Amerikan Salatası - Can Dündar - Can Dündar Yazıları - Köşe Yazıları - Hikayeler

Aziz Nesin, Yön dergisinde yazmıştı.
4 Aralık 1945 günü Tan matbaası basılmış.
5 Aralık 1945’ten itibaren İstanbul’daki restoranların menülerinden “Rus salatası” adı silinmiş.
Yerine “Amerikan salatası” yazılmış.
“Bu, ‘komünizmle mücadele’ adı altındaki bir budalalık dönemidir” demişti Nesin…
Usta yazar, o dönem sürekli polis takibi altında tutulmuş, “Rus uşağı, komünist ajan” olmakla suçlanmış, hayli hırpalanmıştı.


Aradan 65 yıl geçti; duvar yıkıldı; “düşman”ın adı değişti, ama polis aynı polis, kafa aynı kafa...
Önceki günkü Milliyet’te Ergenekon iddianamesi eklerinden bir “teknik takip raporu” yayımlandı.
Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü’nün imzasını taşıyan 4 sayfalık raporda polis takibine girenlerle ilgili önemli suçlamalar var. Bir kısmının çok ciddi olduğu anlaşılıyor.
Ama arada şöyle bir cümle dikkat çekiyor:
“Amerikan Büyükelçiliği ile gizli kapaklı toplantılara katılmıştır.”
Kim?
Mustafa Balbay…
Nasıl “gizli” toplantı yapmış?
Olay şu:
Cumhuriyet’in Yazıişleri Müdürü, İlhan Selçuk ile telefonda konuşurken “Amerikan Büyükelçisi bugün dar bir yemek veriyormuş. Balbay da şu anda büyükelçinin masasında şarap içiyor. Bakalım ne çıkacak” demiş.
Bu konuşma teknik takibe takılmış. (Hatta dinleyen polis “Balbay” yerine “Albay” yazmış. Belki de örgütün askeri kanadının enselendiği sanılmış!)
İlhan Selçuk’a hem Emniyet’te hem Savcılık’ta bu toplantıyı sormuşlar. O da, “Balbay Ankara temsilcisidir. Büyükelçilerle görüşmesi normaldir” cevabı vermiş.
Sonra Savcılık aynı soruyu Balbay’a sormuş:
Balbay da o toplantıda Milliyet, Zaman, Referans gazetelerinin Ankara temsilcilerinin de bulunduğunu söyleyip neler konuşulduğunu anlatmış. Büyükelçi’den özel demeç alıp manşete taşıdıklarını söylemiş.


Yine tekrarlayalım:
“Ergenekon”, Türkiye’nin kaderini etkileyen tehlikeli bir suç örgütü… Ancak yürütülen dava, o örgütün davası mı, ondan çok emin değilim.
Baksanıza, dava dosyasından habire soğuk savaşın “budalalık dönemi”ne özgü mizah malzemeleri çıkıyor.
Balbay’ın darbe meraklısı askerlerle teması, gazetecilik sınırlarını aşmış olabilir; ama diğer Ankara temsilcileriyle birlikte Amerikan elçisiyle buluşmasının, polisin takip raporuna “Amerikan elçiliğinde gizli kapaklı toplantıya katıldı” diye kaydolması komik...
Hem onlar “Avrasyacı” değil miydi?
Öyle olduğu için ABD tarafından tasfiye edilmiyorlar mıydı?
Ne işleri var Amerikan elçiliğinde…?
Örgütün arkasındaki Amerikan parmağı, Özel Harp Dairesi’nin bütçesinde, kontgerillaya yollanan silahlarda, okyanus ötesinde açılan yargısız infaz ve işkence kurslarında aranmıyor da, basınla sohbet toplantılarından suç çıkarılmaya çalışılıyor.
Türkiye’nin yakaladığı aklanma fırsatı, başka siyasi hırslar uğruna heba ediliyor.


Bugün Ergenekon davası yeniden başlıyor.
Yıllar yılı Sovyet elçiliği önünde bekleyen polis artık Amerikan elçiliği önünde sotaya yattığına göre menülerde bir açılım yapıp Rus salatasına orijinal adını iade etmenin zamanıdır.
“Amerikan salatası” ismi, bu haliyle daha çok Ergenekon
davasını çağrıştırıyor.


Can Dündar

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 509
favori
like
share