Panik atak, insanı yanıltan fiziki bulgularla kendisini gösteren özünde ruhsal bir bozukluk. Bu hastalarda kalbe ait yakınmalar ön planda olduğundan sıklıkla ilk başvurdukları doktor kalp doktorlarıdır. Hastalığın özünde genetik yatkınlık olduğu düşünülmektedir. Başlangıç yaşı genellikle ergenliğin sonu ile 30 yaş arasındadır. Her yüz kişiden onunda hastalığın bulguları görülmekle birlikte toplumumuzda yüz kişiden dördünün panik atak tedavisi gerektirecek düzeyde hastalığı olduğu düşünülmektedir. Panik atak hastalığına kadınlarda daha sık rastlanmaktadır.

Hastalık tanımlanırken oldukça basit bir durummuş gibi görünse de aslında hastalar tarafından yaşananlar son derece zorlayıcı yakınmalardır. Hastalar yakınmaları son derece şiddetli ve sarsıcı olarak yaşar. Hastalar ataklar sırasında kendilerini çaresiz hissederler ve yardıma ihtiyaç duyarlar. Genellikle korkulan bir hastalığın belirtileri şeklinde kendini gösterir. Nefes alamayacak gibi göğüste baskı hissi, tansiyon yükselmiş gibi kalp atımlarının aşırı şekilde hissedilmesi ya da kalp atımlarında aşırı hızlanmalar, kulak uğultusu, ellerde ayaklarda ve yüzde karıncalanma, bulanık görme, ağız kuruluğu, boğazda yumruk hissi, avuç içinde terleme, ellerde titreme gibi yakınmalar kişiyi son derece korkutur ve ölümün yaklaştığı hissi verir. Bu ataklar genellikle 10 dakika gibi bir sürede geçer ancak bazı hastalar bir saate yakın süren ataklar geçirebilirler. Kişi öleceğim hissi ile bir çok kez hastanelerin acil servislerine başvurur. Altta yatan fiziksel bir hastalığın olmadığının anlaşılması bazen uzun zaman alabilir. Kişi uzun süre hastalığı olmadığını kabullenmek istemeyebilir. Bu atakların tekrar tekrar yaşanması ile birlikte kişi atak gelecek korkusuyla sürekli bir endişe duymaya başlar. Sürekli ya tekrar atak geçirirsem korkusu zamanla kişiyi depresyona sürükleyebilir.

Elbette bu durum kişinin özel yaşamını ve iş hayatını son derece olumsuz yönde etkilemektedir. Atak gelecek korkusuyla kalabalık yerlere çıkamama, evden ayrılamama, gibi durumlar görülebilir. Özellikle yakınları gerçekten bir kalp hastalığı olmadığını öğrendiklerinde kişiye tepki gösterebilirler. Ancak unutulmamalıdır ki panik atak hastalığı gerçek bir hastalıktır ve kişi yakınmaları gerçekten hissetmektedir. Yakınları tarafından anlayışa ve desteğe ihtiyaç duymaktadır.

Tedavinin ilk ve en önemli basamağı kişinin hissettiği yakınmaların altında gerçekten bir hastalık olmadığını kabul etmesi ve panik atak hastalığı nedeniyle tedaviyi kabul etmesidir. Kişinin hastalığı konusunda bilgilendirilmesi ve atak geldiğinde nasıl davranması gerektiğinin öğrenilmesi gerekmektedir. Tedavi mutlaka bir psikiyatri uzmanı tarafından yapılmalı ve gerektiğinde ilaçlar uzman kişi tarafından eklenmelidir. Panik atağın oldukça başarılı bir şekilde tedavi edilebilen bir hastalık olduğu unutulmamalıdır. Yaşamı ciddi anlamda sekteye uğratabilen ve hem işimizi hem de ilişkilerimizi bozabilecek bu hastalığa hemen herkesin yakalanabileceğini unutmamalı ve çevremizde panik atakla savaşan kişilere olabildiğince destek olmalıyız.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 629
favori
like
share
MyNiceWorld Tarih: 27.12.2005 01:50
EMEKLERİNE SAĞLIK PAYLAŞIM İÇİN TEŞEKKÜRLER HERKESE SAĞLIKLI GÜNLER DİLERİM :cubuk:
masarac Tarih: 25.12.2005 07:31
Bence bende değilim.
Ates Bocegi Tarih: 12.10.2005 00:05
Paylasimlarin icin Tesekkür ederim...
keto_41 Tarih: 10.10.2005 23:43
paylasim icin tessekurler
HawK Tarih: 09.10.2005 16:56
Ben değilim. Paylaşım için teşekkürler arkadaşım eline sağlık
PALADAYI Tarih: 09.10.2005 03:11
Ellerin yüreğin dert görmesin kardeşim sağol paylaşım için
Kemal50 Tarih: 08.10.2005 17:23
Ben de degilim ama olanlarada sabir dilerim
Verdigin bilgiler icin tesekkür ederim
akilles Tarih: 07.10.2005 13:44
Ben Şahsen değilim