Kelt Mitolojisi en yalın tanımıyla, Kelt politeizminin mitolojisidir. Kelt politeizmi Demir Çağı keltlerinin diniydi. Demir Çağı'ndaki diğer Avrupalılar gibi, erken dönem Keltleri de politeistik mitoloji ve dini yapıyı benimsemişlerdi. Kelt insanlarının içinde, Roma ile yakın iletişimi olan Galyalıların ve İber Yarımadasındaki Keltlerin mitolojileri Roma İmparatorluğu altında devam edememiş, daha sonra ise bu insanlar Hristiyan olmuş ve Kelt(ik) dillerini de kaybetmişlerdir. İronik bir şekilde, bu insanların inanç ve geleneklerine dair bilgiler çeşitli Roma ve Hristiyan kaynakları sayesinde bugüne kadar ulaşmıştır. Bir başka açıdan ise, kendi politik veya lenguistik (dilsel) kimliklerini korumuş olan Keltler Demir Çağı'ndaki atalarının mitolojilerinin en azından artakalan küçük bir kısmını iletebilmişlerdir. Bu iletilebilmiş kısım genellikle Orta Çağ'da kaydedilmiş, yazılmıştır.

Tarihi Kaynaklar
Galya dilinde yazılmış materyallerin azlığı nedeniyle pagan Keltlerde okuma yazmanın pek yaygın olmadığı düşünülmektedir, her ne kadar Galya dilinin Yunan, Latin ve Kuzey İtalik alfabelerini kullanan bir yazı(lı) çeşidi de kullanılmış olsa da. Sezar Galyalılarda okuma yazmanın var olduğu belirtse de, bu halkın din adamları olan druidlerin dini öneme sahip çeşitli parçaları (ayetleri) yazarak kaydetmelerinin yasak olduğunu da belirtmiştir. (Sezar, De Bello Gallico 6.14)
Roma fethettiği yerlerde druidlerin gücünü bozmakla kalmadı, yaygın bir kitabe alışkanlığı getirdi; hatta Galya (bugünkü Fransa), Britanya ve diğer eskiden (veya hâlâ) Keltik konuşulan bölgelerde keşfedilmiş tanrılara dair kitabelerin çoğunluğunun Romalıların fethinden sonra yapıldığı ortaya çıkmıştır.
İrlanda ve bugünkü Galler'in bölümlerinde yaşayan erken dönemdeki Keltler ise kısa yazınları (çoğunlukla kişi isimleri) kaydetmek için Ogham alfabesini kullanmışlarsa da, Romalılar tarafından fethedilmemiş bölgelerde Hristiyanlık'ın gelişine ve yayılışına kadar daha sofistike yazınlar mevcut değildi. Aslında, bu yörelerin çoğu mitini ilk kaydedenler Hristiyan rahiplerdir, fakat pek tabii ki bu kayıtlarda çoğu orijinal dini anlamlar bulunmaz.
Kelt dini konusundaki kaynaklardan birisi de Keltler tarafından yapılmış veya Keltlere bağlı tapınaklardan geriye kalanlardır. Fakat burada şöyle bir sorun çıkmaktadır; bulguların da gösterdiği gibi heykellerden, motif ve figürlere kadar bulunan şeylerin çoğu Greko-Romen gelenekten esinlenmiştir bu nedenle özgün Kelt kültür ve mitine dair sağlam çıkarımlar yapmak zorlaşır. Yazınsal verilerin azlığı da ikonografiyi tanımlamak ve açıklamak için yeterli düzeyde değildir.

