Aşk İlk Gün Ölmekti Belki - Hayrettin Taylan

Kendinden kalansız bir ayrılık ,kalıntılarımın cebini yakıyor.Başkalaşmış başka şeylerin şerhine imza atıyor kül rengi kavuşmalar.
.
Hiçbir söz ,hiçbir öz, birbirine uymuyor. Uyumsuz uykuların rüyasında seni görüyorum,her gece denizinde boğuluyorum, sabah olduğunda yeniden yaşıyorum.Yürek_sizim, sensizim.Çoktan seçmeli bir testin en doğru şıkkı gibi duruyorum orada.Düşüyorum gönlünden, yanlış yazımlardan senli cümlemden not alamıyorum.Gizli öznenin de öznesi olmuşsun, devrik, esrik hatta aşksal açıdan bozuk cümlede.

İsmine gelen sıfatları cümleden çıkarsam,seni gönlümün adılı olarak yazsam dilin, aşkın kurallarına.Gramerin gri tonlarında dönüşü olmayan çatılarda gidişler kabul edilir mi ki…
Arkamda kalan kimsesiz nesnelerin oldurganlığında doğurgan gelişleri kim beleyecek. Senin dersin dışında kimseye kalkmasın elim, bu el ki yalnız senin elini tutmuşken, yalnız kara bağrına türkü tutturmuşken sen şimdi,hangi cümlenin yüklemi olma sonundasın. Gelmekle gitmenin lâdesindeyim sol yanımda lodoslar esiyor sakın çıkma gönlümden.
Kalem kalbimi eğiyor, eğiliyor en kanayan yerimden ,kör bakışlar gözlerine değiyor hasretim.Sabır ,kendimden geçene kadar ağlatıyor ,damlalarımdan şiir çıkıyor .Gözyaşına sürülmüş acıların ruhun fidesi büyüyor dilimde, gönlümde.
-Her yeni sevda haberinde suçüstü yakalanıyorum senin özleminden.
En manidar hecelerinle susuyorsun uzak yüreğimden,nefretlerini akrebe saat eyliyorsun. Akrebinde hem zehir ve sensizliğin zamanı akıyor. Yelkovanlarında da yalnızlığımın yelleri eser.
Utangaç bakışların hala ilk gün ki gibi yılan yapıyor susmalarına.
Sus kalbim yakışıyor sana…
-Aşk ilk gün ölmekti belki.Rahleme koyduğun tutkularını bülbül gibi hatmetmeye çalışıyorum. Bensiz gözü yaşlı çevirdiğin sayfalarımı ezberine alsan.
-Ben senin hıfzederken, her zerrede senli sureler işlenirken yürek devletimde.

Sensizlikten ördüğüm ipek kumaşlı yalnızlığımı ,yaralarımla yamıyorum gelişine.İpek böcekleri ipek yolunu açıyor bilinmezliğine.Aşk kervanlarım ipek yolunda keşkelerimizi yağla, molalarda doyur beni.
Bu yalnızlık nereye götürür ,hangi handa canım sana can olur bilmiyorum
Hâlbuki ruhumla hissetmek istemiştim seni lime lime,hece hece yaşamak istemiştim en güzel cümlede.Tüm yüklemlerde sana varmak istemiştim, her dizede seni her açıdan yaşamak istemiştim.Menzilimin önündeki atomlara basa basa, binlerce senin parçalarına ayrıla ayrıla büyük aşkımızın yeniden yaşanmasını dilemiştim.
Evet,hiç düşünmedin mi sevdiğim böyle yaşar, böyle ağlar.
-Unutma ,aşk ilk gün belki ölmekti, sen ölmedin, sen giderken beni ölümcül bıraktın. Hangisi aşk, hangisi yaşamın zimmeti söyler misin?
.
Yürek yanılgıların bulunmuşluğunda, bilinmez bir hayra hayrat olan sevda çeşmem var. Gözyaşların akar ,her seven doldururken testisini,her yaralı beni okurken mest olurken senli testim kırıldı, su ve sen tutmuyor.
Sızıyorum aşka…
Sus diyorsun,yıktın dağlarımı yıktın…Kalbim dönmez yurduna, her yerin ova olmuş güzellere.
-Sen sus. Neden böyle konuşursun. Şiirden şiire minimize yürüyen karınca yüreğimde, kendimi bulmama neden yardımcı olmuyorsun.
Rengini bulamadan denize karışan göz pınarlarından neden kervanlarım
Su içmez, gönül serinletmez . Şifa niyetine değil aşk niyetine içsem biraz.

-Kendimi bulurum belki.Ki kendimi bulursam zaten, seni bulmuş olurum .
En deli,en sol yerimi aklıma satıp paha biçilmez kalbinde süzülürüm .

-Kes bağırma, çığlıklarını yıldızlar bile duydu.İki düğüm arası bir iki bayram,iki bayram arası yalnızlık.Hangi aşk kitabına sığar bu…

Mahkûmiyetin kimsesiz ,sensiz bir zindanda değil, içimle dışım arasında bir gıdım kavuşma kavşağında ;ama yeşil gözlerin olmayınca karşına geçemiyorum baharnazım.


Hayrettin Taylan

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 243
favori
like
share