Renkler insan yaşamını canlandıran, insanlara huzur veren, dünyanın tadı-tuzudur.
Renkler dünyanın her yerinde aynıdır. Bölgelere göre çeşitlilikleri ve dağılımları farklıdır.
Renklerin dili vardır. Çok şeyi, insanlar, karşısındakilere renklerin dili ile anlatırlar. Söyleyemediklerini ve söylemek istediklerini renklerle ifade ederler. Renklerin anaları vardır yani ana renkler ve birde ana renklerin birleşmesinden meydana gelen yavru, ara renkler. Bir ülkenin, bir bölgenin, bir kentin yaşam tarzı, kültürü var olan renkleri daha da renklendirir. Onlara farklı adlar ve kimlikler verir. Bu bir şehrin zenginliğidir. Kilis’imiz bu konuda çok zengindir. Engin kültürünü renkleri isimlendirmekte de gösterir.
Aşağıda sıraladığım renkler her yerde vardır. Başka bölge ve şehirlerde de aynı adla kullanılabilirler.
Kilis ağzı ve tavrı ile söylenmeleri bana çok etkileyici geldi.
Alaca: Siyahlı,beyazlı karışık renk.
Aşkar: Kızıl ve al renk, kızıl saçlı insanın saç ve ten rengi rengi.
Attuni: Siyah zeytin rengi.
Balakidi: Özellikle sarı saç rengini belirtmek için kullanılır.
Bozlak: Bozumsu renk.
Cengari yeşil: Kalayı gitmiş bakır kabkacağın küflü haline cengar denir. Bakır küfü, rengi.
Cıncık mavi: Cam göbeği mavi.
Çividi: Mavi renk, beyaz badana ve tülbent renklendirmede kullanılır.
Felhen rengi: Kızıl, kahverengi toprak rengi.
Fesrengi: Bordo renk.
Göv: Mavi, yeşile denir. Göv soğan (yeşil soğan).
Göm göv: Masmavi.
Havayi mavi: Gök mavisi.
Kavun içi: Sarımsı turuncu renk.
Mişmişi: Sarı, turuncu arası, kayısı (mişmiş) rengi.
Nohudu sarı: Nohut tanesinin rengi. Sarı renk.
Safran sarı: Bayram pilavlarına verilen sarı renk.Açık sarı.
Şıkık kırmızı: Gelincik çiçeği renginde olan.
Veh veh sarı: Sararmış, solmuş insan rengi,sarı.
Zeytini: Zeytin rengi yeşil.
Zümrüdü: Zümrüt rengi yeşil.
Zehtiyan kara: Çok kara, simsiyah.
Zifiri kara: Simsiyah ve bulaşan bir görüntü veren siyah.
Mosmor, mormoru sizden ırak,
Alın yazınız, yüzünüz, hasa gibi ak.
Günleriniz bellor gibi berrak olsun.

M. Yaşar ÜZEL
Veteriner Hekim

****
Kalıplaşmış Kilis Sözleri

Bilim adamı yetiştiren, uzun yıllar felsefe ve mantık ilmi ile uğraşılan, bir Mevlevihane’ye sahip Kilis’imizde halk arasında kullanılan bazı kalıplaşmış deyimler vardır.
Çoğunun nereden geldiğini, ne zaman, niçin söylendiğini bilemeyiz. Ama öyle güzel örneklerdir ki, yeri geldiği zaman başka hiçbir şekilde karşılığını bulamayacağımız biçimde yerini bulur.
Ben bu kalıplaşmış sözleri birer cümle içinde kullanarak hatırlatmak istedim.
Becerikli insanlar için: Aflaton (Eflatun, antik yunan çağı bilgini) gibi, her şeyi bilor, denir.
İtibarını kaybetmiş, ukala ve zamansız konuşanlar için: Hande giden Takyanus, toh ho, denir. Hande, Farsça gülüş, gülümseme demektir. Takyanus Ashab’ı Keyf zamanında bir kral. Ve tanrılığını ilan eder. Fakat başına gelen bir felaketten sonra, etrafındakiler gülerler ve ona inanmazlar, ama inanmadıklarını da söylemezler. İş işten geçti, manasında da kullanılır. Böyük kardan beri böylesi görülmedi, ben böyük karda beş yaşındaymışım. Abartılı konuşmalar ve yaşı büyük göstermek gibi konuşmalarda kullanılır. Sanırım on sekizinci yüzyılda Kilis de kırk gün kırk gece kar yağmış. O belirli bir tarih olarak benimsenmiş.
Ört kapıyı çocuğum içeri kahya nefesi gibi soğuk esor.
Çiftlikleri, gedikleri, köşkleri idare eden kahyaların emirleri soğuk olurdu herhalde.
Teti teti yeridik de, sakke sebilimiz mi kaldı?
Biz çocuklar gibi teti yürüyemiyoruz, sen bizden sırt sırta binilerek oynanılan oyun istiyorsun.
Bizim bu, ne halimize?
Kendilerinden gücünün üzerinde beklentileri olanlara, söylenilir.
Kurbanım helli helliye de batman dudaklı ağzı selliye.
Gösterişi seven ve kendini beğenmiş kişiler için söylenir.
Alaylı ve hicivli bir eda ile söylenir.
Özellikle bu tavırdaki insanların yüzüne söylenir.
- Sefil şeyli, boz yakalı.
Kurnaz, ama kendini saf gösteren insanlara denir.
Sefil Kilis de biçare ve saf insanlar için kullanılır.
Yakasının boz (bozarmış) ve kendisinin sefil göründüğüne aldanmayın,o ne şeytandır manasına.
- Kumkertiş kimin, yılana ağı veror.
İnsanların arasına nifak sokan, dedikoducu ve arabozuculara söylenir. Uzak durulması gerektiği vurgulanır.
- Çördük, seni damda da duvarda da gördük.
Sözüne güvenilmeyen, iyi intiba bırakmayan insanların yüzüne söylenir.
Biraz da mizahi bir hiciv ile...

Benim ilk etapta aklıma gelen bunlar. Şüphesiz daha çok sayıda vardır. Benim yıllarca, Kilis’ten uzakta bulunmam nedeni ile aklıma bu kadarı geldi. Bunların yorumlanması kişilere göre değişebilir. Belleğinde
bu kalıplaşmış sözlerden bulunanlar bana gönderirlerse sevinerek bu köşede yazarım.

M. Yaşar ÜZEL

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 780
favori
like
share