Julius Sezar'ın Kelt Dini Üzerine Yorumları
Sezar'ın Commentarii de bello Gallico`sunda Galya'nın Keltik tanrılarını konu alan bir metin vardır. Burada Sezar Galya'da tapılan beş baş tanrıyı zikreder (dönemin geleneğini takip ederek bu tanrıların Roma mitolojisindeki en denk figürlerinin isimleri ile) ve rollerini açıklar. Mercury içlerinden en önemlisidir ve birçok farklı temsili keşfedilmiştir. Mercury tüm sanatların yaratıcısı, kaynağı ve gezginler ile tüccarların koruyucusu olarak görülür. Ayrıca kâr ve ticaret konusunda da en büyük güç onundur. Galya'da bu tanrıdan sonra gelen dört tanrı ise (yine Roma'daki en denk tanrıların isimleriyle) Apollo, Mars, Jupiter ve Minerva'dır. Bu tanrılar konusunda Keltler de diğer topluluk ve kültürlerdekine benzer inançlara sahipti: Apollo hastalıkları def eder, Minerva yetenekleri arttırır, Jupier göklere hükmeder ve Mars savaşı, savaşçılığı etkilerdi. Bu beşine ilaveten, Galyalıların kökenlerini Dis Pater'e bağladıklarını belirtir.
Dönemin tipik bir Romalısı olarak Sezar da bu tanrıların orijinal Keltik isimlerini yazmaktansa onları kendisinin denk veya eşit gördüğü Roma tanrılarının isimleriyle yazmıştır. Ayrıca ortaya koyduğu titiz küçük şemada yer alan denk tanrı ve görev/roller yaygın yazından biraz ilgisizdir. Yine de, tüm kısıtlamalarına rağmen, Sezar'ın küçük listesi kesin bir gözlem oluşunun yanı sıra faydalıdır da. Onun tanımlamaları var olan sözlü gelenek ile dengeli biçimde harmanlandığında kişi rahatlıkla bu tanrılarının rollerinin ve çevrelerinin ayrılığını hatırlayabilir.

Kelt Mitolojisinin Dalları
Kelt mitolojisi kendi içinde birkaç farklı alt gruba ayrılabilir. Bunların çoğu ile Keltik dillerinin dallarıyla denklik kurulabilir:

Antik Keltler

Antik Galya ve İngiltere tanrıları


Godelik
İrlanda mitolojisi

Mitolojik döngü
Ulster döngü
Fenian döngü
Tarihi döngü


İskoçya mitolojisi
Manx mitolojisi
Adasal Britonik

Galler mitolojisi
Korniş mitoloji
Briton mitolojisi




Gundestrup Kazanı'nın bir fotoğrafı.


Kelt Tanrıları
Antik Keltlerin Tanrıları
Her ne kadar, en yaygın olduğu zamanda, Kelt dünyası Batı ve Orta Avrupa'nın çoğunu kaplıyorduysa da, herhangi bir politik birlik veya belirli kültürel etkinin merkezi bir kaynağı vardır. Antik Keltlerin homojen olmayan bir kültürel çeşitlilik yaşadıkları söylenebilir. Sonuç itibariyle, her ne kadar bazı belirli motifler (örneğing tanrı Lugh) Kelt dünyasının her tarafına nüfuz etmiş olsa da, Kelt dininin uygulama ve kaidelerinde büyük bir çeşitlilik vardı; uygulama ve kaideler her yerel grupta farklılık arz etmekteydi. Roma mitolojisindeki denkleri ile birlikte, toplamda 300'den fazla tanrıya dair bilgi içeren kitabeler bugüne kadar gelmiştir. Fakat çoğu genii locorum, yerel veya kabilesel tanrılar, sadece küçük bir kısmı yaygın olarak tapınılan daha genel tanrılardır.
Bu antik tanrıların görev ve doğaları hakkında isimlerinden, kitabelerinin bulunduğu yerlerden, ikonografilerinden, onlarla denk olduğu düşünülmüş/yazılmış Roma tanrılarından ve daha sonra Kelt mitolojisinde yer almış benzer figürlerden bilgi edinilebilir.

İrlanda Tanrıları
En eski mit parçaları İrlanda'dan, erken dönem Orta Çağ'da yazılmış yazmalardandır. Bunlar Hristiyanlar tarafından kaleme alındığı için, karakterlerin önceden sahip olduğu ilahi doğaları belirsizdir. Temel mit iki ilahi ırk olan Tuatha Dé Danann ve Fomoriler arasındaki bir savaş hakkındadır. Bu mit Cath Maige Tuireadh (Mag Tuireadh Savaşı) metninin temelini oluşturmaktadır.

Galler Tanrıları
Britanya'daki tanrılara dair bilgiler, Hristiyan bakış açısı nedeniyle karartılmış bir şekilde de olsa, Galler yazmalarından gelmiştir. Burada iki temel tanrılar grubu Dôn'un çocukları ve Llyr'in çocuklarıdır. Fakat bu grupların görevleri arasındaki farklılık ve ayrılık tam olarak belli değildir.

