Pirates of the Caribbean: The Curse of the Black Pearl adlı Disney filmi sayesinde, Jack Sparrow ile pardon hemen düzeltiyorum, Kaptan Jack Sparrow ile ilk tanışmamız gerçekleşmiş oldu. Bugüne kadar hep aile ve çocuk temalı filmler yapan Disney'in ilk yaş sınırlı filmiydi. Fikir Disney'in aynı adlı gösterisinden ortaya çıktı. Gösterime girdiği 2003 yılında özellikle yapımcıların Ay Işığı Serenat'ı dedikleri, yani Elizabeth Swann'ın Kara İnci'den kaçmaya çalışıp da ne gibi bir durumda olduğunu fark ettiği şu epik sahne ile bayağı ilgi uyandırmıştı. İlk film hakkındaki bu ufak hatırlatmadan sonra oyunumuza geçelim. Pirates of the Caribbean: Legend of Jack Sparrow, adlı oyunumuz Hack and Slash tarzında. Her oyuncu iyi bilir ki, genelde film oyunları pek istenileni veremez. Birkaç tane güzel örnek dışında bu durum hep böyle devam etti. Bunun iki nedeni var, birincisi filmin senaryosunun bire bir oyunları uyarlanamıyor olması. Diğeri ise, filmi izleyenler aradıkları detayları oyunlarda bulamaması. Bu yüzden son birkaç yıldır bizim atari salonlarından alışık olduğumuz önüne geleni yok et tarzı oyunlar yapılıyor.

Deniz üstü köpürür...

Legend of Jack Sparrow'da kendine göre bu iki eksikliği gidermeye çalışmış. Evet, çalışmışta ne kadar başarılı şimdi göreceksiniz. Öncelikle ilk filmin senaryosuyla oynamak çok zor olacağı için, yapımcı Bethesda şöyle bir pratik yöntem bulmuş. Jack ve Will ilk filmden kısa süre sonra Panama'da bir hazinenin peşindedir. Will'in tek derdi Elizabeth ile evlenmesi için gerekli parayı bir an önce toplamaktır. Bu ikili hazinenin peşinden giderken biz de, oyunla ilgili tüyolar alıyoruz ve kontrollere alışıyoruz. Hemen belirteyim Legend of Jack Sparrow'u doğru düzgün oynayabilmek için mutlaka bir PS2 koluna ya da Gamepad’e ihtiyacınız var. Klavyeden oynamak isteyince simülasyon oyunu gibi aynı anda birçok tuşla boğuşmanız gerekiyor. Konuya dönecek olursak, Jack ile Will tam hazineyi buldukları zaman, yanlarındaki tayfalar isyan eder ve ikisine ihanet edip hazineyle birlikte kaçarlar. Bunu yapmadan önce kahramanlarımızı bayıltmayı da ihmal etmezler tabii. Bir sonraki bölümde ikilimizi idam sehpasında görürüz. Kaptan Jack Sparrow, daha önce işlediği korsanlık suçlarından dolayı idama çarptırılmıştır, Will için ise bu iş ilk filmde yaptıkları yüzündendir. Will Turner "Yaktın bizi be Jack" tarzında laflar söylerken, Jack birden ilk filmde yaşanan olayları anlatmaya başlar. Ancak olayda bir gariplik vardır, ya biz filmi yanlış izledik ya da Jack'in tüm macera boyunca kafası iyiydi. Will'de bu tersliği fark eder ve Jack'in anlattığı hikayeye itiraz etmeye başlar. Çok geçmeden fark ederiz ki fırlama korsanımız Jack Sparrow, ilk filmin hikayesini, kendini ve Will'i halk kahramanı ilan edecek şekilde tekrar anlatmaktadır. Bu da yapımcı firmanın oyunda daha serbest çalışmak için bulduğu bir yol.

Hemen belirteyim ki Kaptan Jack Sparrow'u Johny Depp seslendiriyor. Oyundaki modellemeler birkaç hata dışında gayet başarılı sayılabilir. Jack Sparrow'a farklı bir hava katan şu ünlü hareketleri ve yürüyüş biçimini Johny Depp Roling Stones'un gitaristi Keith Richards'dan esinlenerek yarattı. Oyunda da Jack Sparrow, hem bu hareketlerine sergiliyor hem de o garip espri anlayışıyla bizi bol bol güldürüyor. Aslına bakarsanız Legend of Jack Sparrow'un en güzel yanı da zaten bu. Ancak ticari düşünülerek oyunda güçlü grafikler kullanılmamış. Zaten kullanılanlar da çoğu zaman hatalı. İnsana garip bir yapaylık hissi veriyor karakterler. Film bazlı bir oyun olmanın kötü yanı da bu olsa gerek. İnsan olarak alıştığınız karakterler silikon grafik olunca, gözümüz yadırgıyor işte. Öte yandan oyunun fazla detaylı olmayan grafikleri, sistemi iyi olmayanlar için gayet iyi olmuş. Son zamanlarda teknolojinin delice gücüne kapılmış olan yapımcılar, sağlam sistemleri bile zorlayan grafiklere sahip oyunlar yapıyorlar.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 258
favori
like
share