A: Excuse me, can I ask you something? (Afedersiniz, bir şey sorabilir miyim?)
B: Sure. (Elbette.)
A: How can I get to the Court House? (Adliye Sarayı’na nasıl gidebilirim?)
B: Walk to the end of this street. (Bu caddenin sonuna kadar yürüyün.) Turn right, when you get to the crossroads. (Kavşağa geldiğinizde sağa dönün.) After walking about 100 mt., you’ll see a street having a pastry shop on the corner. (100 mt. kadar yürüdükten sonra, köşesinde pastane olan bir sokak göreceksiniz.) Turn into that street. (Bu sokağa girin.) Court House is the third building on the left. (Adliye Sarayı, soldan üçüncü bina.)
A: Thank you. (Teşekkür ederim.)
B: Not at all (İngiltere İngilizcesi’nde) / It’s your welcome (Amerikan İngilizcesi’nde) (Rica ederim ya da Birşey değil.)

2
A: Excuse me, how can I get to the bazaar? (Pardon, pazar yerine nasıl gidebilirim?)
B: Walk along this street. (Bu caddede ilerleyin.) Turn left when you see traffic lights. (Trafik ışıklarından sola dönün.) You’ll see a big shopping center. (Büyük bir alışveriş merkezi göreceksiniz. ) The bazaar area is just behind that shopping center. (Pazar yeri, o alışveriş merkezinin hemen arkasında.)
A: Thank you. (Teşekkürler.)
B: Not at all. (Önemli değil.)
Yön tarifi ile ilgili diğer ifadeler
Turn left = Sola dönün
Turn right = Sağa dönün
Walk along ……. = ……. boyunca yürüyün
Corner = köşe
On the corner = köşede
Crossroads = kavşak
Traffic lights = trafik ışıkları
Sign = tabela
Sidewalk = yaya kaldırımı
Hospital = hastane
Post office = postane
Pastry shop = pastane
Police station = karakol
Gas station = benzin istasyonu
Building = bina
Office = ofis
Store / Shop = dükkan
Municipality = belediye

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 890
favori
like
share