Zehra'nın Yazgısı 1 - Hasan Kamil Erkli

—Hacer, biraz daha sıcak su getir. Biraz da temiz bez ve pamuk bul bana. Zor bir doğum olacağa benziyor. Ah İsmail Çavuş ah! Bu kadıncağız bu hale gelene kadar, insan bir doktora götürmez mi? Allah’ım bana yardım et de kurtarayım şu garibanı.

Atiye Kadın, köyün ebesiydi. Yaklaşık yirmi beş yıldır köyde doğan ne kadar bebek varsa, büyük bir çoğunlunun doğumunda onun emeği vardı. Bu konuda bir eğitim almamasına karşın, annesi ve anneannesinden gördüklerini büyük bir başarıyla uygulamıştı. Yaptırdığı doğumlarda şimdiye dek en ufak bir terslik bile olmamıştı.

Hacer elinde sıcak su dolu kapla odaya girdiğinde, Atiye Kadın, Sultan Gelin’le
ilgilenmekteydi. —Ha gayret kızım. Az kaldı. Biraz daha sık dişini. Derin, derin nefes al ve ıkın. Sultan’ın alnında boncuk boncuk terler birikmişti. Doğum sancıları başlayalı dört saat olmuştu. Sancılar artık dayanılmaz bir hal almıştı.
—Tamam, gelinim, geliyor, gayret biraz.
Atiye Kadın çocuğun başının bir türlü çıkamadığının farkındaydı. Son bir kararla, Sultan Gelin’in perinesine çantasından çıkardığı bir makasla küçük bir kesik attı. Bu kesikle birlikte doğum gerçekleşmeye başladı.
Bebek doğmuştu. Atiye Kadın bebeğin kordonunu keserken, Sultan Gelin’in bayıldığını fark etti. İşini bitirince eğildi ve öylece kaldı. Korkunç bir kanama başlamıştı Sultan Gelin’de. O an bir başka bebeğin daha doğacak olduğunu anladı Atiye Kadın.
—Hacer koş İsmail Çavuş’u bul, Sultan’ın hastaneye yetişmesi gerek. Bundan sonrası benim işim değil gayri.
Kahvede oturmakta olan İsmail hemen evine koştu. Sultan Gelini o halde bir battaniyeye sararak bir arabanın arka koltuğuna uzattılar. Atiye Kadın da ilişti arka koltuğa, kasabanın yolunu tuttular. Yaklaşık yarım saat sonra hastaneye vardıklarında, Sultan gelin’i hemen ameliyata aldılar. İsmail Çavuş ve Atiye Kadın doğumhane önündeki banklara oturdular.
—İnsan karısı bu hale gelinceye kadar hiç doktora götürmez mi oğul?
—Gene kız doğuracağı belliydi be Ebe Ana. Üç kızdan sonra gene kız. Ne yapaydım yani.
—Nankör olma İsmail Çavuş. Allah sana nur topu gibi evlatlar verdi. Hem istemez mi sanırsın zavallı karının seni bir oğul sahibi yapmasını. Ama ne yapsın gariban, elinde değil. Allahın dediği oluyor işte.


Doktor doğum hanenin kapısından çıktığında yüzü allak bullaktı. İsmail’in yanına geldiğinde başını önüne eğdi. —Çok geç kalmışsınız. Ne anneyi ne de bebeği kurtarabildik. Başınız sağ olsun.

Ayağa kalkmış olan İsmail Çavuş olduğu yere çöktü kaldı. Kasketini başından çıkarıp, başını ellerinin arasına aldı. Ağzından tek bir kelime bile çıkmıyordu. Atiye Kadın doktorun arkasından doğum haneye girdi.
Cenazeleri köye getirirken, Atiye Kadın hem üzgün, hem de kızgındı.
—Biliyor musun İsmail Çavuş. Ölen beben erkekti, dedi çakmak çakmak gözlerle.


Doğan bebeğe Zehra adını verdiler. İsmail Çavuş yeni doğan kızını kardeşine teslim etti. Diğer üç kızını da annesine emanet ederek köyü terk etti.
Daha sonra da gören olmadı İsmail Çavuş`u


Hasan Kamil Erkli

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 305
favori
like
share