Hayatımızı devam ettirmemiz, beslenmemiz, gelişmemiz, korunmamız, güzellikleri hissetmemiz, huzur ve güven duymamız için binlerce nimet…


Bizi yaratan Rabbimiz, çevremizi sayısız nimetlerle donatmıştır. Hayatımızı devam ettirmemiz, beslenmemiz, gelişmemiz, korunmamız, güzellikleri hissetmemiz, huzur ve güven duymamız için binlerce nimet…

Bu nimetlerden bir bölümü hemen fark edilemeyen, ancak üzerinde düşünüldüğünde büyüklüğü, manevi kıymeti idrak edilen, yokluğu kendini daha çok belli eden, derin boşluğun ve burukluğun hissedildiği nimetlerdir.

Aile, her aklıselimin idrak ettiği bir nimettir. Farklı açılardan üzerinde düşünüldüğünde kıymeti daha da iyi anlaşılan bir nimettir. İçinde feyz ve bereketin, hayır ve güzelliklerin yaşandığı bir yuva, anne için bir nimet, baba için nimet, dede, nine için nimet, hatta amcalar, dayılar, teyzeler, halalar için nimet, çocuklar için gerçekten büyük bir nimettir…

Bir başka ifadeyle; bir çocuk için en büyük nimetlerden biri, içinde sevgi ve hürmetin bulunduğu, İslâm nuruyla aydınlanmış, nafakası helal, ahlâkî güzelliklerle dolu, edeb ve terbiye ile zînetlendirilmiş bir yuvada dünyaya gelmesi ve yetişmesidir. Böyle bir nimetin, gerçekten gıpta edilmesi gereken bir nimet olduğu, başka imkânlarla kolay kolay kıyaslanamayacağı her fıtratı bozulmamış insan tarafından kabul edilir.

Aile ocaklarını güzel hasletlerle donatmak

Çocuğun varlığına, dünyaya gelişine sebep olan anne ve babanın da yavrusuna sunacağı en büyük hediye böyle bir yuvadır. Allah’ın adını anarak ahitleşmeleri, yuvalarının temellerini onun rızasına uygun olarak atmaları, âile ocaklarını onun emrettiği, Rasûlü’nün(sav) irşad ettiği gibi güzel hasletlerle donatmalarıdır…

Anne ve babalar için, içinde güzel ahlâk ve terbiye ile filizlenmiş, her adımda gönle sürur veren, göz nuru olan çocukların var olması, yuvanın onların varlığıyla dolmasıdır. Dedeler ve nineler için bunların her biri diğerinden güzel ve katlanmış nimetlerdir, göz ve gönül sürurudur. İşte o zaman hayat daha güzel, yarınlar daha ümit vericidir…

İslâm nuruyla şeref bulan her mümin tarafından bu gerçek fark edilmeli, nasıl bir nimet olduğu idrak edilmeli, yuvalar hayatın manasız akışı içinde ihmal rüzgârlarının her bir ferdini istediği istikamete sürüklediği evlere dönmemelidir.

Birçok anne, daha küçük yaşlarda kız çocukları için çeyiz hazırlamaya başlıyor, çeyizlerinde bir kusur, bir eksiklik olmasın diye son derece titiz davranıyorlar. Eksikleri tamamlıyor, zaman zaman gözden geçiriyor, yenilikler ekliyor, kırılanın yenisini alıyor veya yeni takım hazırlanıyorlar. Mutfak takımı, çeşit çeşit tabaklar, tencereler, fincanlar, bardaklar ve diğerleri, oturma odası takımı, misafir odası, yatak odası takımı, rengârenk ve eşya ile uyumlu perdeler…

Bu çeyizlerin yeni yuvaya taşınacağı, alınacak diğer eşya ile birlikte yuvanın döşeneceği, kenar, köşe bezeneceği anı hayal ediyor, bu hayallerini zaman zaman başkalarıyla paylaşıyorlar.

Bütün çeyizler bir tarafa iffet bir tarafa

İsraf ve gösterişe kaçmamak, evlilikleri zorlaştırmamak şartıyla bunu çok yadırgamıyoruz. Ancak bunları dile getirirken düşünülmesini istediğimiz bir başka gerçek var. Onu hatırlatmak ve onun üzerinde düşünülmesini istiyoruz: Acaba hangi çeyiz, bir genç kızın ahlâkından daha güzel olabilir, onun güzel hasletlerini gölgeleyecek değere ulaşabilir?

