Küçük bir kasabada, babasıyla birlikte yaşayan bir kız varmış. Babası yatağa bağımlıymış. Evleri dar bir sokaktaymış. Evlerinin karşında taş duvarlar varmış. Yatağa bağımlı olan babası, bir gün mutlaka iyileşeceğini düşünür ve umut edermiş. Yatağının karşısında küçücük pencere varmış. Bu pencereden birazda olsa denizi ve geçen gemileri görebiliyormuş.

Kızın babası kendisinin de bir gün iyileşip, bu gemilerden birine binip, dünyayı dolaşabileceğinin hayalini kuruyormuş. Bu hayalinin üzerinden yıllar geçmiş. Baba iyileşememiş. Ve vefat etmiş. Kızı da yaşadığı bu evi ve şehri geride bırakarak terk etmiş. Yolcu gemilerinden birisinde iş bulup dünyayı dolaşmaya başlamış. Gemiyle geçtiği her liman kıyısında, ışığı yanan evlerin pencerelerine bakarak acaba kaç kişi, babam gibi bir gün iyileşme umuduyla yaşayıp, dünyayı dolaşmayı istiyordu? diye düşünüyormuş. Bu yüzden kız hep gemilerde çalışmış. Babasının umudu ve hayali için. Belki ışığı yanan bir pencere görürümde babamı ve babam gibilerini yad etmek için.

Siz ne dersiniz arkadaşlar, umut insanın yaşama açılan kapısı değil midir?

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 288
favori
like
share