Hazırlayan: Uzm. Dr. S. Hilmi ÖZKIRIŞ
İç Hastalıkları Uzmanı

Birçok kişinin derdine tercüman olan bir okuyucumuz, şişmanlığın başına musallat ettiği yüksek tansiyondan kurtulmakta kararlı: “Spor yapsam ve yediğime içtiğime dikkat etsem ilaç kullanmaktan kurtulabilir miyim?..”



nüfusumuzun 3’te 1’ini oluşturan tansiyon hastaları için etraflıca ele aldık... Şu bilinmelidir ki; başlıca sebebi kilolarımız olan yüksek tansiyon (kalbin kanı damarlara şiddetli basması) bir kere size uğradıktan sonra hayat boyu artık sizinledir! Geçici bir hastalık değildir. Onun için bazı hastalarımızın yaptığı gibi “nasıl olsa herhangi bir şikayetim yok, başım ağrımıyor, başım dönmüyor “ diyerek tedavi ve uzman hekim kontrolleri asla aksatılmamalı. Aksi takdirde bir de bakılmış ki; kalp büyümüş, göz içine kanamalar olmuş, böbrek albümin kaçırmaya başlamış, ama o zaman da iş işten geçmiş olur. Aslında sıkıcı gibi gözüken tansiyonun ilacı çok basit: Tuzu, yağı, kiloları bırak; spora, seb-zeye ve düzenli yaşamaya sarıl!

TUZU BIRAKAN, KURTULUYOR!
Tansiyon hastaları tuzu mutlaka kısıtlamalı! Özellikle hazır gıdalara koruyucu amaçlı sodyum ilave edildiğinden, bunlardan kaçınmalı. Günde 1.5 gram tuzu geçmeyin! Beslenme yoluyla alınan tuzu azaltmak, kalp ve damar hastalıklarına bağlı ölümleri oldukça düşürür. Çünkü fazla tuzlu beslenme ile hipertansiyon arasında yakın ilişki vardır. Kan basıncını düşürmek kalp-damar sağlığına faydalı olduğundan, tuzu azaltmak da tansiyonu düşürerek genel vücut sağlığına faydalı yönde katkıda bulunur.
Özellikle fazla kilolu erkeklerde tuza bağlı sağlık riskleri her yönüyle artar. Onun için kilolularda; tansiyon sınırda veya yüksekse ilaca hemen başlanmaz. Önce ciddi tuzu ve katı yağları azaltılmış adeta yok edilmiş perhiz, düzenli ve devamlı egzersiz ile ideal kiloya inilmesine rağmen tansiyon 120/70’e indirilememişse; tetkiklere göre uygun tansiyon ilacına başlanır. Hemen ilaca başlanacak seviyede tansiyonu yüksek olanlar ise, tuzsuz diyet ve egzersizle ideal kilolarına indiklerinde; tansiyon ilaçları hekim kontrolü ve takibi altında kesilebilir veya ilaç dozları yarıya indirilebilir.
Burada ilaca muhtaç yaşamamak için iş size düşüyor. Maalesef Türk halkının hiç ciddiye almadığı fakat kendisini en çok tahrip edip, ömrünü kısaltan çok önemli iki hastalık yüksek tansiyon ve şeker hastalığıdır. Bunların da temel ve başlangıç tedavisi, ciddi perhiz ve egzersizdir. Sadece ilaç tedavisi ile tansiyon normale inebilir ama oluşturduğu damar sertliğinin önüne geçilemez. Bu da Allah korusun felce ve kalp krizine zemin hazırlar.


TANSİYON HASTASINA ORUÇ TAVSİYELERİ
Ramazanın son virajına girdik diye sakın sahura kalkmamazlık etmeyin. Besinleri iftar ve sahura paylaştırın. Sebze ve meyveyi bol bol tüketin. Kırmızı et yerine balığı tercih edin, kuru baklagilleri unutmayın, yumurtayı azaltın, tereyağını ise sofranızdan kaldırın!



bayrama 1 hafta kaldı. Tabii bu mide bayramı olmasın! Dolayısıyla artık yavaş yavaş oruç sonrasını da hesaba katın. Kilo vermek istiyorsanız, son bir haftayı şu şekilde geçirmenizi tavsiye ederim:
>> Günlük alacağınız kaloriyi iftar ve sahur arasında paylaştırın.
>> Sebze ve meyve gibi düşük kalorili besinlere ağırlık verin.
>> Hareketsiz kalınmamalı, iftardan sonra kılınan teravih namazı da yürüyüş yerine geçer.
>> Mutlaka sahura kalkılmalı, bu şekilde hem aç kalınan süre azalır hem de metabolizmamız daha az yavaşlamış olur.
>> Kolesterolümüz yüksekse kırmızı et mümkün olduğu kadar kısıtlanmalı, tereyağı ise hiç kullanılmamalı, yumurta ise en fazla haftada 2 defa yenmeli, mutlaka haftada en az 2 defa fırında suda buğulama tarzı balık ve kuru baklagiller yenilmeli.
>> Oruç tutarken vücut uzun süre susuz kaldığından, iftar ve sahur arasında bol su içilmeli. Su içmek, bağırsak ve böbreklerin çalışmasını hızlandırır, ancak yemek esnasında su içmek, sindirim sistemini etkileyerek sindirimin süresini uzatır.



Ülserlilere kısa bir hatırlatma
Ülser rahatsızlığını tetikleyen, uzun aralıklarla ve aşırı yemek yeme sıkıntısının en çok tekrarlandığı zaman dilimlerinden biri Ramazan ayıdır. Bu sebeple oruç tutanlar,iftarda ve sahurda uzun süre aç kalmaya bağlı artan ve daha çok psikolojik olan aşırı gıda alımı arzusundan kaçınmalı. Sağlıklı insanlarda bile iftarda normalin üzerinde miktar yoğun besini sindirmekte zorlanan mide, bir de hızlı ve fazla miktarda yendiğinde alarm durumuna geçer.

NELER REFLÜYE YOL AÇAR?
Bu sebeple yenen gıdalar, yaklaşık 15- 20 dakikalık aralıklarla, zamana yayarak tüketilmelidir.
Kızartmalar, yağlı yiyecekler, tuzlu, salamura gıdalar, şeker, katı yağ, tereyağı gibi hayvani yağlar ve hazır-donmuş besinlerden bu ay müddetince uzak durulmaya çalışılmalı. Bu tür yiyeceklerin tüketimi, Ramazan sonunda reflü, gastrit gibi mide-barsak sistemi hastalıklarına ve şişmanlığa sebep olur.(türkiye)

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1089
favori
like
share