çocuk sağlığı - çocuklarda normal büyüme - geç büyüme
Büyüme kavramı tek başına çocuğun fiziksel boyutlarındaki (boy ve ağırlık gibi) artışı ifade ederken, gelişme kavramı bunların yanı sıra çocuğun diğer sistemlerinin (örneğin zihinsel, motor ve hareket, sosyal alanlardaki) olgunlaşmasını da ifade eder. Normal büyüme ve gelişme süreci genetik, hormonal, çevresel (beslenme) ve psikososyal etmenlerden kaynaklanır. Bunların yanı sıra normal büyümenin sürdürülebilmesi için vücuttaki tüm organ sistemlerinin de (kalp, akciğerler, böbrek gibi) sağlıklı bir biçimde çalışması gerekir.

Büyümenin en önemli göstergesi boy uzaması ve ağırlık artışıdır. Çocuklarda boy uzaması, kemiklerin uç kısımlarındaki büyüme plakları denilen kıkırdak dokunun gelişmesi ile sağlanmaktadır. Ergenlik döneminin sonunda büyüme plaklarının kapanmasıyla büyüme de durur ve erişkin boyuna ulaşılmış olur. Büyümeyi etkileyen üç temel faktörden ilki genetik faktörlerdir. Her çocuğun boyunu anne ve babasından geçen iki grup gen birbirinden bağımsız olarak etkilemektedir. Genler büyümenin ana kalıbını (Çocuğun ırksal ve ailevi boy potansiyelini, ergenlik başlama yaşını gibi) belirler.

Büyümeyi sağlayan ikinci faktör ise beslenmedir. Normal büyüme için ve genetik boy potansiyelinin en iyi şekilde kullanılabilmesi için çocuğun yaşına uygun kalori alması ve dengeli beslenmesi son derece önemlidir. Özellikle büyümenin hızlı olduğu ilk iki yıl içindeki beslenme bozuklukları, kronik kusma, kronik ishal veya yanlış ve yetersiz beslenme, büyümenin geri kalmasına neden olan en önemli faktörlerdendir.

Büyümeyi sağlayan üçüncü faktör ise hormonlardır. İnsan vücudundaki salgı bezlerinden büyüme ve gelişmeyi ve diğer pek çok yaşamsal işlevleri düzenleyen hormonlar salgılanmaktadır. Büyümeyi düzenleyen hormonların başında beyindeki hipofiz bezinden salgılanan Growth hormon (büyüme hormonu) gelmektedir. Büyüme hormonu ve bunun etkisiyle vücutta üretilen bazı büyüme faktörleri, kemik uçlarında, büyüme plağındaki kıkırdak hücrelerinin bölünmesini ve çoğalmasını sağlayarak normal boy uzamasını temin ederler. Ayrıca tiroid hormonları gerek hücrelerdeki metabolik faaliyetleri düzenleyerek, gerekse kemik olgunlaşması üzerine etki ederek büyümeyi destekleyen önemli hormonlardır. Cinsiyet hormonları (Kızlarda estrojen, erkeklerde testosteron) ise özellikle ergenlik çağında gözlediğimiz hızlı büyümeyi uyaran temel hormonlardır. Bütün bu hormonların eksikliğinde de büyümede yavaşlama, durma ve boy kısalığı görülür.

Bu özellikleriyle büyüme, çocukların genel sağlık durumlarını yansıtan çok iyi bir göstergedir. Sağlıklı çocuk, normal büyüyen çocuktur. Bu nedenle büyümenin değerlendirilmesi, çocuğu takip eden doktorların olduğu kadar anne ve babaların da yakından izlemesi gereken bir konudur. Bebek ve çocukları erişkin insandan ayıran fizyolojik özelliklerden en önemlisi çocuk bedeninin sürekli büyüme ve gelişme gösteren dinamik bir yapısı olmasıdır. Anne ve babanın üreme hücrelerinin birleşmesi ve ana rahmine yerleşmesi ile başlayan bu süreç, doğum öncesi ve doğum sonrası aşamalardan geçerek ergenlik döneminin tamamlanması ile sonlanır ve erişkin fiziksel büyüklük ve yapı kazanılmış olur.

Büyüme, çocukların genel sağlık durumlarını yansıtan çok iyi bir göstergedir. Yetersiz büyüme bir çocuğun genel sağlığındaki bozukluğun ilk habercisi olabilir. Normal büyüme ve gelişme genetik, hormonal, çevresel (beslenme) ve psikososyal etmenlerden etkilenir. Ayrıca normal büyümenin sürdürülebilmesi için vücuttaki tüm organ sistemlerinin de sağlıklı bir biçimde çalışması gerekir. Bu nedenle büyümenin değerlendirilmesi, doktorların olduğu kadar anne ve babaların da yakından izlemesi gereken bir konudur.

Çocuğun boy ve kilosu yaş ve cinse göre hazırlanmış olan boy ve kilo eğrileri üzerinde işaretlenerek normal olup olmadığı ve normalden ne kadar sapma gösterdiği görülür. Ayrıca çocuğun boyu kabaca yılda 4 cm’den az uzuyor ise hangi yaşta olursa olsun büyüme hızı yetersizdir Bu da çocukta fizyolojik bir sorunun olduğunun göstergesidir.

Çocukların büyüme hızları her yaşa göre farklılık gösterir ve bu son derece normal bir durumdur. Ancak çocuğun büyüme hızını değerlendirirken, çocuğun yaşı mutlaka göz önüne alınmalıdır. Örneğin doğumdan sonraki ilk yıl içinde çocuğun boyu yılda 25 cm artar iken bu oran 4 yaşından itibaren yılda 5–6 cm’ye iner. Çocuklarda büyüme ilk yıl içinde ayda bir daha sonra üç ayda bir sonra ise yılda iki kez boy ve kilo ölçümü yapılarak gelişimin normal olup olmadığı değerlendirilmelidir.

