Çocuklar ana ve babayı yarınlara taşıyan birer gemi gibidir. İnsan onlarla yaşar, yarınlara onlarla seslenir.Kıyamet günü bile onlarla yüzü nurlanır. Efendimiz s.a.v. Ne güzel buyurmuş:
‘Evleniniz çoğalınız ben kıyamet günü sizin çokluğunuzla iftihar edeceğim’.
Çocuk sahibi olmak için yanıp tutuşan peygamberlerden birisi Zekeriya a.s. Diğeri de Hz. İbrahim a.s. dır. Zekeriya a.s. yaşı 80’ine dayanmış, saçlarına aklar düşmüş ama hala baba olma hasretiyle dopdolu peygamber. Şöyle yalvardığını görüyoruz:
‘Ey Rabbim, gerçek şu ki, benim kemiklerim gevşedi, başım bembeyaz alev aldı(saçlarım ağardı) ve sana ettiğim dua ile hiçbir zaman mutsuz olmadım.
‘Ben, arkamdan gelecek yakınlarımdan endişe ediyorum. Karımsa kısır. O halde, katından bana bir çocuk ihsan et’ Meryem sur: ayet 4,5


Bu yalvarış kabul görür, Allah’u Teâla O’na Yahya a.s. mı müjdeler.
Sevgili Peygamberimiz, Hz. Muhammed (s.a.v.) sokak ve çarşılarda karşılaştığı çocuklara selâm verir, saçlarını okşar ve onlara ikrâmda bulunurdu. Çocuklara karşı çocuk gibi davranır, onların dünyalarına girebilmeyi en iyi O başarırdı. Bir hadis-i şeriflerinde: ‘Küçük çocuğu olan, onun hatırı için çocuklaşsın.” Bir diğer hadislerin de: ”Hiç bir baba çocuğuna güzel ahlâk ve terbiyeden daha üstün bir hediye vermiş olamaz.”
Öyle ki, bazen ağlayan bir çocuk sesi duysa namazını bile kısaltır, annenin çocukla meşgul olmasına imkân verirdi.
Peygamberimiz Mescitte namaz kıldırırken cemaatte çocuklu anneler de bulunurdu.
Sahabîlerin bu husustaki anlatımı şöyle:
‘Resulullah bize sabah namazını kıldırmıştı. Namazda iki kısa sûre okudu. Namaz bitince Ebû Said el-Hudrî sordu:
‘Yâ ResulAllah bugün daha önce yapmadığınız bir şekilde namazı kısa kıldırdınız…’
‘Peygamberimiz şöyle açıkladı:
‘Geride kadınlar safındaki çocuk sesini duymadın mı? Annesinin onunla ilgilenmesini temin edeyim dedim.’
Çocuğa en çok annesi şefkat gösterir. Bir hadis-i şerifte annenin çocuğuna gösterdiği şefkatten dolayı büyük sevap kazanacağı müjdelenir. Olay şöyle gelişir:
Bir gün fakir bir kadın iki kızı ile Hz. Âişe’yi ziyarete gelmişti. Hz. Âişe de evde onlara ikram için bir tek hurmadan başka verecek bir şey bulamamıştı. O hurmayı anneye verdi. Anne de hurmayı ikiye bölerek çocuklarına yedirdi. Hz. Âişe bu durumu Peygamberimize anlatınca, Peygamberimiz o kadın için şu müjdeyi verdi:
‘Çocukları hakkıyla sevmek ve onları korumak, Cehennemden kurtuluşa vesiledir.’
Çocuğu sevip öpmenin çok büyük bir sevap olduğunu da Peygamberimizden öğreniyoruz:
‘Çocuklarınızı çok öpün. Çünkü her öpücük için size Cennette bir derece verilir ki, iki derece arasında beş yüz senelik mesafe vardır. Melekler öpücüklerinizi sayarlar ve sizin defterinize sevap yazarlar.’
Peygamberimiz çocuklara gösterdiği şefkatte din ayırımı yapmazdı. Bir Yahudinin çocuğu hastalanmıştı. Bunu duyan Peygamberimiz çocuğu ziyarete gitti…
Bir savaş esnasında birkaç çocuk iki tarafın arasında kalmış ve öldürülmüşlerdi. Peygamberimiz bu hadiseye çok üzüldü.
Sahabeler, ‘Ya ResulAllah, onlar müşrik çocuklarıdır, niçin üzülüyorsunuz? ‘ diye sordular.
Peygamberimiz, ‘Onlar doğdukları gibi duruyorlar. Sakın çocukları öldürmeyin, aman çocukları katletmeyin. Her can ilk yaratılışta tertemizdir’ buyurarak konuya dikkatlerini çekti.
Peygamber Efendimiz (s.a.s.) , hayatında hiç bir çocuğu üzmemiş ve kalbini kırmamıştır. Küçük yaşta Rasululah’a hizmet etmeye başlayan Enes (r.a) diyor ki: ‘On sene Hz. Peygamber1e hizmet ettim. Bana bir defa olsun üf demedi. insanların en güzel huylusuydu. ”
Bir hadis-i şerifi, Hz. Ömer r.a. şöyle naklediyor:
Resûlullah (s.a.v.) bir muharebe meydanında, ashabı kiramla dolaşırken buldukları bir kuş yavrusunu mübarek ellerine aldılar. Yavru kuşun anne veya babasından biri bunu görünce, yavruyu tuttukları ellerine saldırdı ve yavru yere düştü. Bunu üzerine Resûlü Ekrem (s.a.v.) Efendimiz şöye buyurdu:
‘ Bu kuşa hayret etmiyor musunuz? Yavrusu alındı ve hemen buna karşılık vererek ellerimize saldırdı. Allah’a yemin ederim ki, O, kullarına bu kuşun yavrusuna gösterdiğinden daha merhametlidir.’
İnsan şimdi kendi kendine soruyor. Biz bir kuş kadarda mı olamayacağız.Tarihin derinliklerinden tam zamanımıza kadar sürüp gelen çocukları katletme olayı,Kur’an tarafından kınanmaktadır. Pek çok fersiz ışığın yanında, güneş gibi parlak ve yegane yol gösterici Kur’an ne diyor:
‘Beyinsizlikleri yüzünden, körü körüne çocuklarını öldürenler ve Allah’ın kendilerine verdiği nimetleri Allah’a iftira ederek haram sayanlar mahvolmuşlardır; onlar sapıtmışlardır, zaten doğru yolda da değillerdi’. Enam sur: ayet.140