Hangi genç kız, hayat arkadaşına iffetinden daha kıymetli bir dünya malı bulup da götürebilir? Selim fıtratını kaybetmemiş bir insan için hangi dünya malı iffetin yerini tutabilir? Bütün çeyizleri bir tarafa koysanız, iffeti diğer tarafa koysanız acaba hangisi ağır basmalıdır?

Bunun cevabını hepimiz biliyoruz. Ancak gerçek manada şuurunda olduğumuzu söyleyemiyor, kapıldığımız hayat selinden kurtularak yolumuzu ve yönümüzü doğru tayin ettiğimiz kanaatini taşıyamıyoruz.

Allah Resulü (sav); “Sana kişinin saklayacağı en hayırlı hazineyi haber vereyim mi? Saliha kadın. Ona baktığında gönlüne sürur verir. Bir şey söylediğinde itaat eder, yerine getirir. Yanında olmadığın zaman, hem malını hem de iffetini korur.” buyuruyor. [Sünen-i Ebu Davûd, El-Müstedrek, Hâkim, hadisin sahih olduğunu söylemiş, Zehebî de onu tasdik etmiştir]

Böyle bir kadın elbette ki yuvasının saadet kaynağı olur. Aynı şeyler şüphesiz erkek için de geçerlidir. Hayırlı davranışlar, salih ameller, güzel hasletler karşılıklı olunca gelişir, gönülden gönüle geçer, bereketlenir, artar ve meyve verir…

Aynı şeyler erkek için de geçerlidir. Ne sunacağı altınlar, ne bindiği araba, ne donattığı ev, ne de diğer malları onun kendi şahsında taşıyacağı iffet duygularından, dürüstlük, mertlik, cesaret, cömertlik, sevgi, merhamet, ilim, irfan sevgisinden, ahlâkından, helal lokma şuurundan, hak yolda Rabbinin istediği gibi yürüme azminden, hak yolda yürürken İblisin temsilciliğini yapıp dil uzatanların söz ve davranışlarına aldırmadan dik durma ve dik yürüme şuuruna sahip olmadan daha kıymetli olabilir?

Dünya mallarından daha değerlisini bilmek…

O halde dünya mallarına, mesleğe, diplomaya gösterdiğimiz dikkat ve titizliği iffet ve güzel ahlâk için de gösteriyor muyuz? Çocuklarımız için gösteriyor muyuz? Kendimize veya çocuklarımıza eş ararken gösteriyor muyuz? Kendimiz, yuvalarımızın temellerini çeyizlerden ve dünya mallarından daha değerli şeyler üzerine atmak zorunda olduğumuzu hissediyor muyuz?

Bu konu, günümüzde üzerinde çok ciddî bir şekilde düşünmemiz gereken bir hal aldı. Birçok değerimiz yıpranırken en çok hırpalanan ve yıpranan değerler arasında ailevi değerlerimiz de yerini aldı. Ailenin temellerinin çürümesi hem fertleri, hem de cemiyeti çürütür. Çürüyen bir millet yıkılmaya mahkûmdur. Ancak milletlerin yıkılması, çürüyen evlerin veya ağaçların yıkılmasından daha gürültülü ve daha acılıdır.

Kur’an ve Sünnet rehberliği…

Allah Kelâmı, Allah Resulü’nün buyrukları, tavsiyeleri, irşatları incelendiğinde, içinde aileyle, çocuklarla, yeni yetişecek nesillerle ilgili nice güzellikler, davranışlarında nice incelikler ve hikmetler olduğu görülecek ve bu örnek davranışlar bizlere ışık tutacaktır. Yolunda yürümek isteyenlere, doğruya, hikmete değer verenlere rehberlik edecektir.

Bu buyruklar ve nasihatler bizim iki ana kaynağımızdan gelen buyruklar ve nasihatlerdir. Kur’ân ve Sünnet rehberliğinde ilerleyenler hızlı ve emin adımlarla ilerler, dünya hayatında da, Sırat’ta da ayakları kaymaz.

Aile fertleriyle hakka, iki cihan saadetine doğru atılan adımlar daha huzur verici, daha şevk artırıcı, daha gönül coşkusu aşılayıcı adımlardır.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 331
favori
like
share
NeO Tarih: 11.10.2009 20:25
Avrupa da bi örnektir aile çürümesine.