Ramazanın son aşrini, yâni son on gününü yaşamaktayız. Bu zaman biliyorsunuz i’tikâf zamanı… Aman i’tikâfa girmek için durumu müsait olanlar, i’tikâfa girsinler, bu sevabı kaçırmasınlar! Durumu müsait olanlar bir kaç gün gecikmeyle bile olsa, bir kaç günlüğüne bile olsa i’tikâfa girebilirler. Hiç olmazsa i’tikâfın feyzini zevkini görmüş olurlar. Tavsiye ederim. Onların da i’tikâfa girecek durumları varsa katılsınlar. Nasıl olsa geçti diye işi bırakmasınlar.

Ramazanın son on gününü Peygamber SAS; “Müslüman kulların, mü’min kulların, Ramazana hürmet eden, Ramazanda gayret eden kulların cehennemden azad olma zamanı.” diye tarif ediyor. Yâni cehennemlik olacak suçları olduğu halde Ramazan bereketiyle affolup, cehenneme düşmekten kurtulup, Allah tarafından bağışlanıp, cehennemden azad olacakları zaman…

Onun için bu son on günde, gayreti daha da arttırmak lâzım! Bütün müslüman kardeşlerimizin, bütün dinleyicilerimin daha çok bir gayrete gelmesi lâzım!.. Biliyorsunuz yarışın da sonuna doğru, yarışçılar gayretlerini daha da arttırırlar. Birinci olmak için bütün kuvvetlerini, güçlerini ortaya dökerler, iyice hızlanırlar. Siz de öyle yapın; Ramazan bitmek üzere, azaldı diye gayretlerinizi arttırın!..

Bu ayda yapılan iyiliklerin, ibadetlerin hayırların mükâfatı çok büyük olduğu için, mümkünse zekâtlarınızı bu ayda vermeye çalışın! Çünkü bu ay çıktıktan sonra verseniz alacağınız sevaptan, bu ayda verdiğiniz zaman alacağınız sevap, hadis-i şeriflere göre yetmiş kat daha fazla… Hayrât ü hasenâtınızı, ibadet ve taatinizi iyice arttırın! Çünkü bu ayda bereket var, her şey kat kat fazla veriliyor.

Bir de bayram günü müslümanların vacib olan fitreleri vardır. Fakirlere fitre sadakasını vermesi gerekiyor. Onu da önceden verebilirler. Çünkü tam bayram namazı telâşı içinde, asıl fakiri bulup da gönlünün huzuru ile, tamam buna vereyim diye verecek insan bulmakta güçlük çekilebilir. Onu da bir kaç gün önceden vermenizi hatırlatmak istiyorum.

Önümüzdeki cumaya kadarki haftayı şöyle göz önüne getirecek olursak, sevgili dinleyiciler, bu hafta içinde üç önemli zaman var, gün ve gece var:

Birisi Kadir gecesi olarak değerlendireceğimiz, ibadet edeceğimiz gece..

İkincisi bayramın arefesi akşamı, yâni ertesi gün bayram olacak gece…

Bu da sevabı çok fazla olan gecelerden birisidir. Peygamber Efendimiz beş gün sayıyor. Bir yıl içinde ihya edilmesi çok sevaplı olan beş günden birisi, bayram gecesi… Onun için onu da unutmayalım. Artık ramazan bitti, ertesi gün bayram, teravih de yok diye insanlar gaflete düşebilirler ve o geceyi ihya etmeyebilirler. Bir önceki gecede terâvih var, sahur var kalkıyor. O gün teravih de yok, sahur da yok diye uyuyup kalmasınlar. Gafletle vakit geçirmesinler. Bayram gecesini, yâni arefeyi bayrama bağlayan geceyi güzel değerlendirsinler diye de onu hatırlatmak istiyorum. Önemli bir şey…

Tabii bir de bayram günü var. Müslümanlar için iki büyük bayram var. Birisi oruçtan sonra Ramazanın bayramı, birisi de kurbanın bayramı, o iki ay on gün sonra olacak. Bugünlerde bizde bir taraftan Kadir gecesi, bayram yaklaşıyor diye biraz sevinç var. Ama bir taraftan da Ramazan gidiyor diye, bir mahzunluk insanın içine çöküyor.

Onbir ayın sultanı, sevapların bu kadar çok olduğu ay, bizim halimizi bir hayli değiştirmişti. Ne güzel oruç tutuyorduk, teravihlere camiye gidiyorduk, cemaate devam ediyorduk. Ne güzel Kur’an-ı Kerim’i çok okuyorduk. Sabah kalkıyorduk, teheccüd namazı kılıyorduk. Sabah namazlarını camide kılıyorduk… Ondan ayrılmanın tabii biraz da burukluğu var.

Allah-u Teàlâ Hazretleri nice nice Ramazanlara sıhhat afiyetle ulaştırsın. Sıhhat afiyetle Ramazanları ihyâ etmeyi nasib eylesin…

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 543
favori
like
share