hadislerle islami bilgiler
Resulullah (sav) şöyle buyurdu:

İbnu Ömer (ra) anlatıyor: "(Bir gün) Resulullah aleyhissalatu vesselam yanımıza gelip şöyle buyurdular:

"Ey Muhacirler!

Beş şey vardır, onlarla imtihan olacağınız zaman (artık cemiyette hiçbir hayır kalmamıştır Onların siz hayatta iken zuhurundan Allah'a sığınırım (Bu beş şey şunlardır)

1- Zina: bir millette zina ortaya çıkarsa ve aleni işlenecek bir hale gelirse, mutlaka o millette taun hastalığı yaygınlaşır ve onlardan önce gelip geçmiş milletlerde görülmeyen hastalıklar yayılır

2- Ölçü-tartıda hile: Ölçü-tartıyı eksik yapan her millet mutlaka kıtlık, geçim sıkıntısı ve sultanın zulmüne uğrar

3- Zekât vermemek: Hangi millet mallarının zekâtını vermezse mutlaka gökten yağmur kesilir Hayvanlar da olmasaydı tek damla yağmur düşmezdi

4- Ahdin bozulması: Hangi millet Allah ve Resulünün ahdini (Kitap ve Sünnete bağlılığı) bozarsa, Allahu Teala hazretleri o millete, kendilerinden olmayan bir düşmanı musallat eder ve ellerindekilerin/servetlerin bir kısmını onlar alır

5- Kitabullahla hükmetmeyi terk: Hangi milletin imamları Kitabullahla ameli terk ederek Allah'ın indirdiği hükümlerden işlerine gelenleri seçerlerse, Allah onları kendi aralarında savaştırır (Sünen-i İbn-i Mace, Kitabü-l Fiten, bab: 22, zevaid2de şöyle denmiştir: Bu, (senedinin sağlıklı olması bakımından) amel edilmeye müsaid bir hadistir Ayrıca birçok hadis otoritesi bu hadisi sahih saymışlardır)

Resulullah (sav) ashabını öyle bir günden sakındırıyor ki; Ben sizlerin o şeyler (dönemin)e erişmenizden Allah'a sığınırım" buyurmaktadır Belki burada/gelen ifade doğrultusunda sakındırmak kelimesi zayıf kalır Sakındırmaktan öte o günde yaşamaktan Allah'a sığınma vardır Allah'a sığınırım ifadesi ancak işin önemini vurgulamak için söylenir Harama el uzatmaktan Allah'a sığınırım, Cehennemin azabından Allah'a sığınırım, İmansız ölmekten Allah'a sığınırım ifadeleri gibi Onlara (sahabeye) dikkat çekici başlangıç ifadesi dahi işin ehemmiyetini ortaya koyar mahiyettedir Vurgu ağırdır Hatta başka hadisler ayrı ayrı zamanlarda söylenmiş olsada mahiyet açısından bu vurguyu destekler niteliktedir Ebu Hureyre (ra)dan: (Allah Rasulü (sav) buyurdu):

"Nefsim kudret elinde olana yemin ederim ki, kişi bir kabre uğrayıp üzerine abanarak; "Keşke bu kabrin içinde ben olsaydım' demedikçe kıyamet kopmaz Halbuki bu sözü ona söyleten din değil, bela olacaktır" (Malik, Buhari ve Müslim Büyük hadis külliyatı c 5 s 360)


Ebu Hüreyre (ra)'dan rivayet edildiğine göre Resulullah (sav) Efendimiz bir Hadis-i şerif'lerinde şöyle buyurmuşlardır:

"Eğer ümeranız/idarecileriniz sizin hayırlı olanlarınızdan iseler, zenginleriniz sehavetli cömert kimseler ise, işlerinizi aranızda istişare ile hallediyorsanız; bu durumda yerin üstü altından hayırlıdır Yok, eğer ümeranız şerlilerinizden, zenginleriniz cimri ve işleriniz kadınların elinde ise; yerin altı üstünden (yani ölmek yaşamaktan) daha hayırlıdır" (Tirmizi: 2267)

Bu hadisler ve daha birçok hadisi bir araya getirdiğimizde ortak noktası harama düşmekten sakındırma vardır

Sahabe (Allah onlardan razı olsun) o günlere/fitnelere ulaşmaktan imtina ettiler ve şiddetle sakındılar Hatta öyle ki; zamanlarının o günlere kapı aralamasından dahi korkar vaziyette hayatlarını yaşadılar Hz Ömer (Ra) bu konuda önemli örneklerden bir tanesidir Hz Ömer (ra) fitne konusunda sorunca Huzeyfe (bin el-Yemen) (ra)'dan şöyle demiştir:

