Çocuklara küsen yıldızlar masalı - masallar - çocuk masalları - Filiz Güner



Bir akşam Aykız göğe bakmış. Ne ay ne de yıldızlar yerindeymiş. ‘Yine saklambaç oynuyorlar benimle’ demiş içinden. Ben de ebe olur onları sobelerim. Bilindik tekerlemeleri saymış. Tam “Önüm arkam sobe!” derken, yankılanan bir sesle irkilmiş. Başını kaldırıp baktığında Aydede’yle göz göze gelmiş.

- Boşuna uğraşma demiş, Aydede. Yıldızlar size küstü. Bir daha çıkmayacaklar ortaya.

Aykız şaşırmış. “Çocuklara küsen yıldızları da ilk defa görüyorum!” demiş alaylı alaylı.

Aydede: “Bence üzülsen iyi edersin. Bir an önce otur da düşün onları nasıl bulacağını. Yoksa geceleriniz daha da kararacak, insanlar mutsuz olacak.”

Aykız; “Ben nasıl bulabilirim ki? Üstelik neden küstüklerini bile bilmiyorum.” diye omuz silkmiş.

Aydede: “Düşünerek bulacaksın nedenini. Bulduğun her neden de seni saklanmış bir yıldıza götürecek. Sen de onları sobeleyeceksin. Sobelediğin her yıldız gökyüzünde yeniden ışıyacak. Ülkedeki insanların mutluluğu senin elinde. Elini çabuk tut, aydınlansın gecelerimiz.”

“Neden ben?” diye sormuş Aykız.

Aydede; “Çünkü ilk sen gördün onların saklandığını. Belki de bu işi başaracak tek kişi sensin.

Aykız gün doğmadan koyulmuş yola. Az sonra dağların ardından ışıyan güneşin ışıkları arasında görmüş yıldızların bazılarını. Erken kalkıp bu manzarayı görmese bulamayacakmış yıldızların bir kısmını. Meğer bu manzara ne mutlu ediyormuş insanı. ‘Şimdiye kadar ne çok şey kaçırmışım!’ diye hayıflanmış. Üstelik günü de bereketlenmiş. Tam bunları düşünürken yıldızlar uçuşmuş gökyüzüne. Anlamış ki ilk yıldız kümesi sahip olup da farkına varamadığı güzelliklerin içinde gizliymiş. Denizin üzerindeki yakamozlarda, dağların yamaçlarında, suların akışında, derelerin kıvrımlarında, ovanın yeşilinde ve daha nice güzelliklerde bulduğu yıldızlar için “Sobe!” diye bağırmış.

Etrafına bakınarak yürümeye devam etmiş. Bir balıkçı kulübesinin önünde durmuş. Yaşlı bir balıkçı ağları temizliyormuş. “Kolay gelsin balıkçı dede.” demiş. “Allah razı olsun!” demiş balıkçı.

Ağları temizlemeye yardım etmiş. Balıkçı çok sevinmiş. Başını kaldırıp da balıkçının gözlerine bakınca “Sobe!” diye bağırmış. Balıkçı şaşkın şaşkın gülümsemiş Aykız’a. Aykız anlamış ki yardıma ihtiyacı olanların gözlerinde daha nice yıldız saklı. Aç bir kediciğe bir dilim ekmek vermiş, donmuş bir serçeyi kolları arasında ısıtmış. Yaşlı bir teyzenin eşyalarını taşımış. Annesine ev işlerinde, kardeşine ödevlerinde yardım ederken bulmuş yıldızların bazılarını. Görmeyen birinin gözündeki yıldızı bile sobelemiş önündeki taşı alırken. Ve etrafa bu gözle bakınca yaşamın içine ne çok iyiliğin gizlendiğini anlamış. Yıldızlar da mutluluk içinde sobelenmişler.
Akşam olunca bir şenlik başlamış gökyüzünde. Aykız mutluluk içinde göğe bakmış. Yıldızlar yerlerini almış. Ama hâlâ eksikler varmış.

Ertesi gün yine gün doğmadan çıkmış yola. Yine güzellikleri seyrederken bir parka varmış.

O sırada ellerinde bebek arabası olan bir kadınla bir adam çıkagelmiş. Bebeği sevmek için izin istemiş Aykız. Bebeği severken onları izleyen adamla kadının bakışlarında yakalamış iki yıldızı. Anlamış ki anne ve babaların gözünde saklıymış yıldızların bazıları. Çocuklarına sevgiyle bakarken görünürmüş onlar. Tüm anne ve babalar için “Sobe!” diye bağırmış.
Güneş tam tepesine dikildiğinde okula geç kalacağım diye koşmuş evine. Aklı hâlâ yıldızlardaymış. Bu oyuna kendini öylesine kaptırmış ki Aykız, bıraksalar ömür boyu yıldız arayacakmış. Okul bahçesinde oynayan öğrencilerin gözlerinin her zamankinden farklı ışıldadığını görmüş. Biraz daha dikkatlice bakınca “Sobe!” diye bağırmış. Yıldızların bir kısmı da öğrenme isteğiyle dolu çocukların, çocukların gözlerindeymiş meğer. Öyle bir bağırmış ki okul yankılanmış. Herkes saklambaç oynamak için toplanmış bahçede.

Akşam olunca büyük bir heyecanla koşmuş pencereye. Yıldızların neredeyse hepsi göz kırpıyormuş Aykız’a.

Aydede, “Birkaç yaramaz yıldız hâlâ kayıp.” demiş. Aykız bu defa nazlanmamış. Ertesi gün yine yıldız aramak için çıkmış yola. Bu defa nereye baktıysa daha önce bulduğu yıldızların yansımalarını görmüş. Yaramaz yıldızlar öyle saklanmışlar ki… “Bulmak kolay olmayacak.” demiş Aykız. Neredeyse ümidini yitirmek üzereymiş.

Dalgın dalgın yürürken önündeki arkadaşının çantasından kaleminin düştüğünü görmüş. Hemen onu alıp arkadaşına vermiş. Arkadaşı, ‘Teşekkür ederim sana!” dediği anda gözlerinde bir yıldız parlamış. Aykız anlamış ki, son yıldız teşekkür yıldızıdır. O zaman bütün yıldızları ve güzellikleri verene binlerce teşekkür ede ede devam etmiş yoluna. Akşam oturmuş pencereden seyrederken gökyüzünü, milyonlarca yıldızın artık tastamam olduğunu, aydedeyle birlikte pencereden kendilerini sayan çocuklara güldüklerini görmüş.
Filiz Güner

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 6514
favori
like
share
KuvvetmiraTR Tarih: 16.02.2010 15:14
emeğine sağlık