Dini hayatımızda çok önemli bir yeri olan, orucuyla, namazıyla, zekat ve sadakasıyla ibadet ve rahmet ayı Ramazan-ı Şerifin son günlerini idrak ediyoruz. Bu mübarek ayda, gücümüz yettiğince oruçlarımızı tutmaya, dini görevlerimizi yerine getirmeye çalıştık. Fakirleri gözetmeye ve düşkünlere yardım elimizi uzatmaya gayret ettik. Bol bol Kur'an okuduk ve dinledik. Ramazanda sabrı, paylaşmayı ve başkalarını da düşünmeyi öğrendik. Eş dost ve akrabalarımızla iftar sofralarında buluşarak birlik ve beraberlik tabloları oluşturduk. Camilerimiz cemaatle kılınan namazlarla ayrı bir canlılık kazandı. Kubbelerimizde, tekbirler, dualar ve Kur'an tilavetleri yankılandı. Fert ve toplum olarak elde ettiğimiz bu güzellik ve kazanımları, hayatımızın her anını kuşatacak şekilde devam ettirmeliyiz. Böylece toplumumuz, huzur toplumu haline gelecektir.

Ramazan ayında kazandığımız güzel hasletlerin ve yerine getirmeye çalıştığımız ibadetlerin Ramazandan sonra da devam ettirilmesi önemlidir. Esasen mü’min, hayatının tüm safhalarında Allah’a karşı tam bir teslimiyet içinde ve istikamet üzerinde olmalıdır.

Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır: “Rabbimiz Allah’tır deyip, sonra da dosdoğru yaşayanlara melekler gelerek: ‘Korkmayın, üzülmeyin, size vaat edilen cennetle sevinin. Biz, dünyada da ahirette de size dostuz. Esirgeyip bağışlayan Allah’ın ikramı olarak cennette canınızın çektiği ve dilediği her şey sizindir’ derler.”(1) O halde Rabbimize olan kulluğumuzun sadece Ramazan ayına mahsus olmaması gerekir. Çünkü ibadet, Allah’ın kullar üzerindeki hakkıdır. Ve ibadette asıl olan Peygamber Efendimizin işaret ettiği gibi az da olsa devamlı olmaktır.(2)

Hicr suresi 99. ayetindeki “Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et”(3) emrine uygun olarak, hayatımız boyunca sayısız nimetlerle bizlere ihsanda bulunan Cenab-ı Allah'a karşı kulluk görevlerimizi yerine getirelim. İbadet, sadaka, güzel davranışlar ve tövbe ile arındırdığımız gönüllerimizi tekrar günahlarla kirletmeyelim. Unutmayalım ki Ramazan ayında yaptığımız ibadetleri ve edindiğimiz güzellikleri devam ettirmemiz, onların makbul olduğunun bir göstergesi olacaktır.

(1) Fussilet, 41/30-32.

(2) Buhârî, Îmân 32,

(3) Hicr, 99

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 821
favori
like
share