DagdaGörünüşe göre Kelt panteonunun en önemi ve baş tanrısı Dagda'dır. İsminin anlamı "İyi Tanrı"dır ki burada iyi ahlâki anlamda değil de, her şeyde iyi olmak veya bir başka değişle her şeyde (yani en) güçlü olmak anlamındadır. Dagda bir baba figürüdür, kabilenin koruyucusudur ve temel tanrıdır ki diğer eril Kelt tanrıları onun bazı değişikliklere uğramış formlarındandır. Kelt tanrıları genellikle herhangi bir şeyle belirlenmiş, ilişkilendirilmemiş karakterlerdi ve bu nedenle belki de düzgün bir panteondan çok bir kabile gibi görülmelidirler. Bir açıdan tüm Kelt tanrı ve tanrıçaları Yunanlı tanrı Apollo gibidirler, yani hiçbir belirli şeyin tanrısı olarak yalınca tanımlanamazlar.MorríganMorrígan, antik İrlandalı Keltlerin, üçlü (üçe ayrılmış) savaş tanrıçasıydı. Bütün olarak (üç parçası beraber) Morrigu olaak anılırdı, fakat parçalarına da Nemhain, Macha ve Badh denirdi. Bunların her biri savaşın bir yönünü temsil etmekteydi. Çoğunlukla bir karga veya kuzgun olarak görünürdü, fakat birçok farklı formu da alabilirdi, inek, kurt ve yılanbalığı dahil.BelenusBelenus daha çok bölgesel bir tanrıydı ve çoğunlukla kuzey İtalya ve Galik Akdeniz sahili boyunca ona tapınılırdı. Her şeyden öte bir tarım tanrısıydı. Ayrıca onunla özdeşleşmiş Beltaine isimli büyük bir festival (bayram) da mevcuttu.
Onun gerçekten bir tanrı olarak tapınılıp tapınılmadığına dair hâlâ tartışmalar vardır. İsmi "parlak ve parlayan" gibi bir anlama sahiptir ve bazılarına göre 'o' sadece Beltaine bayramında yakılan büyük ateşleri temsil etmekteydi.Lúgh/Lug Tanrı Lug'un Kelt dininde büyük bir alana nüfuz etmiş olduğu adının Galya'dan İrlanda'ya kadar Kelt dünyasının birçok bölgesinde anılmasından bellidir. Kelt mitlerine Lug genç bir adam olarak görünür. Mızrak ve sapan silahlarıdır. İrlanda'da Lughnasa (modern İrlanda dili ile lúnasa) isimli onun onuruna yapılan bir festival (bayram) bulunmaktadır.
Sezar'ın Roma mitolojisindeki Merkür'e denk gördüğü Lugh görünüm açısından ve detaylar yönünden Merkür ile birebir aynı sayılmasa da benzerdir. Merkür'den farklı olarak bir eşi de bulunur; Maia vey Rosmerta.

Diğer Tanrılar
Keltlerin taptığı ama bugün isimleri haricinde haklarında pek bir şey bilinmeyen birçok tanrı vardır. Bunlara Dagda'nın kızı tanrıça Brigit (veya Brigid), doğa tanrıçaları Tailtiu ve Macha ve at tanrıça Epona dahildir. Ayrıca, Cu Roi ve Goibniu gibi eril tanrılar da bunlara dahildir.
Tanrıçaların Kelt mitolojisinde Greko-Romen mitolojiden farklı bir yeri vardır; ilahi eş olarak tanrıları tamamlarlar. Bu kıtasal ikonografide de sık sık görülür. Eril eşlerini tamamlayıcı yönleri dışında bu tanrıçalar bereket ve mevsimsel döngü ile de ilişkilidir. Belirli, isimlendirilmiş tanrıçalar ile matres veya matronae arasında belirgin bir ayrım yapmak mümkün değildir. Ayrıca tanrıça ve matronaenin ilişkilendirilmiş olduğu belirli bölgeler vardır ve bu yerlerin genel olarak koruyucusudur.

Zoomorfizm
Kelto-Romen ikonografi yoğun biçimde hayvan betimlemesi içerir. Sıklıkla zoomorfik ve antropomorfik formların kombinasyonundan oluşan ilah betimlemeleri görülebilir. Belki de en sık betimlenen ve en tanınmış (boğa kaynaklı) boynuzlu tanrı imgesi dışında da çok çeşitli betimlemeler mevcuttur.