Allah evlatlarını öldürenleri rüsvay edeceğini bildirmiş. Çocukların öldürülmesini yasaklamış.
‘Yoksulluk endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin; onlara ve size biz rızık veririz. Şüphesiz, onları öldürmek çok büyük bir günahtır’. İsra sur: 31
En öldürücü zehir nikotin, sigara içenlerin kanında yer eder. Bu zehir, alkolden daha çabuk kana karışır. Babanın menisi bu zehirli kandan meydana gelir.Ananın sütü, bu zehirli kanla yoğrulur.
Henüz hayatı zar zor yakalaya bilmiş olan cenin, her iki taraftan da büyük darbe yemiştir. Ana rahmi, baba sulbü ikisi de zehir küpü. M. Akif güzel söylemiş:
Merhametin yok diyelim nefsine,
Merhamet etmezmisin evladına.
Ey sigara tutsağı ana!
Gerçek ana olmaya güçün yetmiyorsa doğurma. Doğurmakla madalya verilseydi, dişi domuzlar madalya rekoru kırardı..Çünkü yılda iki defa doğurur…Çok sevgi fatura ister. Öde faturanın bedelini inandır sözünün eri olduğunu.
Bebek annenin aldığı gıdalarla beslenir.Annenin kullandığı sigara, alkol bebeği olumsuz yönde etkiler.Hamilelikte sigara içen anne adaylarının, her yıl meydana gelen beşik ölümlerinin yüzde 25 inden sorumlu oldukları raporlarla ifade edilmiştir.
Sigara içen kadınlarda kısırlık, sigara içmeyenlere oranda daha çoktur. Aynı zamanda tütün, çocuk düşmelerine ve erken doğumlara neden olabilmektedir. Ölü doğan veya bir yaşına varmadan ölen çocukların çoğu sigara içen annelerin çocuklarıdır. Bir uyuşturucu maddeyi hamilelik esnasında kullanmış anneden dünyaya gelen bir ayağı kısa, bir parmağı noksan olan bebek, Annenin hatasını bir nevi bebeği çekiyor. Yavrularınıza sevginiz bu kadar mı?
Hamilelikte içilen sigara doğacak yavrunun önemli organlarına (kalp, akciğer, karaciğer) tahribat yapmaktadır. Sonra ki dönemlerde bu çocukların çeşitli hastalıklara yakalanma riskleri daha da artıyor.
Rahimlerde bu küçücük insan tomurcuklarının sakat olmamasını istiyorsanız, bir serçe kuşu kadarda bu yavrularınıza merhametiniz varsa, onları sigaranın kurbanı etmeyin, kendi ellerinizle boğazlamayın ne olur.
Ben inanıyorum ki kadınlarımız karınlarıyla mukaddestir. Her türlü saygıya layıktır. Ancak, kadın ana mı olsun? , kadın iş adamı mı olsun? kadın eş mi olsun? kadın bunları yüklenecek güçte değildir. Bu meşakkatler altında ezilen kadına bir de bu meret bulaşırsa çok ziyana uğrar. Kadınlarımız lâtif ve zarif yaratılmışlardır. Ağır yükleri onlara yüklemememiz gerekir.sizlerin insafına bırakıyorum.
Yüce Yaratıcı, anneyi de babayı da çocuğun dünyaya gelmesinde ortak birer sebep kılmıştır.
Babanın menisiyle kemik ve sinirleri oluşan, annenin menisiyle, kan ve eti teşekkül eden doğacak her yavru, temiz doğar.