Büyüme geriliğine yol açan bazı durumlar vardır. Anne karnında yetersiz beslenme sonucu düşük doğum ağırlığı ile dünyaya gelme, doğum sonrası özellikle ilk iki yaştaki beslenme yetersizlikleri, sistemik (kronik) hastalıklar ve büyümeyi sağlayan büyüme hormonu, tiroid hormonu gibi hormon eksiklikleri, ergenlik gecikmesi büyümenin geri kalmasının nedenleri arasındadır.

Büyüme ile ergenlik arasında ki farka gelince; büyüme ile ergenlik arasında çok yakın bir ilişki vardır. Kızlarda 2–3, erkeklerde 4–5 yıl kadar süren ergenlik döneminde boy uzama önce hızlanır, sonra ise yavaşlayarak durur. Bu sürecin sonunda artık erişkin boyuna ulaşılmıştır ve daha fazla büyüme olmaz. Ergenliği erken başlayanlarda büyüme daha erken sonlanır. 6 yaşından itibaren çocukların erişkin boylarının ne kadar olabileceğini tahmin edilebilir. Bunun için el-bilek grafisi çekilerek çocuğun kemik yaşının saptanması ve bunun üzerinde bir çocuk endokrinoloji uzmanı tarafından bazı hesaplamalar yapılması gerekiyor. Ancak bu değerlendirmelerin uzman olmayan kişilerce yapılması yanıltıcı olabilir!

Büyüme geriliğinde uygulanması gereken tedavi yöntemine başlamadan önce çocuktaki büyüme geriliğine neden olan sebep bulunmalıdır. Eğer ön planda bir beslenme bozukluğu var ise önce bunun düzeltilmesi, sistemik hastalıkların tedavisi, hormon eksikliği var ise eksik olan hormonun yerine konması sorunu çözmektedir. Hormon tedavisi deyince birçok insanın aklına uygulanan tedavinin ciddi boyutlu yan etkileri gelir. Ancak zaten büyüme geriliğinin tedavisinde hormon ancak belli testlerden sonra çocukta hormon eksikliği saptanırsa kullanılmaktadır. Yoksa her kısa boylu çocuk hormon tedavisinden yarar görecek diye bir kural yoktur. Dolayısıyla eksikliği tamamlanıldığı zaman da herhangi bir yan etki beklenmez. Zaten büyüme geriliğinde kullanılan büyüme hormonu kemiklerin kıkırdaklarına etki eden bir hormon olduğu için farklı yan etkiler göstermez

Doktora ne zaman başvurmak gerekir?

Çocuğun boyu yaşına göre normal eğrilerin altında ise veya normal eğriler içinde olmasına karşın giderek düşme gösteriyorsa veya anne-baba boyu normal olmasına karşın çocuk yaşıtlarına göre kısa ise bu çocukların bir uzman tarafından değerlendirilmesinde yarar var.

Anne ve babalar çocuklarının büyümesindeki anormallikleri genellikle hemen fark ederler. Özellikle çocukların pantolon ve etek boylarının 2 yıl aynı kalması veya ayakkabı numarasının değişmemesi gibi bulgular uyarıcı olmalıdır.

Eğer çocuk sınıfındaki en kısa boylu veya en kısalardan biri ise çocuk doktoruna başvurarak büyüme eğrisi üzerindeki konumu saptanabilir. Ayrıca, büyüme geriliğine yol açabilecek risk faktörleri olan (örneğin kronik hastalığı olan çocuklar, büyümeyi baskılayabilecek ilaçlar kullanan çocuklar, düşük doğum ağırlığı ile doğmuş çocuklar, kafa travması, yarık damak, doğumsal anomalisi olan çocuklar, ergenlik bulguları erken başlayan çocuklar vb.) çocuklar da büyüme yönünden değerlendirilmelidir. Önceki bölümlerde belirtilen yıllık uzama hızının altında büyüyen çocuklarda da gerekli araştırmalar yapılmalıdır.

Tedavi ne olursa olsun, yanıt alınabilmesi için, kemikler kapanmadan önce (ergenlik tamamlanmadan önce) yapılmalıdır. Şu konunun altını özellikle çizmek gerekir ki, kızlarda adetlerin başlamasından iki yıl sonra erkeklerde ise testis hacmi 20 ml'ye ulaştıktan iki yıl sonra büyüme tamamlanmıştır ve bundan sonra boy uzatmak hiçbir yöntemle mümkün değildir. Doktora geç başvurmak ise çocukta kalıtsal sağlık problemleri yaratır. Özellikle ergenlik tamamlandıktan sonra boyu uzamıyor diye getirilen çocuklar için uygulanacak bir tedavi yöntemi yoktur.

Yeni nesil daha mı uzun?

Yapılan çalışmalar Türk toplumunun boy ortalamasının her 20–30 yılda bir 2 santimetre arttığını söylüyor. 'Türkiye Boy Grafiği'ne göre, kadınlarda 1.50 santimetre, erkeklerde ise 1.63-1.64 santimetre boyun altı 'kısa' olarak değerlendiriliyor. Uzun boylu kadın tanımlamasına 1.73 santimetre boylular, uzun boylu erkek tanımlamasına ise 1.88 boyundaki erkekler giriyor. Bu alt ve üst limitler arasında kalanlara normal boylu diyebiliriz.

Prof. Dr. Abdullah Bereket

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 1799
favori
like
share