Kalori Kaynakları - Kalori Kaynakları Nedir - Kalori Kaynakları Hakkında - Kalori Beslenme Yiyeceler

Vücutta proteinler, karbonhidratlar ve yağlar ol mak üzere üç tip enerji kaynağı kullanılmaktadır.

Proteinler: Proteinler bütün organik işlevlerin (enzimatik, kontraktil ve immünolojik) temel taşı dır. Basit açlık durumlarında (örneğin; oral gıda alınmazsa) enerji ihtiyacı için ilk kaynak glikojendir. Glikojen depolarının 1-2 gün içinde azalmasıyla karaciğer, aminoasitlerden glikoz yapmaya başlar (karbon kaynağı). Aminoasitler adale, bağ dokusu ve organlardaki serbest aminoasit havuzundan sağlanır. Birkaç gün sonra bu duruma adaptasyon geli şir, organizma karbon kaynağı olarak yağları kullanmaya başlar ve böylece kas kitlesinin kaybı ya vaşlar. Protein katabolizmasmı en aza indirebilmek için yeteri kadar nonprotein kalori (karbonhidrat ve yağ) verilmesi gerekir. Kalorinin azota oranı 100-150' ye karşı 1 olmalıdır; bu oranın altına inilirse vü cut verilen proteinleri enerji kaynağı olarak kullanır.

Karbonhidratlar ve yağlar: Besinlerden alınan ana kalori kaynağı karbonhidratlardır. Beyin, eritrositler, kemik iliği, sürrenal medullası, fibroblastlar ve fagositler için glikoz zorunlu bir metabolittir. Bunların dışında kalan dokular enerji sağlamak amacıyla yağ asitlerini ve bunların metabolik ürün leri olan ketonları kullanabilirler. Özellikle karbon hidratların yetersiz kaldığı durumlarda bu kullanım artar. Yağ oksidasyonu ile ortaya çıkan keton cisim lerinin esas enerji kaynağı olmaları için 14 günlük açlık süresi gereklidir. İskelet kası, kalp kası, beyin ve böbrek korteksi tüm enerji gereksinimleri için ketonları ancak bu süreden sonra kullanmaya başlar lar.

Endojen protein yıkımı ancak lipid depolarının kullanımı ile minimuma indirilebilir. Depo yağları nın yıkımı steroidler, katekolaminler ve glukagonla uyarılırken, insulinle durdurulur. İnsulin, lipoliz ile lipogenez arasında düzenleyici bir rol oynar. Glikoz infüzyonu ile (diabetik olmayan bir kişide) kan şe keri yükselir, insulin salgılanması uyarılır, kandaki mevcut yağ asitlerinin ve ketonların trigliseritlere dönüşümü sağlanır. Trigliseritler de yağ dokusunda depolanır. Yağların ve glikozun protein kullanımını koruma etkisine katkıları eşittir.

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 351
favori
like
share