Serhend’de Mecûsîler de vardı. Bir Mecûsî büyücülük yapıyor, etrafına pek çok kişiyi topluyordu. Mecûsî, hem ateşe tapıyordu. Ateşin içine giriyor, insanlara ateşin yakmadığını gösteriyordu. Kendisini izleyenleri çok etkiliyordu. Kimilerini de ateşin üzerinde yürütüyor, seyredenlerin inançlarını altüst ediyordu. Bu durum, halk arasında çok yayıldı. Söylentiler çoğaldı. İnsanların gönül dünyası ve inanç esasları karıştı. Derken, müminler arasında büyük bir fitne baş gösterdi.

Serhend’de Mecûsîler de vardı. Bir Mecûsî büyücülük yapıyor, etrafına pek çok kişiyi topluyordu. Mecûsî, hem ateşe tapıyordu. Ateşin içine giriyor, insanlara ateşin yakmadığını gösteriyordu. Kendisini izleyenleri çok etkiliyordu. Kimilerini de ateşin üzerinde yürütüyor, seyredenlerin inançlarını altüst ediyordu. Bu durum, halk arasında çok yayıldı. Söylentiler çoğaldı. İnsanların gönül dünyası ve inanç esasları karıştı. Derken, müminler arasında büyük bir fitne baş gösterdi.

Bunun üzerine Muhammed Ma‘sûm hazretleri dervişlerine büyük bir ateş yakmalarını söyledi. Daha sonra şöyle dedi:
“Ben bu ateşin içine gireceğim. Allah’ı zikredeceğim. Mecûsî’ye de söyleyin gelsin. İşin gerçeğini Allah gösterecektir.”
Belirlenen günde halk toplandı. Muhammed Ma‘sûm hazretleri ateşin içine girdi. Ateş onu yakmadı. Tıpkı Hz. İbrahim aleyhisselâma serin geldiği gibi...
Ateş yeri güllerle, yeşilliklerle örülü bir gülistan oluverdi. Mecûsî ise tapmakta olduğu ateşin bir müslümanı da yakmadığını görünce dehşete düştü. Böylece insanlar üzerindeki tesiri kırıldı. Yenik düştü ve çekip gitti.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 306
favori
like
share
KaRaKıZ Tarih: 15.09.2009 15:58
teşekkürler canım benim:3: