Küçük dilime dokunsam, hazmedemediğim ayrılıkları kusabilir miyim üstad?
Söküp atılır mı tortular yoksa bağırsaklarıma çoktan dolanmış mıdır kana karışmayasıca hüsran?
Bulutlardan öylesi kolay mı boşalır yağmur yoksa onların da bir ayrılık seramonisi var mıdır?
Hep böyle kolay mıdır ayrılışlar?
Ayrı kalmalar yağmurlar gibi ıslak mıdır?

Islanınca koyulaşan renkleri özlemek kadar tuhaftır beyazı sevmek.
Kanın kırmızı olduğunu bilirsin de
Lacivert gibi gelir bazen damarında dolaşan.
Damarlarında dolaşan kendine ihanet adı taşır.

Çünkü kana karışan isyan gece gibi koyu,
Deniz kadar azgın,
Kız Kulesi kadar kızgın
Ve Galata kadar kırgın olabilme özgürlüğüne sahiptir bu şehrin gecelerinde.

Bu şehrin gecelerinde gülümsemelere yer yoktur.
Ben hiç gülümseyen albatros görmedim ki!
Kahkaha atan martıları da yok bu şehrin.
Hep ağlıyor kuşlar!

Boğazımda bir düğüm var,
İstanbul' un boğazında bir tıkanıklık.
İkimizden de geçilmiyor karşı kıyıya.
Yüzünü ne tarafa çevirsen,
"Uzak" hep karşı kıyıda.

Öyle kolay değilmiş kusmak
Bütün parmaklarım boğazımdaydı oysa ki
Kendimi boğazlamışım bilmeden
Senin parmaklarınmış
Saçlarımdaki
Suçlarımdaki
Susuşlarımdaki...

Küçük dilime dolanan senin saçlarınmış
İçime dolananla aynı gibi...

Hazmetmek bu yüzden zor oldu gidişleri
Dilimdeki hecelerin bitişlerini...

İçimi boşaltsam, gider mi üstad ayrılığın kekremsiliği
Damadımdaki, adın gibi...


Mehtap KÖKEN

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 254
favori
like
share
RoSe_SüM Tarih: 03.10.2009 00:44
yüreğine sağlık..