Bu adamlar isteseler şu anda beni öldürdüler Ama öldürmüyorlar Veyahut isteseler önceden öldürebilirlerdi Halbuki beni cephenin gerisine götürdüler Biz esirlere misafir gibi davranıyorlardı

Bu duygularla "Yazıklar olsun bana" dedim "Böyle asil insanlarla niye ben savaşıyorum ben Niye savaşmaya gelmişim Bu İngiliz milleti ne yalancıymış ne kadar Türk düşmanıymış"diyerek pişman oldum Ama bu pişmanlığım fayda etmiyor ki Bu iyiliğe karşı ne yapsam düşündüm durdum günlerce

Nihayet bize serbest bıraktılar Memleketime döndüm İşte memlekette Türk milletini ömür boyu unutmamak için koluma bu dövme Türk bayrağını yaptırdım Bu bayrağın esrarı bu işte

Benim gözlerim dolu dolu ihtiyara bakarken o devam etti:

Talihin cilvesine bakın ki o zaman ölmek üzere iken yaralarıma iyileştirerek ,sıhhate kavuşmama çaba sarfeden Türkler idi Şimdi de Amerika gibi bir yerde yıllar sonra yine iyileştirmeye çaba sarfeden bir Türk

Ne garip değil mi? Avustralya 'dan Amerika'ya gelirken bir Türkle karşılaşacağımı hiç tahmin etmezdim Size minnettarım Siz Türkler gerçekten çok merhametli insanlarsınız Bizi hep kandırmışlar Buna bütün kalbimle inanıyorum

Peşinden nemli gözlerle "Bana adınızı söyler misiniz? Dedi "Ömer" cevabını verdim Gayet merakla tekrar sordu:

Peki niçin Ömer ismin, vermişler sana ?

Babam müslümanların ikinci halifesi isminden ilham alarak bana Ömer adını vermiş

Yahu senin adın müslüman adı mı ?

Ben "Evet, Müslüman adı" deyince yüzüme baktı baktı,birden doğrulmak istedi Ban mani olmak istedim Israr etti

Ama niye ısrar ediyordu?

İhtiyarın ısrarına dayanamayıp yatakta oturmasına yardım ettim Gözleri dolu soluydu Yüzüme bakarak dedi ki:

Senin adın güzelmiş Benim adım şimdiye kadar Mr Josef Miller idi Şimdiden sonra "Anzaklı Ömer" olsun

Olsun

Peki doktor beni müslüman eder misin?Müslüman olmak zor mu ?

Şaşırdım Nasıl da birdenbire Müslüman olmaya karar gelmişti Meğer o yaşa gelinceye kadar içten içe hep düşünüyormuş da kimseyle konuşamadığı için ,soramadığı için konuşamıyormuş

Tabii dedim müslüman olmak çok kolay

Sonra kendisine imanın ve İslamın şartlarını anlatırım Kabul etti Hem kelime-i şahadet getiriliyor, hem de çocuklar gibi ağlıyordu

Yaşlılık bir yandan,hastalık bir yandan b,ir de yıllardan beri içinde kavuşmak isteyip de bilemediği için kavuşamadığı İslamiyet'e olan hasretin sona ermesi bir yandan bu yaşlı gönlü duygulanmıştı Mırıldandı:

Siz müslümanlar tesbih çekersiniz bana da bir tesbih bulsan da ben de yattığım yerden tesbih çekerek Allah'ımı ansam olur mu?

Bu sözden de anladım ki dedelerimiz savaş esnasında Hakkı'ı zikretmeyi ihmal etmiyormuş Neyse uzatmayayım hemen bir tesbih bulup kendisine getirdim

Hasta yatağında tesbih çekiyor,biz de gerektiğinde tedavisiyle ilgileniyorduk Fakat benim için o daha bir başkalamıştı Müslüman olmuştu

Bir gün yanına gittiğimde samimi bir şekilde rica ettim

Beni yalnız bırakma olur mu?

Ne gibi Ömer amca ?

Ara sıra gel de bana İslamiyeti anlat!sen çok güzel şeylerden bahsediyorsun O sözleri duydukça kalbim ferahlıyor

O günden sonra her gün yanına gittim Bildiğim kadarıyla dinimizi anlattım Fakat günden güne eriyip tükeniyordu

Kaç gün geçti tam hatırlamıyorum hastanenin genel hoparlöründen bir anons duydum "Doktor Ömer! Lütfen 217 numaralı odaya gelin!"

Dedim ki içinden "Bizim Ömer amca galiba yolcu?"hemen yukarı çıktım Odasına vardığımda gördüğüm manzara aynen şöyleydi:

Sağ elinde tesbih açık duran sol kolunun pazusunda dövme Türk bayrağı,göğsünde imanı ile ,koskoca Anzaklı Ömer son anlarını yaşıyordu

Hemen başucuna oturdum Kendisine kelime-i şehadet söylettirdim O şekilde kucağımda teslim-i ruh etti

Bir Çanakkale gazisi görmüştüm Yıllar sonra da olsa Müslüman Türk milletine olan sevgisi sayesinde kendisine iman nasip olmuştu

"Ne yalan söyleyeyim,ağladım"


Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 256
favori
like
share