HERKES RÜYA GÖRÜR MÜ?

Evet.Laboratuar çalışmalarına göre, rüyalarımızın birçoğunu uykunun REM safhasında deneyimliyoruz. REM (rapid eye movement) fazı, ismini bu devrede hızla hareket eden gözkürelerimizden almış. Bu safhada beyin elektriksel olarak oldukça aktif, buna karşılık bedenimizin hemen tüm kasları tamamen gevşemiş durumda. Bir gece boyunca ortalama 3-4 kez REM uykusuna gireriz ve bu her 90-100 dakikada bir meydana gelir. Uykumuzu uzatırsak, her bir REM safhası da gecenin başındakilere oranla daha uzun olurlar. Uykunun son REM siklusu ortalama 45 dakika sürer ve en canlı rüyalarımızı da bu sonuncu REM’de görürüz.


RÜYALARIMIZI HATIRLAMADA NEDEN ZORLUK ÇEKERİZ?

Bazı insanlar gece boyunca gördükleri tüm rüyaları büyük bir netlikle hatırlayabilirlerken bazılarıysa ya hiç rüya görmediklerini zanneder veya nadiren rüyalarını hatırlarlar. Uyku boyunca meydana gelen hemen hemen herşey (rüyalar, gece boyunca kısa süreli uyanıklıklarda aklımıza gelen düşünceler, vs..) sabah olduğunda unutulur. Uykunun doğasında tüm bunları –hemen yazılmadığı takdirde- unutturan bir şeyler var. Bazen günün orta yerinde veya görüldükten fünler sonra aniden bir rüyayı hatırlarız. Demek ki, rüyalar tamamen kaybedilmiyorlar; sadece onları gizlendikleri yerden çıkarmaya dair zorluk çekiyoruz uyandığımızda. Uyku ve rüyalar, alkol de dahil olmak üzere, kullanılan maddelerden ve ilaçlardan oldukça etkilenirler. Dahası, düzenli kullanılan bir ilacın aniden kesilmesi kabuslara neden olabilir. Bu nedenle, doktorunuza, size verdiği ilaçların bu tip yan etkileri olup olmadığını sormanızı tavsiye ederim.


RÜYA HAFIZAMI NASIL GELİŞTİRİRİM?

Bunun en temel yolu, uykuya dalmadan hemen önce kendinize şu cümleyi tekrarlamaktır: “Göreceğim rüyaları hatırlamak istiyorum.” Yatağınızın yanıbaşına bir not defteri veya kayıt cihazı koyun. Uyandığınızda, yatağın içinde mümkün olduğunca az hareket edin ve başlamakta olan gün hakkında hiçbir şey düşünmemeye çalışın. Yanınızdaki kağıda gördüğünüz tüm rüyaları veya gözünüzün önünde kalan imgeleri kaydedin. Konsantrasyonunuzu bozabilecek en ufak şey, rüyanızın hafızanızdan yavaş yavaş silinmesine yol açacaktır. Eğer rüyanızın tamamını hatırlayamıyorsanız, çok zayıf bir hatıra da olsa, uyanmadan önce aklınızda olan son şeyi yazın.


RÜYALAR RENKLİ MİDİR?

İnsanlar rengi ancak gerçek anlamda görsel bir deneyimin doğal bir parçası olarak algıladıkları veya rüyalarını hatırlamakta zorlandıkları için rüyalarının renksiz olduğunu iddia etseler de rüyaların hemen hepsi renklidir. Günlük hayatlarında renklerin daha fazla farkında olan insanların anlattıkları rüyalarda renklerin yine kuvvetle vurgulandığı dikkati çeker.


RÜYALARDA GÖRÜLENLERDEN ÖĞRENİLEBİLECEK BİR ŞEY VAR MIDIR?

Her ne kadar bilimadamları bu konuda birbirine karşıt fikirler sürüp tartışmaya devam ediyor olsalar da, kendi gördükleri rüyalar üzerine çalışma yapan veya yapılan insanların hepsi de rüyalarının onlar için çok anlamlı olduğunu vurgularlar. Rüyalar, rüyayı gören kişinin duygularını, düşüncelerini, davranışlarını, kişilik yapısını, tepkilerini ve değer yargılarını anlamakta çok işe yararlar. Birçok insana göre, rüyalar çözülmek için bekleyen sorunlara ışık tutarlar. Dahası, sanatçılar, yazarlar ve bilimadamları rüyalarında sık sık yaratıcı fikirler bulduklarını söylerler.


RÜYALARIMI YORUMLAMAYI NASIL ÖĞRENEBİLİRİM?

