Kader Mevzusu - İdeolojik Makale - Makaleler - Serhat Çoban

bir irademiz olduğu açık, olmasaydı hayvandan pek bir farkımız olmazdı.
peki iradeyi kader mevzusunda düşünürsek, yaşadığımız olaylarda irademizin fonksiyonu nedir? yani sürekli herkesin ağzında dolaşır durur: kişi kaderini değiştirebilir mi değiştiremez mi? işte bu husus hakkında yüce yaradan tarafından tam bilgiyle donatılmamışız.
fakat peygamber efendimiz(sav) bir hadisi şeriflerinde konuya şöyle değiniyor.
peygamber efendimiz bir sahabenin cenazesinde çok mahzun ve üzgün duruyordu. elinde asasıyla derin bir düşünceye dalmış insan portresi çizmişken mübarek ağızlarından şu sözler döküldü. :
`hiç bir birey yoktur ki ALLAH onun ahirette cennet ve cehennem yerini tayin etmemiş olsun.`
bunun üzerine oradaki sahabelerden biri;
`madem öyle neden amel yapıyor ve niçin çalışıyoruz?`

şöyle cevap verdiler:

`amel edin, herkes için ne yaratılmışsa ona o yönde bir kolaylık vardır, benim ehlimdense o yöne doğru yürür ve kim de benden değilse gideceği istikamet o taraftır.`

ve ardından şu ayetleri okudu:

`Ama kim varını ALLAH yolunda harcar ve ALLAH`tan korkar ve en güzel kelimeyi(LA İLAHE İLLALLAH) tasdik ederse, biz ona en kolay yolu hazırlarız.
Ama kim de cimrilik eder ve ALLAH`a karşı müstağni davranırsa ve güzeller güzeli kelimeyi (tevhid) yalanlarsa, biz de onu çetin bir yola zorlarız. `
Leyl(92/5-10)

Peygamberimizi diğer peygamberlerden ayıran bir özellikte kendisininde ifade ettiği gibi çok az konuşması ve kısa cümlerle bir çok konuyu açıklamasıdır. bunu neden dediğime gelince de az önceki hadisi şerif ve ayeti şerif çok kapalı bir anlam teşkil edebilir. Burada bunların tefsirini verecek seviyeye de nail olmadığımdan sadece anladıklarımı paylaşıyorum. ALLAH yanlış bilgi vermekten, kıyamet alemetlerinden biri olan; `bir gün her önüne gelen kendince fetva verecektir` gerçeğine sürüklenmekten ve bu konuda daha derin bilgilere sahip, dini konularda doruğa ulaşmış ve paylaşma cesareti (özellikle kader mevzusunda) bulamamış büyüklerime saygısızlıktan korusun.

Ve tabi ki kovulmuş şeytanın şerrinden alemlerin rabbi ALLAH`a sığınırım, Hamd Rahman ve Rahim olan ALLAH`ındır, salatı selamlar ise 18.000 aleme rahmet olarak gönderilmiş Hz. MUhammed (sav) ve onun ashabına olsun.

şüphesiz tüm kainat yaratıcının yaratma sıfatıyla eksiksiz bir ölçü ve kurallarla yaratılmıştır. biz de birey olarak kendimizi bu kainatın dışında düşünemeyiz. tabi ki bizim için belirlenen kaderde yaratılmadan önce boynumuza asılmıştır.
bizim kader anlayışımız şöyle olmalıdır: ALLAH(c.c.) Levf-i Mahfuzda (kader kalemi) bizi yaratmadan önce kaderimizi yazmıştır. sonra dünyaya iştikal edip hayatın tozunu yutmaya başlayınca meleklerde bizim işlediğimiz her bir devinimi amel kitabımıza yazmış, yazıyor ve yazacak ta ki azrail ile tanıştığımızda bu yazma işi sonlanacaktır. bu durumda ALLAH(c.c.) `ın bizler için yazdığı kader ile irademizle yaptığımız işlerin yazıldığı amel defterlerimiz karşılaştırıldığında kelimesi kelimesine aynı olacaktır.

yine kader hususunda, düşüncelerini şeytanın taciz ettiği kişiler olacaktır elbet, bu gerçeği göz önünde bulndurarak olayı vicdan açısından ele alalım.

insan yaratıldığında kendisine vicdan gibi bir rehber ile dünyaya gelir, o sızladığında hayat anlamsızlaşır, o rahat ise birey hücrede olsa bile aslında saraydadır.

araf suresi(7/172) ayetinde şöyle buyuruluyor:

Hani Rabbin, adem oğullarının sırtlarından zürriyetlerini çıkartmıştı. onlar kendilerine şahid tutarak `ben , sizin rabbiniz değilmiyim? buyurmuştu.
`evet, ey rabbimiz, şahid olduk` demişlerdi. bu şehadet
`biz , bu gerçekten haberimiz yoktu` dememeleri içindi.

henüz ruhlar aleminde ve dünyaya teşrif etmemişken rabbimiz ben sizin rabbiniz değilmiyim sorusuna cevap veren vicdanımızdır. keza her bebeğin islam üzere doğduğuna ve bir kadere tabi olduğunu ve tesadüf eseri yaratılmadığına şahit olduğu gibi..

yinede sahip olduğumuz iradenin bu kader olgusunda tek bir damlalık yer teşkil ettiğini ve kaderinde koskoca bir umman olduğunu unutmamak gerekir.

herkes islam üzere doğar derken, bize gelen hayırlı işler ALLAH`ın izni sayesindedir, o dilememiş olsaydı hayırlara vesile olamazdık, başımıza biriktirdiğimiz sıkıntı ve belalar ise nefsimizdendir.

irademizin yaşantımızda karşılaştığımız olaylarda ki etkisi olup olmadığı hakkındaki bilgiye ulaşmayı ALLAH`a havale etmek zorundayız.


Serhat Çoban

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 353
favori
like
share