Çocuklar için bayram, harçlık alıp serbestçe dolaşacakları ve istedikleri kadar harcayacakları bir şekle dönüşmemeli. Bayramı evinizde yapacağınız değişikliklerle hissettirebilirsiniz. Ayrıca bayramı bayram yapan büyüklerin ellerinin öpülmesi, komşu ve yakınlar


Her ne kadar yetişkinler için bayram, Ramazan ayı ile vedalaşma ve yapılan ibadet ve taatlerin semerelerini görecek olmanın hayali ile bir sevinç günü olsa da, çocuklar için bayramın anlamı çok daha farklıdır.

Yedi yaşına kadar olan çocuklar henüz ahlaki gelişim, dini hissetme ve anlama noktasında yetersiz oldukları için bayram onlar açısından `özel bir gün` ve `güzel olması gereken bir gündür`. Bunun haricinde çok da deruni anlamlar taşımaz bayramlar yedi yaşından küçük çocuklar için. Özel bir günün güzel olması için çocuk anne-babasının gözüne bakar ve bekler... `Hani bugün bayramdı, peki şimdi ne yapacağız?` beklentisi ile anne-babanın peşini bırakmaz.

Yedi yaşından büyük çocuklar için ise durum biraz daha farklıdır. Onlar yetişkin olma ve `efendi` olma yaşının içinde bulundukları için bayramı mistik ve sembolik olarak da yaşamayı tercih ederler. Dini değerleri `görmek` ve `göstermek` isterler. Örneğin bayram namazına gitmek onlar için bulunmaz bir fırsata dönüşebilir. Ya da büyüklerin ellerini öpmek ve onlarla bayramlaşmak çok derin hisler yükleyebilir bu yaştaki çocukların ruhuna.

Hayatı yeni yeni fark eden, çevresini adım adım geliştiren ön ergenlik dönemindeki çocuklar bayramı, o güne kadar aile içinde aldıkları eğitim ve terbiye doğrultusunda iki şekilde görürler. Bunlardan biri, bayram gezmek ve eğlence için oluşmuş bir gündür. Böylesi düşünen bir çocuğun ailesinden beklentisi `harçlık` ve `rahat bırakılma isteği`dir. Bu çocuklar için `gezip tozmak` bayramın en güzel yanıdır. Ön ergenliğin ikinci grubundaki çocuklar ise eğer ailesinde o güne kadar bayramın tasavvufi anlamı ile ve mistik öğelerle anlamlandırmışlarsa, bayram onlar için `kendilerini yetişkin olarak görecekleri`, hatta kendinden küçük çocuklara -neredeyse- el öptürüp harçlık verecekleri çizgide değerli bir gündür. Bu anlayıştaki çocuklar daha çok ailesi ve akrabaları ile olmak, bayramı daha derin hissetmek için birlikte olmayı tercih ederler.

Çocuk ruhuyla yaşadığımız

bayramları özlüyoruz

Anne-baba, bayramın tüm unsurlarını çocuk için düşünmeli ve `bayramı çocuğuna yaşatmaya çalışırken kendisi de bayramı çocukça yaşamalıdır`. Zira, bir yetişkinin, `yetişkinlik saltanatı` içinde bayramı yaşaması oldukça zordur. Çünkü bayram, çocuk ruhunda daha güzel anlam kazanır. Bundan dolayıdır ki yetişkinler, `nerede o eski bayramlar` demektedirler. Aslında bayram her zaman aynı bayramdır, ancak değişen şey o bayramı algılayacak ruhun değişmiş olmasıdır. Aileler, çocuklarına hazırlayacakları bayram zemininde kendileri de farklı bir bayram neşesi tadabilirler. Bu açıdan evinize gelecek çocuklara şeker yerine küçük oyuncaklar, maskotlar hediye edebilirsiniz. Ayrıca evinizi her zamankinden farklı süsleyebilir, evlatlarınıza sürpriz hediyeler verebilirsiniz.



Adem Güneş- Uzman Pedagog

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 309
favori
like
share