zonguldaktaki Kiliseler
Rum Kilisesi
Zonguldak ili Ereğli ilçesi, Orhanlar Mahallesi’nde, Orhanlar Sokağı’nda bulunan bu Rum Kilisesinin yapım tarihini belirten bir kitabe günümüze gelememiştir. Harap durumdaki bu kilisenin yapı malzemesinden XVIII. yüzyıla ait olduğu sanılmaktadır. Ereğli’de bu örnek dışında başka bir kilise günümüze gelememiştir.

Kilise moloz taş ve tuğladan üç nefli, üç apsisli ve narteksli bir bazilika plan düzeninde yapılmıştır. Kilisenin yan neflerinde de birer apsis bulunmaktadır. Kilisenin orta nefi yan neflerden daha yüksek ve çift meyilli bir çatı ile örtülmüştür. Yan neflerin üstü de tek meyilli çatı ile örtülmüştür. Kilisenin batı yönündeki mermer söveli portalinin iki yanında yine mermer söveli iki pencere bulunmaktadır.

Kilise içerisinde haç motifli bir levha dışında bezeme elemanına rastlanmamıştır.

Ayasofya Kilisesi (Orta Cami)

Zonguldak ili, Ereğli ilçesinde, Herakleia Pontike (Karadeniz Ereğlisi) surları içerisinde, Akarca Mahallesi, Orta Cami Caddesi’nde bulunan bu kilisenin ne zaman yapıldığı kesinlik kazanamamakla beraber, Bizans döneminde V.-VI. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Ereğli’nin fethi sırasında Orhan Gazi anısına Osmanlılar tarafından camiye dönüştürülmüştür. Yapı 1903 ve 1954 yıllarında onarılmış, duvarları sıvanmış ve sarı renge boyanmıştır. 1990’lı yıllarda bir kez daha onarılmış ve özelliğinden de uzaklaşmıştır.

Bu kilise Ereğli’de araştırma yapan F.K.Dörner ve W.Hoebfner ile Tayfun Akaya tarafından araştırılmış ve tanıtılmıştır.

Kilisenin kesme ve moloz taştan yapılmış olduğu izlerinden anlaşılmaktadır. Bugün üzeri sıvanmış ve boyanmıştır. Bu bakımdan duvar örgüsü hakkında kesin bir şey söylemek mümkün olamamıştır.

Kilise üç nefli bir bazilika planı göstermektedir. Yapının narteks bölümüne ait bir iz günümüze gelememiştir. Bugün narteksin olduğu yerde kilisenin camiye çevrildiği dönemde yapılmış bir son cemaat yeri bulunmaktadır. Günümüzde apsisin olduğu bölüm yıkılmış ve bunun sonucu olarak da kilisenin boyu kısaltılmıştır. Böylece yapının bazilika planı büyük ölçüde bozulmuştur.

İbadet mekânının dörder sütun dizisi ile iki bölüme ayrıldığı sanılmaktadır. Günümüze yalnızca üçer sütunlu iki dizi gelebilmiştir. Yapının üst örtüsü Türk döneminde bütünüyle değiştirilmiş ve eğik kiremitli bir çatı ile üzeri örtülmüştür. Orijinal durumunda orta nefin üzerini örten çatının daha yüksek ve geniş, yan bölümlerinin de daha alçak olduğu sanılmaktadır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 671
favori
like
share
Asi Çaykaralı61 Tarih: 03.10.2009 22:47
paylaşim için tesekkürler