Akılda tutulması gereken en önemli nokta, rüyalarınızın sizin şahsi duygu ve düşüncelerinizi yansıttığıdır. Rüyanızda gördüğünüz insanlar, olaylar durumlar ve duygular tamamen size özeldir. Bazı rüya uzmanları şu teoriyi savunurlar: “Farklı insanlar, kültürler ve zamanlarda karşımıza çıkan tipik ve arketipik rüyalar ve rüya elemanları vardır.” Bununla birlikte, genellikle, aynı imge veya sembolün farklı insanlar için farklı anlamları vardır. Örneğin, rüyada görülen bir fil bir hayvan bakıcısı için farklı, en sevdiği oyuncağı peluş bir fil olan bir çocuk için bambaşka anlama sahiptir. Bu yüzden “Rüya Tabirleri Sözlüğü” adı altında piyasaya sürülen kitaplardaki açıklamaların birçoğu kullanışlı olmaktan uzaktır. Yapılması gereken en doğru çalışma, rüyanızda gördüğünüz her imgeyi ve size çağrıştırdıklarını sabırla ve ısrarla düşünmek ve gün içinde bu imgelerin hayatınızla paralellik gösteren bağlantılarını sorgulamaktır. Eğer bir rüya günlüğü tutar ve uzunca bir sürenin sonunda kaydetmiş olduğunuz rüyaları topluca incelerseniz bütünsel rüya yaşamınıza dair en doğru manzarayı elde edersiniz.


AYNI RÜYAYI DEFALARCA GÖRMEM NE ANLAMA GELİR?

Tekrarlayan rüyalar, aynen herhangi başka bir rüyayı ele alır gibi incelenebilir. Araştırmacının yapması gereken şey, rüyada görülenler ile rüyayı gören kişinin duyguları, düşünceleri, davranışları, kişilik yapısı ve değer yargıları arasında paralellikler aramaktır. Tekrarlayan rüyaların simgelediklerini çözmek, çoğu zaman, rüyayı gören kişinin uzunca bir süredir boğuşmakta olduğu bir sorunu halletmekte yardımcı olur. Tekrarlayan rüyaların hangi sıklıkta görüldüğü, görülen gecelerin öncesindeki günlerde yaşanılanlar arasında bir paralellik olup olmadığı, her tekrarda farklılaşan detaylar olup olmadığı yorumcu için önem arzeder.


KABUS GÖRMEK NORMAL MİDİR?

Kabusların nedenleri arasında stres, travmatik deneyimler, emosyonal güçlükler, kullanılan ilaçlar veya hastalıklar vardır. Bununla birlikte, günlük hayatında bunlar veya benzeri hiçbir sorunu olmamasına rağmen sık sık kabus gören insanlar vardır. Son çalışmalar, bu insanların ortalamaya göre çok daha açık, hassas, inançlı ve duygusal olduklarını gösteriyor.


RÜYANIZDA ÖLDÜĞÜNÜZÜ VEYA UZUN BİR DÜŞÜŞÜN SONUNDA YERE ÇARPTIĞINIZI GÖRÜRSENİZ GERÇEK HAYATTA DA ÖLECEĞİNİZ DOĞRU MU?

Hayır, bunun gerçekle hiçbir alakası yok. Rüyasında öldüğünü veya yere çarptığını anlatabilen birileri olduğuna göre böyle bir varsayımın gerçekle ilgisi olamaz. Kendi adıma şunu söyleyebilirim: “Uzun yıllardır lucid rüyalar görüyorum ve yapmayı en sevdiğim şeylerden biri de rüyada olduğumu bildiğim için yüksek binaların tepesinden atlayıp yere çakılmayı denemek. Bunu takiben en severek yaptığım şey, rüyada yanımda olan ve yaptığım bu gösteriyi seyreden insanlara ölmememin tek nedeninin o anda rüya olmam ve onların da hayali kahramanlar olduklarını söyleyip eğlenmek.”


RÜYALAR GELECEKTEN HABER VEREBİLİRLER Mİ?