Tapınaklar
Genellikle Keltlerin tapınak yapmadığı ve dışarıda korularda tapındıkları söylenir. Fakat arkeolojik bulgular bunun doğru olmadığını göstermiştir; Kelt dünyasının farklı bölgelerinde çeşitli tapınak yapıları keşfedilmiştir. Romalıların Kelt dünyasını fethiyle, ayrı bir Kelto-Roman tapınak tipi ortaya çıkmıştır. Bu tipe fanum denir.



Dekoratif sprial triskelionun bir formu


Keltlerde Tapınma
İlk Keltler bazı ağaçların kutsal olduğuna inanırlardı. Ağaçların Kelt dinindeki önemi Eburonian kabilesinin isminde görülebilir; bu isim porsukağacı ile ilişkilidir. Ayrıca İrlanda mitlerinde sıkça geçen Mac Cuilinn (çoban püskülü oğlu) veya Mac Ibar (porsukağacı oğlu) gibi isimler de bunun bir göstergesidir.
Romalı yazarlar Keltlerin insan kurban ettiğini belirtmiştir ve İrlanda kaynaklarında bu fikre uzaktan da olsa bir destek var olsa da, bu bilgilerin çoğunluğu ikinci elden ve söylenti şeklindedir. Kurban etme işlemini doğrulayan çok az sayıda arkeolojik bulgu vardır, bu nedenle çağdaş tarihçilerin çoğu Kelt kültürlerinde insan kurban etmenin çok nadir olarak mevcut olduğunu düşünmektedirler.
Kelt kültüründe bir savaşçı kültü de bulunmaktaydı. Bu kültün merkezinde düşmanların kesilmiş kafaları vardır. Ayrıca Keltlerin ölülerini silahlar ve diğer aksesuarlarla birlikte gömdükleri bilinmektedir ki bu onların bir tür ahiret inancına sahip olduklarını göstermektedir. Definden önce ölü kişinin kafasını keserler ve kafatasını kırarlardı; bu belki de hayaletin çıkıp dolaşmasını önlemek içindi.

Druidler
Özellikle modern kültürde olduğundan çok farklı bir şekilde lanse edilen ve modern literatürde fazlasıyla romantikleştirilen druidler aslında Keltlerin mitolojik ve dini geleneklerini uygulayan, bunların devamından sorumlu rahip sınıfıdır. Büyük oranda verasete dayalıdır, yani atalardan miras yoluyla yeni fertlere kalan bir görevdir. Druidlerin görevleri ve pozisyonları Hindistan'daki Brahmin kastı veya İran'daki kurban ve kehanetle iştigal etmişlerdir. Hint-Avrupa kökenli bu toplulukların barındırdığı bu tip sınıfların birbirlerine olan benzerliklerinden dolayı, en başta proto-Hint-Avrupalılarda da bu tür bir sınıfın var olduğu öne sürülmüştür.
Druidler özellikle meşe ağacı ve ökseotu ile özdeşleştirilmişlerdir; belki de ökseotunu ilaçlar veya halusinojenik karışımlar hazırlamakta kullanmaktaydılar. Çoğunlukla druid kelimesinin "meşe" anlamına gelen bir kökten türediğine inanılsa da bu büyük ihtimalle proto-Hint-Avrupalı kök genel olarak "sağlamlık" anlamına gelmekteydi.
Bardlar ise Kelt topluluklarında yönetici vasfındaki ailenin tarihini veya kabilenin savaşçılarının cesaretini anlatan şarkılar söyleyen bir tür ozandı. Kelt kültüründe tarihi bir kültür mevcut değildi, Akdeniz uygarlıklarıyla karşılaşana kadar Keltlerin herhangi bir yazılı tarihleri veya yazılı tarih kültürleri yoktu. Fakat sözel tarih gelenekleri vardı ki bu bardların hafızalarından topluluğa yayılırdı. Benzeri yazma geleneği olmayan kültürlerdeki gibi bardlar bu tür tarihi bilgileri ezberlerken şiir ölçüleri ve kafiye kullanmışlardır.
Ayrıca, ilaveten bir "kahin" veya "peygamber" sınıfı bulunmuş olabilir. Strabo bunları "vate" olarak anar; bu isim Keltik "esinlenmiş" veya "esrik" anlamlarına gelen kelimeden türemiştir. Buradan Kelt toplumunun druidlerin ayinsel ve tomaturjik dini dışında, öteki dünya ile iletişime geçmeye dayanan şamanizm-vari bir öğe de barındırığı sonucu çıkarılabilir.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 580
favori
like
share