[COLOR="#AA609E"]Aşk Gibi Aydınlık, Ölüm Gibi Karanlık

Mehmet UZUN

[COLOR="gray"]
"Ve on ikinci fersahın sonunda, güneş ışınları sel gibi aktı."
Büyük patlamadan bugüne, aydınlıkla karanlık sürekli yer değiştiriyor. Bir aydınlık karanlığın yerine, bir karanlık aydınlığın yerine geçiyor. İnsanlığın en kadim destanında Gılgamış, güneşin yolunu, güneşin doğuşu yönünde dağdan geçerek izlemeye koyulur. Bir fersah yol alınca, çevresini saran karanlık yoğunlaşır. [COLOR="#AA609E"]Işık yok, önünü ardını göremez. Uzun, tehlikeli ve karanlık bir yolculuktan sonra Gılgamış ışığa kavuşur.



[COLOR="#AA609E"]Bin yıldan sonra Baz da, aynı fersahlardan geçerek, Dağlar Ülkesi'ne, "karanlık" diyara doğru yola çıkar, ancak amacı Gılgamış'ın amacıyla ayn değildir. Biri ölümsüzlük otunu arar, öteki koynunda ölümü gezdirir. Ve Kevok, Büyük Ülke'den kanatlanır Jir'in ardından, boyunduruk tanımaya aşkına doğru uçar.

[COLOR="gray"]Baz'ın bakışlaına sinen ölüm karanlığ, Kevok'un gözlerine oturmuş aşkın ışığıyla aydınlanır. Ölüm-kalım savaşındda ölüm, onları sonsuz bir karanlığın içinde bırakır; ikisi de, soğuk toprağa düşer ve buna sadece gökteki yıldızlar şahit olur.

[COLOR="#AA609E"]"Yiğitler, yol göstericiler de aya benzer, önce büyür, her yeri ışığa boğar, sonra kaybolup giderler."

Beğeniler: 1
Favoriler: 0
İzlenmeler: 541
favori
like
share