Henüz gerçekleşmemiş olaylara dair haber verdikleri iddia edilen birçok rüya vardır. Bunların bazıları tesadüftür, bazıları hafızamızın bize oynadıkları bir oyundan ibarettir veya öğrenilen bir olay ile zihnimizde sürekli şekil değiştirmeye müsait bir şekilde dolanıp duran bir rüyamız arasında kurduğumuz bağlantıların sonucudur. Ancak; durugörü, telepati ve geleceğe dair rüyalarla ilgili çalışmalar yapan bazı laboratuarların sundukları raporlarda (ki bu konularda laboratuar çalışması yapmak oldukça güçtür) değişken sonuçlar elde edildiği bildirilmiştir. Elimdeki yabancı metinlerde bu tip laboratuar çalışmalarının varlığından sözedilmekle birlikte isim verilmediği için kaynakça gösteremiyorum, daha detaylı bir araştırmayı hakediyor. Benim ve çalışma arkadaşlarımın bu konu hakkında net bir sonuç sunabilecek veriye sahip olmadığını göz önünde bulundururarak, öznel bir yanıt vermektense konu hakkında tecrübeli insanları sitemize yazmaya davet ediyorum.


RÜYALARI KONTROL ETMEK MÜMKÜN MÜDÜR?

Uyumadan hemen önce kendimize uygulayacağımız telkinlerin yardımıyla rüyalarımızı etkilemek mümkündür. Bir dğer yolun adı da “lucid dreaming”dir. “Lucid” rüyalarda, tamamen uykuda ve rüya içinde olunmasına karşılık, birey rüyada olunduğunun farkındadır. Bazen insanlar bu tip rüyaları spontan olarak deneyimleyebilirler. Doğru bir çalışma ile bunu yapmayı öğrenmek ve böylece rüyalarımızın akışı üzerinde büyük bir kontrole sahip olmak mümkündür. Bazı şeylerin kontrolü diğerlerinden daha kolaydır; bununla birlikte, rüya üzerinde mutlak kontrol hemen hemen imkansızdır.

Rüya Kaç Saniye Sürer?

Bilim adamları rüyanın süresi üzerinde kesin bir sonuca varamadılar. Bir kısmı birkaç saniye sürdüğünü iddia ederken bazıları da saatlerce devam eden rüyaların mevcut olduğu fikrinde ısrar etmekteydiler. Bu tartışmalar devam ederken, Dr. B. Klein adında Amerikalı bir bilim adamı yardımcıları ile birlikte hummalı çalışmalara koyuldu. Gönüllü olarak seçtiği bazı kimseleri hipnotize ederek uyuttu. Belli bir süre sonra uyandırıp rüyalarını dinledi. Neticede, bir rüyanın yirmi saniyeyi geçmeyecek kadar kısa sürdüğünü tespit etti. İşin enteresan tarafı şuydu ki ; uyandırdığı gönüllüler üç beş saniye süren rüyalarını saatlerce anlatabiliyorlardı. Hatta bir kısmının rüyası yazılsa ortaya kalınca bir macera romanı çıkabilirdi. Dr. Klein yılmadan tecrübelerini sürdürdü. Bu iş üzerinde sarf ettiği pek çok mesai sonunda vardığı netice; en uzun rüyanın doksan saniyeyi geçirmediği idi. Bu konudaki çalışmaların ardı arkası kesilmedi. Chicago Üniversitesi uzmanlarından Dr. Kleitman ve öğrencisi Aserinsky 1953 yılında geniş çapta çalışmalara başladılar. Objektif deneylerini daha sonra nörofizyolojik sahada devam ettirdiler. Dr. Kleitman otuz yıldan beri kendisini rüyadan mahrum etme denemeleri yapmaktaydı. Fakat hiç bir zaman bir haftadan fazla tahammül gösterememişti. Otuz yıllık çalışması aradığı sonucu vermeyince başkaları üzerinde değişik denemeler yapmaya başladı. Deneyin sonunda , rüya esnasında kısa ve uzun süren süratli göz hareketlerine şahit oldu. Denemeye tabi tuttuğu kimseleri, göz hareketlerinin başladığı ve bittiği devrenin muhtelif bölümlerinde uyandırdı. Böylece her defasında kişilerin rüya görmekte olduğunu öğrenmiş oldu. Bu tespitin doğruluğunu ilim çevrelerine delilleriyle sunmak gereğini duydu. Ömrü boyunca hiç rüya görmediklerini iddia eden kimseleri toplayıp onlar üzerinde tecrübeler yaptı. Göz hareketlerinin başladığı anda uyandırdığı bu kimseler hayret ve şaşkınlık içinde ilk defa rüya gördüklerini söylediler. Dr. Kleitman bundan şu sonucu çıkardı. Herkes rüya görmekte, fakat bazı kimseler rüyalarını hatırlayamamaktadır. Rüyanın objektif olarak en kuvvetli delili ise uyumakta olan kimsenin süratli göz hareketleridir.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 4388
favori
like
share
altan mutlu Tarih: 09.11.2009 18:33
saçma sorular