Daha önceden kız istenmiş nişan yapılmış kızın cehizi gelecek cehiz gündüz herkesin çalıştığından akşam ve at arabalarıyla getirilirdi. Birkaç gün önceden akraba ve komşulara haber verilir akşam namazı sonrası at arabalarıyla cehize görede boş arabayla gidilirdi. Cadde ve sokaklardan çala söyleye kız evine gidilir orda türkülerle çalıp oynayarak cehiz alınarak boş arabaya yüklenir oğlan evine bırakılırdı. Buna cehiz getirme veya cehiz gezdirmede denirdi. Sabahına kurban kesilerek cehiz sermesi başlardı. Yemeği rahmetli çulcu ağa veya kebapçı memet pişirirdi. Bazende aileden tecrübeli kadınlar pişirirdi genellikle pilav ve sulu yemekler bişerdi hemde halle halle 30-40 kg pirinç pilavı alırdı. Cehiz sergilenir yemekler yenir, darbukalarla çalıp oynayan özel kıyafetli genç kızlar hem çehizi asar hem söyler hemde zılgıtlar çalar. Cehiz asmayı tamamlarlar. Artık DÜĞÜN hazırlıkları iyice sürmektedir. Düğünler her ailenin maddiyatına göre değişir. Davet edilirken sigara şeker ikram edilerek akbili{darısı}oğlunuzakızınıza olsun duasıyla davet edilirdi. O zamanlarda kadın düğünlerinde çalıp söyleyen Kör Elif vardı. Erkeklerinkine başta Kız Ahsan olmaz üzere Kız Kemal, Kız Feyzi mutlaka olur. Çalgılar cümbüş, keman ve darbukaydı. Bazen davul ve zurna da olurdu. Çalgıcılar: Dürbekeci Akılın oğlu Mehamet ammi –Tenekeci Hoca – Cümbüşçü Abu Hattab, Cümbüş Ali ve Kör Ergün`dü. Kadınlar düğün için mahallenin büyük havışlı{avlulu}evini isterler. Ev sahibi de seve seve verir. Kör Elif `in eşliğinde söyler, oynarlar. Gelin ellerine zılgıtlarla kına yakılırdı. Kesinlikle erkekler görmez. Düğün sahibi misafirlere düğüne girişte çerez ikram eder. Düğün sonu da kına dağıtırdı. Kına olursa akşam, düğün olusa gündüz olurdu.Erkekler daha çok eğlenir. Erkeklerin eğlencesi oturma ve traş olarak ikiye ayrılır. Yine büyük havış hazırlanır. Komşu evinin hem havışını hem matmahını{mutfağını}kullanırlardı. Bir gün önceden gerekli, yeterli hatta fazlasıyla meyve ve sebzeler alınarak düğün mezesi hazırlanır. Traş için masa kürsü kiralanır. Damlara kurulacak olan hoperlör teşkilatı kiralanır. Tabi düğünün sanatçıları 10-15 gün önceden bağlanır. Traş günü öğleden sonra eğlence başlar. Misafirler gelirken kendilerince içki çerez ve meyve paketiyle beraber teşrif eder. Düğün sahibi damadın babası veya abisi gelenleri sigara ikram eder. Elindeki içki paketini alarak içeride yer gösterir. Varsa arkadaşlarının oturduğu masaya yerleşir. Burada her kişi sigara ikram ederek hoş geldin der sigarası yanorsa alır. Kulak arkası yapar öbürlerinide alarak teşekkür belirtsinde bulunur. Eğlence başlar Cümbüş Ali veya Abu Hattab`ın cümbüşü eşliğinde darbuka kemanla kız ahsan söyler kız Feyzi, Kız Kemal oynardı. Bazen kız ahsanda oynardı. Erkeklerin kalkıb oynaması ayıbtı. Sadece yoh yoh çağırır. Çibik çalarlardı {alkış temposu}. Birazda kafaları bulunca silahlar atılırdı. Kız anasından bahşişi göndermesini ister. Ona kaynanayı söyleyerek maniler düzerdi. Eğer bahşiş az gelirse söylenmedik söz bırakmazdı. Örnek: Ekinlikte çiçekler, yük yerinde döşekler, kaynanadan kıymatlı ahırdaki eşekler… Aşağılamalı sözler bahşiş gelince normale döner. Bu arada kadınlar erkeklerin düğününü damlardan seyreder. O zaman kadınlarımız çarşaflı, yüzleri kapalı zılgıtlarla düğüne eşlik ederlerdi. Zılgıt az gelince kız ahsan onlarıda azarlardı. Düğün esnasında havışın ortasında damat traşı başlar. Berber usatsının yardımcısın koluna mendil bağlanır. Berber usturam kesmor değince mendiline para sıkıştırılrdı. Düğün bol bol yoh yohla damdaki kadınların zılgıtıyla mahalleyi şenlendirirdi. Yatsıya yakın damat hazırlanıp güveyi namazına götürülürdü. İçkili olmayanlar beraber namaz kılar. Damada dualar yapılır. Çıkınca da kalabalık tekrar sokakta camiyle ev arasını uzatarak gidilirdi. 