İlk Aşklar Unutulmaz Öyküsü - Derin Duygular - Ayhan Sarıkaya - Duygu Seli - Yaşam Hikayeleri - Öykü

İçimde özlemini çektiğim bir tutkuydu,o sihirli kelime.Çocukluk ve ilk gençlik yıllarımda kendi içsel dünyama hapis olduğum zamanlarda hasretini çektim, o duygunun.Doğal olarak benim de hakkımdı o gizemli dünyanın içerisinde bulunmak diye düşünüyordum.Deli dolu,uçarı bir şekilde dolaşmadım,kızların peşinden,kendimi gösterme kompleksine kapılmadım.Her şeyi tesadüflere bırakmıştım.Gençlik işte,niye saklayayım şimdi.O gizemli kelimenin beni de gelip bulmasını dört gözle bekliyor,o sihirli kelimenin beni de içerisine almasını arzuluyordum.
Sınıftaki ve okuldaki kız arkadaşlarımla konuşuyor,zaman zaman şakalaşıyorduk.Arkadaşlarımın birbirleriyle aşk ilişkileri başlamış,herkes sığınacak bir liman bulmuştu kendine göre.

Nedense, ben hala yalnızdım.Aradığım,beklemekte olduğum prensesimi hala bulamış olduğuma inanıyordum...Hatta ön sırada oturan sınıf arkadaşım Meral,arada bir takılmadan edemezdi:

"-Ya arkadaşım senin bir sorunun mu var?Kendi dünyanda ruh gibi geziniyorsun." Diye.Aslında Meral,çağrışım yapıyordu ama ben yine sessizliği tercih ediyordum.Meral,cıvıl cıvıl bir kızdı.Güzeldi de...Ama gel gör ki ben de ona karşı aşk hisleri duymuyor,elektriklenme olmuyordu...

Zorla,iş olsun,sırf göstermelik olsun diye de aşk ilişkisi kuramazdım ki...Beni o sihirli kelime dokuz şiddetinde sallamalı,kendimi kaybetmeli,ayaklarım yerden kesilmeliydi...

İşte bu beklentiler içerisinde günlerim geçip gidiyordu.

Ne olduysa o yıl oldu.Tokat'ta Yatılı Ziraat Okulunda ikinci sınıf ikinci döneminde okumaktaydım.Kendimi edebiyatın gizemli dünyasında bulmuştum.Sanki karşı cinse duyduğum aşk özlemim birden bire kaybolmuş,romanlara aşık olmuştum.Hafta sonları Tokat Halk Kütüphanesine gidiyor,Türk ve yabancı yazarların romanlarını okumaya çalışıyordum.Bir kitabı bitirdiğimde diğerine hemen saldırıyordum,okumak için.İşte öyle bir hafta sonunda kütüphanenin raflarının birinden "Rüzgar Gibi Geçti" romanını
Çekip çıkarmaya çalışırken,yanımdaki kızla yan yana hafifçe çarpışarak,elimizdeki romanları yere düşürmüştük.İkimiz de aynı anda eğilmiş, jest yaparak düşürdüğümüz romanları birbirimize vermeye çalışıyorduk.İşte o anda göz göze geldik.Aman Allah'ım ne olduysa oldu bana.Beklediğim an gelmişti sanki.Adeta dilim tutulmuş,lal olmuştum.Dokuz şiddetinde sarsıldığımı hissettim.Karşımdaki kızdan yansıma yapan aşk kıvılcımları,taa yüreğimin derinliklerine kadar inmişti.Aşk denen tılsımlı kelimenin gücü buydu demek ki...Bir anda beni ahtapot gibi kollarına sarmıştı.
Kendimi, aşk yörüngesinin içerisinde üç yüz altmış derece hızla kendi eksenim etrafında güneş ışını hızıyla döndüğümü hissetmeye başlamıştım sanki..

Karşımdaki kızın kirpikleri,Türkan Şoray'ın ki gibi kıpı kıpır ediyordu.Gözlerinin karası,benimkiyle özdeşleşmiş adeta zindanlara dalmış gibiydik.Hafif etli dudakları,sanki yeni açmaya çalışan kırmızı gülün tomurcuk evresindeydi...Hafifçe gülümseyip ayağa kalktığımızda boylarımızın aynı olduğunu hissettim.Aynı masaya oturup kısa bir tanışma faslından sonra kitaplarımızı okumak için ilk sahifelerini açtığımızda gözlerimiz,yine birleşmiş tatlı bir şekilde gülümsemiştik.Bu gülümseyişte gizemli bir mahcubiyet yatıyordu...Sağlık Koleji birinci sınıfta okuyomuş.Bundan sonraki hafta sonları birlikte geçti.Aşkın manyetik alanı beni kendisine çekmişti.Kurtulmam imkansızdı artık.İkimiz de aynı akıntının içerisinde sürüklenip gitmekteydik...Zaman zaman okuduğumuz romanlar hakkında konuşuyor,düşüncelerimizi belirtiyorduk.Ayrılmayacağımıza hatta okuldan sonra evleneceğimize bile yemin etmiştik.

Okullardan mezun olmuş,Anadolu'nun ayrı illerinde göreve başlamıştık.Kısa bir süre daha mektupla ve telefonla iletişimiz devam etti.Ve birden bire haberleşmemiz kesildi.

Bana göndermiş olduğu son mektup, yıkıldığımın anıydı.
"-Ben evlendim.Sana mutluluklar dilerim sevgilim.Seni yine de unutmayacağım!.."

Bu aşk acısı,beni yıllarca sarstı.
Sonraki aşklarımda hep ilk aşkımın kirpiklerinin kıpır kıpır edişini aradım...Ama bulamadım...

Ben hala ilk aşkımı unutamadım!...




Ayhan Sarıkaya

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 355
favori
like
share
gülfin Tarih: 23.09.2009 22:36
ve kim ne derse desin unutulmuyor gerçekten
Sylar Tarih: 23.09.2009 21:10
İlk aşk... İlk kalp ağrısı.

Geç de olsa erken de olsa buluyor insanı.