseler nasıl kullanıldıklarını, şiddete kışkırtıldıklarını. Anlatsalar. Zaman içinde anladıkları hidayeti paylaşsalar. Başkaları da katil olmasın diye, başka gençler de kandırılmasın, kanmasın diye kendi tecrübelerini anlatsalar. Ve en önemlisi kurbanlarının yakınlarından özür dileseler. Kurbanların yakınları ya da kimi durumlarda mağdurların kendileri de bütün bunları dinleyip yüreklerindeki acıyı açığa çıkarabilseler. Doya doya gözyaşı döküp, en nihayetinde affedebilseler. Benim bir hayalim var. Düşünmeye kıyamadığım, yazmaya korktuğum bir hayal. Toplumsal bir barış için kişisel hikayelerden yola çıkan bir hayal...
İtiraf etmeliyim ki bu hayali gerçekleştiren toplumlar var. BBC Televizyonu, din adamı Tutu'nun başını çektiği böyle bir program yapmakta. Başta İRA sorunu olmak üzere, daha pek çok siyasi ve toplumsal yaradan kalma konuları, tamamen insanî düzeyde ele alıyor. Seneler seneler sonra eski teröristlerle onların mahvettikleri insanların yakınlarını bir araya getiriyor. Hapisten çıkan eski mahkumlar iki gözü iki çeşme pişmanlıklarını dile getiriyor. Berikiler ise acılarını haykırıyor. Af diliyor suçlular, sabıkalılar, affediyor onları mağdurların yakınları, yürekleri yana yana, ağlaya ağlaya; ama samimiyetle affediyorlar. Böyle bir program, böyle bir uzlaşma kültürü bizde olsa keşke. Bizde de olabilse... Benim bir hayalim var....

Elif Şafak

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 326
favori
like
share