ateşime erken döndüm...
el salladım gizlisinden spil'in
öptüm yamacın yeşeren yanağını,
sevdim düzlüğünü, seni gören tepenin...

belki daha çıplaktım adem'den
attığımda yüreğine taşı...
belki gelinen yolun ilk kıvrımıydım,
durma diyecektim helal...
uzağını süzme karşımda,
yüzümdür, yüzünde buluşan cennet...



hoştu hüzün dağı, girmeseydin altına...
nasıl doğru koyulduk ki söze,
patladı elinde dolma...
şimdi tufan,
şimdi zulüm, hazana yağma...

süslü peşine düşünce elindekinin,
kırılır, yüzümün ötesindeki gerçek...
ahhhhhhh, zangocun zahir sesleri
kanayan akşam olgunluğum,
gidip gelmeleri hasretin...

dayamıştı oysa dağlı rüzgar, sütlü dili,
bırakmıştı küreksiz salı sınıra...
mavi açan o güldü;
ürkek dalın ağacına sığınan...
çırpınmakkkkk, rrüzgarsızzz,
ddurrmaaaakkk, ölümdüüüü.

diyelim ki zayıfım demirimden,
bekletmişim güneşi ayaküstü...
yokluğa denenmişim...
diyelim ki etimden uzak duramadı, kanım,
birleştikçe öldürmüşüm, içinizde kendimi...

oysa öyle yaşıttık ki zulme,
ruhun yansımıştı sesine...
belki nazire, belki dokunma telaşı
ateşten evvel yürümen, kandile...

'sıcak vesika' adlı kitabından

Adnan Gül

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 270
favori
like
share
sessizsevda Tarih: 14.10.2009 01:07
emeğine sağlık
hayalll Tarih: 11.10.2009 16:09
Böyle güzel bir şiiri kaçırmamalı arkadaşlarım...

Ne denilir ki her seçtiğin diğerinden güzel..
Teşekkür ederim Şayeste..
1sidelya Tarih: 10.10.2009 07:40
diyelim ki zayıfım demirimden,
bekletmişim güneşi ayaküstü...
yokluğa denenmişim...
diyelim ki etimden uzak duramadı, kanım,
birleştikçe öldürmüşüm, içinizde kendimi...


__________Emeğine sağlık arkadaşım...