Abdullah b.Mesud r.a. rivayet ediyor:
Peygamberimiz s.a.v. ashabıyla konuşurlarken bir Yahudi yanımıza geldi.Kureyşliler (Müşrikler) Yahudi ye dediler ki, bu adam kendinin Nebi olduğundan bahşediyor. Yahudi dedi ki: O’na öyle bir soru soracağım ki, ancak Nebi olan bilir. Peygamberimizin yanına geldi ve oturdu, sonra şöyle dedi: İnsan neden yaratılmıştır?
Peygamberimiz s.a.v. buyurdular ki: ‘Kadın ve erkeğin nutfesinden yaratılmıştır. Erkeğin nutfesine gelince, katı ve beyazımsıdır, ondan sinirler ve kemikler oluşur. Kadının nutfesine gelince, kaygan ve sarımtıraktır, ondan kan ve et oluşur.’ Yahudi kalktı ve şöyle dedi: Senden öncekilerde (Peygamberler) bunu böyle beyan etmişlerdir.
Çocuklarımız bizlere emanet.. Bu kirli atmosferde kendini koruya bilecek mi?
Sigara vücudu besleyen ve geliştiren, onu genç ve güçlü tutan bütün kılcal damarları tıkar.Bunun sonuncu, cilt incelir, kırışır, sararır ve erken ihtiyarlık belirtileri baş gösterir. Özellikle sigara içilen ev diğer alanlarda doğup büyüyen bebeklerde ve çocuklarda, beyin daralmaları ve zekâ geriliği hat safhadadır. Sigara dumanına maruz kalmış çocuklarda, genel olarak bir durgunluk, halsizlik, çabuk yorulma, dikkat dağınıklığı, derslerde başarısızlık, ileri yaşlarda kişilik bozuklukları ortaya çıkmaktadır.
Temiz ana sütü ile bebeğin emzirilmesi, emredilmiştir. Tam 2 yıl.Çünkü gıdanın değeri kadar, çocuğun anne sevgisini tatması önemlidir. Bu sevgi ve şefkat annelerin zaten fıtratlarında var olmakla beraber, doğumu takiben kat kat arttığı da vakıadır. annenin tesiri tartışılmaz boyutlardadır. Bu dönem içerisinde çocuğu anneden ayırmak asla doğru olmaz. Peygamber Efendimiz, harp esirleri arasında bulunan anne ve çocukların ayrı tutulmamalarını emrederek, Allah, anne ile çocuğunun arasını açanı, Kıyamet günü sevdiklerinden ayrı tutar buyurmuşlardır.
Annenin çocuk üzerindeki bu engin tesiri, o nispette sorumluluk ve hakkı da beraberinde getirmektedir. Unutulmamalıdır ki, dünyada ne varsa terbiyenin ve eğitimin eseridir. Bu da büyük ölçüde kadının eseridir.
Bu sevgiyi tatmayan çocuk, tatmini uyuşturucu ve sapıklıklara kadar varan, başka şeylerde arayacaktır.
Sigara içen annenin çocukları, annelerinin kötü alışkanlık veya sorumsuz davranış ve bencilliklerinin kurbanlarıdırlar.
Ey sigara kulları! ve onlara ses çıkarmayanlar. Zehirlediğiniz dünyada, boğulacağımız güne hazır olalım. Allah’ın çarptıkça çarpacağı gün ırak değildir.

Kaynaklar

Kuran-ı Kerim, Kutübü Sünne, Müsnedül Ahmet, sünen Tirmizi, N. Yazar, Dr.Cengiz Sandıklı..

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 490
favori
like
share