4 – 5 adet lüks ışığında çember oluşturulup 50 metre aralıklarla çalar oynarlardı. Genellikle damadın arkadaşları oynatılırdı. Ama zorla oynatılırdı. Eğlence olsun diye bir mahalle öte camiye gidilirdi. Mahalleli ses ve eğlenceye bakmak için çıkar, bakar bazen topluluğa şeker atarlardı. Güveyi evine gelindiğinde hemen bırakmazlardı. Güveyinin sabrını zorlarlardı. Sonra eve gidilir, damadın arkadaşları da evden gider. Böylece de aile içinde başlar. Buna da ‘‘Cille’’ denirdi. Gelin, güvey, aile, mahalleli, seven, sevmeyen duysun diye sözler düzer, zılgıtlar çalarlardı. Sözlerden bir örnek: Kırmızı taksi yürüdü, üstünü güller bürüdü, biz bu kızı alana dek nice itler ürüdü… {Erkekler: Dost dooost ehey yoh yoh çağırır. Kadınlar hemen ardından zılgıt çalarlar.} Gerdek gecesinin sabahı damat babası, amcası, dayısı eşliğinde hamama götürülürdü. Hamamda gülerek, eğlenerek yıkanırlardı. Hamamdan çıktıktan sonra kız evine çerez yaptırıp yollarlardı. Kızda bir kusur olmadığında kanıt olarakta güveyi hamama giderken er vakitte zılgıt sesiyle mesaj verirlerdi. Hamam dönüşü evde aile arasında eğlenir. Buna ‘‘Asma kesme’’ denirdi. Güveyi 3 gün dışarı çıkmaz, işe ve alışverişe gitmezdi. Ayıptı. Bu düğünün bir de sinema kısmı vardı. DÜĞÜN SİNEMASI: Sabah kadın düğünün yerine sinema kiralanır, sabah matine gösterimi olmadığında sabahtan öğleye kadar kiralanır. Misafirler şeker ve sigara ikramı ile davet edilirdi. Sinema sahnesinin bir köşesi süslenir. Masanın üstüne çiçek, tatlı konur GELİN ARABASI süslenir taksinin ön kaputuna halı üzerine de bebek bağlanarak etrafı güllerle süslenir. Konvoyun önünde motosikletliler korna çalarak kız evinin önüne gidilir. Yoh yoh ve zılgıtlara sıkılan silah sesleri eşlik eder Gelin erkenden evden alınır. Komşularında kiraladığı taksilerle şehir dışına gezdirilir. Ne kadar çok araba varsa o kadar hatırlı insan olduğu söylenirdi. Şehrin hemen dışında gelin, güveyi arabadan indirilir kısa süreli çalıp söylenirdi. Yoh yoh ve zılgıt akabinde silahlar havaya defalarca sıkılırdı. Sonra tekrar konvoyla sinemaya getirilir. Buna da gelinci denir. Sahnedeki yerlerine oturtulur. Gençler sahneye çıkıp oynayacak filme kadar oynarlar. Bu arada gençler kız beğenir. Kızlara güzel görünmek için süslü gelirlerdi. Sinema oynar ve biter. Gelin eve gider.Damat oturma dediğimiz traşın benzeri {traş yok} Eğlenir gene namaz, güveyi gezdirme biterdi. Çok sosyetik diye tanınanlar ise bu düğün yerine Ayşecik parkında balo yapardı. Gaziantep'ten orkestra kiralanır. O zamanlar Edip AKBAYRAM amatör bir solistti. Kilis düğünlerine gelir çokta rağbet görürdü. Bu düğünlerde dondurma veya kola dağıtırlardı. Genellikle memur kesimi düğünü yapardı. Ama Yoh yoh ve Zılgıt hep vardı hep varolacakta… Ökkeş BAŞGÜDEN

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 3958
favori
like
share