tevekkül - sabır

[FONT="Microsoft Sans Serif"]Tevekkül; Sebeplere gereğince teşebbüs ettikten sonra neticeyi ALLAH’tan beklemek ve O’nun takdirine razı olmaktır.Sabır ise; Zorluklara ve acılara katlanmak. Halinden şikayet etmemektir.

İnsan içinden çıkılmaz gibi görünen her hadisede tevekkül kapısını sabır tokmağıyla çalmalı…Çünkü; bu kapı insanı; darlıktan genişliğe, zahmetten rahmete buyur eder.İnsan gücü yettiği kadar duyar,görür,işitir.Yani; nihayet bulan bir çizgisi var.Bu nihai noktanın (ihtiyaca yönelik) sonsuza dönüşmesi, sonsuz güce dayanmakla mümkündür.Ne acibtir ki;Kainatta canlı varlıklarda olduğu gibi cansız varlıklarda da tevekkül yetisi vardır.Mesela;Toprak altındaki tohumlar, yumurtalarını uzak denizlere bırakıp geri dönen balıklar, rızık kaygısına düşmeden yavru yapan hayvanlar ve nihayet yollarını bilmeden süratle dönen gezegenler birer tevekkül sahnesi sergilerler…

İnsan tevekküle en ziyade muhtaç varlıktır.Çünkü;Acizliği her halde her hareketinde ayan olan insan baki arzu ve isteklerine cevap vermekte tedarikte de aciz.İstekleri oldukça fazla, ihtiyaçları pek ziyadedir.Öyle bir güce ihtiyacı vardır ki; onun sonsuz isteklerine cevap verebilsin.Bakiye yönelik arzularını kırmasın.Buna kudreti yetecek tek varlık vardır; Sonsuz Baki Olan Cenab-ı Hakk…


Tevekkül üç mertebedir. Birinci mertebe,Cenabı Hak’kın inayetine itimat etmek.

İkinci mertebe, ALLAH’tan başkasından yardım beklememek.

Üçüncü mertebe ise her işte Hakk’ın rızasından ayrılmamaktır.

Demek ki tevekkülün birinci mertebesi (itimat), ikinci mertebesi (inkıyat), üçüncü mertebesi ise (teslim ve rıza)dır.

Sonsuz gören, işiten, duyan, ve ol demesiyle Kainatta her şeyin olmasına güç yettiren Rabbimiz var.O’nun gücü kainatta her şeye yeter.O sevdiği kulunu, kainatta tüm mevcudata sevdirir.En sevdiği Habib-i Zişan’ı bir hurma kütüğüne bile sevdiren ALLAH (c.c)… İçinden çıkılmaz görünen her meselenin çözülmesi Onun kudretiyle hikmetinin iktizası gerekliliği) iledir.Bunu böyle bilmek ve Onun sonsuz kudretini dayanak noktası bilmek lazım geliyor.

İmtihan ne kadar büyükse, (kazanıldığı takdirde) müthiş neticeleri de meyve verecek demektir.İmtihanın büyüklük derecesini bilmeye/görmeye belki bizler muktedir değiliz ancak, dayanılması zor musibet, hastalık gibi (zahiri) şer görünen hadiseler imtihanın çetin numuneleridir.ALLAH (c.c) insana sabretme yeteneği bahşetmiştir.Demek ki kuluna dayanamayacağı sorumluluk hiçbir zaman yüklemez.İmtihana tabi insanoğlu sabrederken de yalnız değildir.”Muhakkak ki ALLAH (c.c) sabredenlerle beraberdir.” Bakara,153.

Sonsuz merhamet sahibi Rabbimiz, Arz-u hal edebilme şansı vermiş kuluna, “benimle dertleş bana derdini aç çünkü ancak ben deva olabilirim dercesine “Dua edin icabet edeyim” (Mü’min,60) buyurmuştur.

Dünya sıkıntılarından ruhumuz hastalandı ve artık bir felah kapısına ihtiyaç duyuyor işte kapı! Ne duruyoruz hemen çalmak lazım!


(Cenab-ı Hakk rıza dairesinden ayırmasın, Onun rızası uğruna geçen bereketli zamanları daim kılsın inşaALLAH.)

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 598
favori
like
share