Gençlik çağı, nefsin kaynadığı, şehvetlerin oynadığı, insan ve cin şeytanlarının saldırdığı bir zamandır. Gençlikte, nefsin arzûları, insanı kapladığı gibi, ilim öğrenilecek ibâdet yapılacak en kârlı zaman da gençliktir. Gençlikte, dînin bir emrini yerine getirmek, ihtiyarlıkta yapılan aynı ibâdetten çok üstün ve kıymetli olur. Hele başka mâniler de araya katılırsa, bunları dinlemeyip, yapılan ibâdetin sevâbı o kadar çoktur ki, ancak Allahü teâlâ bilir. Çünkü mâniler karşısında, ibadeti yapmak güçlüğü, sıkıntısı, o ibâdetlerin, şânını, şerefini göklere çıkarır. Mâni olmayarak, kolay yapılan ibâdetler, aşağıda kalır. Bunun içindir ki, insanların yüksekleri, meleklerin yükseklerinden daha üstün olmuştur. Çünkü insan, mâniler arasında ibâdet ediyor. Melekler ise, mâni olmadan emre itâat ediyor...

Gençlik arzuları, Allahü teâlânın düşmanı olan nefsin ve şeytanın sevdiği şeylerdir. Dîne uygun şeyler ise Allahü teâlânın sevdiği şeylerdir. Allahü teâlânın bu düşmanlarını sevindirip, bütün nimetleri veren, hakîkî sâhibi gazaba getirmek, akıllı insanların yapacağı şey değildir. Allahü teâlâ hepimize akla uygun hareketler nasîb edip, nefse, şeytana ve din düşmanlarının sözlerine ve yazılarına aldanmaktan muhafaza buyursun!


Yarın yaparım diyenler...
Bu kazanç çağında, mert olan, bu vaktin kıymetini bilip elden kaçırmaz. İhtiyârlık herkese nasîb olmaz. Nasîb olsa da rahat, elverişli vakit ele geçmez. Vakit de bulunsa, dünya zevkleri azalıp, güç kuvvet gidip, arzûlara kavuşmak imkânı ve ümitleri kalmadığı zamanda faydalı iş yapılamaz. Güç kuvvet yerinde iken, hangi mazeretle, hangi sebeple, bugünün işi yarına bırakılabilir?

Peygamberimiz sallallahü aleyhi ve sellem (Yarın yaparım diyen, helak oldu, ziyân etti) buyurdu. Eğer dünya işleri yarına bırakılırsa ve bugün âhiret işleri yapılırsa, güzel olur. Fakat bunun aksi yapılırsa, çok çirkin olur. Gençlik zamanında insanı, üç din düşmanı olan, nefs, şeytan ve kötü insanlar aldatmağa uğraşmaktadır. Bunlar karşısında, az bir ibâdet pek kıymetli olur.
Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

(Beş şey gelmeden evvel beş şeyin kıymetini biliniz: Ölmeden önce hayatın kıymetini, hastalıktan önce sıhhatin kıymetini, dünyada iken âhireti kazanmanın kıymetini, ihtiyârlamadan gençliğin kıymetini, fakirlikten evvel zenginliğin kıymetini biliniz!)

(Her asırda, her zamanda, Allahü teâlâ katında en sevgili olanlar, tövbe eden gençlerdir.)

(Tevbe eden bir gencin cenâzesi kabristana getirildiğinde, Allahü teâlâdan bir nidâ gelir: Ey Melekler, bu kabristandan azâbı kaldırın! Çünkü buraya tövbe eden bir genç getirildi. Onun olduğu kabristandakilere azâb etmeğe hayâ ederim. Ve bütün kabristandakilerden kırk gün, azâbı kaldırılır.)

Allahü teâlâ, çok merhametli olduğu, kullarına çok acıdığı için, yirmidört saat içinde ibâdete, yalnız beş vakit ayırmış, birkaç şeyi harâm edip, çok şeyi mubâh etmiş, izin vermiştir. O halde, her isteğin kolaylıkla yapılabileceği gençlik zamanını iyi değerlendirmelidir. Saâdet-i ebediyyeye kavuşturacak sebeplere yapışmalı, iyi işler yapmalı, bugünün işini yarına bırakmamalıdır.
Dünya hayatı çok kısadır. Âhiretin azâbları pek acı ve sonsuzdur. İleriyi gören akıl sâhiplerinin ihtiyârlayıp pişmanlık duymaması için, Allahü teâlâya kulluk yapılacak en kârlı zaman olan gençliğin kıymetini bilmesi lâzımdır. Hele dinsizlerin, Müslümanlarla alay edenlerin çoğaldığı, Müslüman evlâtlarını dinden soğutucu propagandaların yayıldığı zamanda yapılan az bir ibâdete, kat kat çok sevâb verilecektir. Peygamber efendimiz buyurdu ki:

Bir zaman gelecek ki!..
(Ey eshâbım! Siz öyle bir zamanda geldiniz ki, Allahü teâlânın emirlerinden onda dokuzunu yapıp, birini yapmazsanız, helâk olursunuz, Cehenneme gidersiniz! Bir zaman gelecek ki, o zamanın müminleri, emirlerin birini yapabilip, dokuzunu bıraksalar, Cehennemden kurtulurlar. O zamanda îmânı olanlara müjdeler olsun!)

Dünyanın tadına ve güzelliğine aldanmamalıdır. İnsanın şerefi ve kıymeti dünyalıkla ölçülse idi, dünyalığı çok olan kötülerin herkesten daha kıymetli ve üstün olması lâzım gelirdi. Dünyanın görünüşüne aldanmak akılsızlıktır, ahmaklıktır. Birkaç günlük zamanı büyük nimet bilerek, Allahü teâlânın beğendiği şeyleri yapmağa çalışmalıdır.

Ne mutlu ölmeden önce kendini hesâba çekenlere ve ömür sürdüğü zamanın hesâbını verebilenlere...


BENCE GECEN HER GUNUN KIYMETINI BILELIM..GUN GELIR O GUNLERI COK ARARIZ,FAKAT IS ISTEN GECER :23:

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 680
favori
like
share
Halaskar Tarih: 28.10.2005 15:46
Kardeşim ellerine sağlık sunduğun bilgiler için
HawK Tarih: 27.10.2005 23:55
Ellerin dert görmesin Cadıkız
corleoni Tarih: 26.10.2005 15:08
genç olan gençliginin kıymetini biliyorsa o zaman o gençlik degerlidir ama malesef buyuk çogunluk bilmiyoruz
tarkın Tarih: 07.10.2005 17:25
Paylaşımın için sağol kardeş.
DeNiZKiZi Tarih: 07.10.2005 16:55
Ellerine saglik CADIKIZ cok faydali bir yaziydi saolasin
PALADAYI Tarih: 07.10.2005 14:50
ALLAH razı olsun kardeşim çok güzel bir konuya değinmişsin ellerin yüreğin dert görmesin
milkboy Tarih: 07.10.2005 14:49
geldi geçti ömrüm şol el esip geçmiş gibi............
kurtjara Tarih: 07.10.2005 14:43
Çok teşekkürler cadıkızı ellerine sağlık