"…Ey Müminlerin Emiri! O fitne ile senin ne ilişiğin var? Şüphesiz seninle o fitne arasında kilitli bir kapı vardır, dedi Ömer (ra):

O kapı kırılacak mı, yoksa açılacak mı? diye cevap verdi Huzeyfe (ra):

Hayır, kırılacak, diye cevap verdi

Ömer (ra): Kırılan kapı açılan kapıya nazaran hiç kilitlenemez, dedi" (Sünen-i İbn-i Mace)

Evet, hadis günümüzü anlatıyor ve bizlerde o şanlı Resulün ümmeti olarak bu günlerde yaşıyoruz Yani sahabenin böylesi bir günden imtina ettiği, fitnelerle dolu bir dönemi yaşıyoruz Sahabelerin yaşadığı döneminde zuhur etmeyen hadisteki olaylar maalesef bulunduğumuz dönemlerde zuhur etmiştir 'Zuhur etmeyen' derken şunu unutmamak lazım; bu hadiseler her dönem ortaya çıkma yapısına sahiptir Ancak onu bastıracak, ona zemin vermeyecek güç bulunduğu müddetçe ortaya çıkması mümkün değildir Sakındırma ise İman edenleri koruma amaçlıdır Bundan dolayı doğrudan Müslümanları ilgilendirmektedir Yalnız şunu unutmamak gerekir; yeryüzünü fesattan koruma işi Müslümanların vazifeleri arasındadır

Burada olayın ehemmiyetini elden bırakmadan, hadisi şerifi önümüze alarak Müslümanlar olarak muhasebemizi yapmak zorundayız Sakındırılan, o gün için hakkımızda iki seçenek vardır;

- Ya bütün bunlara razı olup sorumsuzca yaşamak,

- Ya da bu ortamdan kurtulmak için meseleyi ölüm-kalım noktasına taşımaktır Çünkü durum ölüm-kalım meselesidir ve de o derece vahimdir Bu hem bizim için, hem ahiretimiz için hem de bütün insanlık için önemlidir



Öncekilerin kaçtıkları zillet maalesef bizleri yakalamıştır Bu zillete yakalanmamak için ölenler İslam ümmeti idi Yani bizlerin ataları Pislikler içerisinde yaşayansa maalesef günümüz Müslümanları

Bu ortam bizlerin/İslam ümmetinin ortamı olamaz, bu pislikler içerisinde tayip/temiz olan duramaz Kendilerini temize çıkaracak ortamı hazırlamak için hayatlarını ortaya koymaktan kaçınamaz Allah temiz ortam ister, temiz ortamsa temiz, ihlaslı mümin ister:

"… ırzlarını da korumalarını söyle Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır…" (Nur 30)

"… sizi temiz besinlerle rızıklandıran Allah'tır…" (Mü'min 64)

"Kötü kadınlar kötü erkeklere, kötü erkekler ise kötü kadınlara; temiz kadınlar temiz erkeklere, temiz erkekler de temiz kadınlara yaraşır" (Nur 26)

"…Temiz olan şeylerden yeyin; güzel işler yapın…" (Mü'mınun 51)

"… Bana hiçbir şeyi eş tutma; tavaf edenler, ayakta ibadet edenler, rükû ve secdeye varanlar için evimi temiz tut" (Hac 26)

"… işte o Peygamber onlara iyiliği emreder, onları kötülükten meneder, onlara temiz şeyleri helal, pis şeyleri haram kılar; (Araf 157)
Evet, Allah her şeyde temizi isterken Allah'a iman ettiğini söyleyen bir Müslüman nasıl olur da necisler/pislikler içerisinde yaşamayı kabul edebilir, pislikler içerisinde ömrünü tamamlamayı kendisine layık görebilir? Allah ve Resulünün razı olmadığı bu ortamdan kurtulmak için hala neyi bekliyoruz?


De ki: Pis ve kötü ile temiz ve iyi bir değildir; pis ve kötünün çokluğu tuhafına gitse (yahut hoşuna gitse) de (bu böyledir) Öyleyse ey akıl sahipleri! Allah'tan korkunuz ki kurtuluşa eresiniz (Maide 100)

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 414
favori
like
share
legend1408 Tarih: 22.09.2009 17:19
Bilgilendirdiğin için sağol