Bazen hiçbir şey bilmemek, çok şey bilmekten daha iyidir. Çok şey bildiğimizi sanırız hayatımız boyunca. Fakat, bu bildiklerimiz zaman gelir canımızı acıtmaya başlar. İşte, o zaman keşke! Hiçbir şey bilmeseydim diyerek, avuturuz kendimizi. Çok şey bilmek ya da bildiğini sanmak bazen işe yaramayabilir.
Toplumu oluşturan bireyler arasında, çoğu zaman “kör cahil” sözü kullanılır. Bazen, bazı yerlerde kör cahil olmak, seni yaşadığın veya yaşayacağın tehlikelerden uzak tutmaya yarar. Çok şey bildiğini sanan kimse, çoğu zaman hayatta yanılır. Bilgi sınırsızdır. Zaman ve şartlara göre değişir. Tıpkı bakmakla görmek arasındaki fark gibi. Bazen at gözlüğü de takmak gerekebilir, bu zorlu hayat yollarında.
Bazen de, çekip gitmeyi isteriz bulunduğumuz ortamdan. Yaşanılan hüzünlü anlar, benliğimizi yok etmeden. Kaçmak isteriz. Issız bir ada ya da medeniyetten tamamıyla yoksun olan bir yere. Teknolojinin, insan ruhuna getirmiş olduğu can acıtıcı gerçeklerden kaçmak, o an için en doğrusu gelir bizlere. Bilinen ve görünen, can acıtıcı gerçekleri aşmak çok zordur bazen. Bin kere düşünürüz. Nereden tanıdım onu, neden sevdim, neden gördüm, neden bildim bu duyguları diye. Öğrenmek, işte o noktada canını yakar. Bazen aptal gibi olmak istersin. Bomboş gözlerle hayata bakmak çaren olur.
Hayat çok güçlü ve bizleri her defasında sınıyor. Onu yenmek ve önüne geçmek imkansız hal alıyor. Bazen, hayatın sunduklarından, mutluluk çıkarmak istesen de çıkaramıyorsun. Sistem ve bazı kişiler buna izin vermiyor. İnsanların riyakarlıkları, yalancılıkları, sahtekarlıkları karşısında, neden bunları görüyorum ve biliyorum dersin. Bu yüzden, bu duyguların hakim olmadığı veya seni bu duygulardan uzak tutabilecek ortamlarda yaşatmak istersin kendini. Acıdan, kederden uzak olarak. Böyle duygulara sahip kavramları, hafızandan silmek istersin.
Hayatın boyunca, kendini geliştirmek ve bir şeyler öğrenmek adına çaba sarf edersin. Çalışırsın, öğrenirsin. Bir gün hayatın bir yerinde gerekli olabileceğini düşünerek. Yaşam tarzını öğrenmek, bilmek ve bunu uygulamak üzerine kurarsın. Ömrün boyunca çabalarsın. Ama, bir gün gelir ve sen, bildiklerinin hiçbir işe yaramadığını görürsün. Çevrendeki insanların, bir şeyleri yıkıp yok etmek istediklerini, hiçbir şey yapmadan, bilmeden, çok şey biliyorlarmış edasıyla davranışlarını görürsün. Ve, boşa uğraştığının farkına varırsın. Yine o bildiğin söz gelir aklına “senin bilgin karşındakinin bilgisi kadardır” diye. Burada anlarsın, fazla bilgininde işe yaramayacağını. Çünkü, çevren seni anlayan ve aynı düşünce yapısına sahip insanlarla dolu değildir. Sen, bir şeyler yapmak istesen de, kötü duygular esir almıştır çevrendekileri. Ve böylece sende vazgeçersin bildiklerinden, susmayı yeğlersin. Kötü duygular ve düşüncelerde seni esir almadan kaçmak istersin. Belki yenilmişsindir onlara. Belki de, bilmemenin nasıl bir şey olduğunu öğrenmişsindir.



Melodi Akçay

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1111
favori
like
share