Vedalaşırken çokça kullandığımız Allaha emanet etmek sadece ayrılırken veya vedalaşırken mi kullanılır veya kullanmalıyız. Allah sadece ayrılanları mı emanet altına alır. Allah emaneti nasıl korur. Onun himayesindeki emanete kim zarar verebilir ve kimin gücü yetebilir. Her zaman her şeyimizi o Allaha emanet etmelimiyiz. Etmeliyiz. Çünkü o emanetçilerin en güveniliri. O hiçbir emanete hıyanet etmez. Ona emanet edilen sahibine eksiksiz geri verilir.

Rabbül Alemine emanet konusunda beni bu derece sevindiren ve her şeyimi emanet ettiğim Allahımın bana emanetimi eksiksiz ve bozulmadan geri vereceğine inandığım ve dinlediğimde tüylerimin diken diken olduğu şu hikayedir.

Hz. Ömer r.a. insanlara ganimetleri dağıtırken yanına çocuğu ile bir adam geldi. Hz. Ömer adamın çocuğuna bakınca:

Bu çocuk sana ne kadar benziyor, bu şekilde birbirine benzeyen hiç kimse görmedim dedi. Adam da:

Ey müminlerin emini sana bu çocuğun durumunu anlatayım dedi ve anlatmaya başladı.
Annesi buna hamile idi. Ben bir yolculuğa çıkarken annesi bana: Beni bu halde bırakıp nereye gidiyorsun dedi.Bende Karnındaki çocuğu Allaha emanet ediyorum dedim ve yola çıktım. Geldiğimde hanımım ölmüştü. Oturup diğer yakınlarımla konuşurken hanımımın kabrinin üzerinden bir ateşin parladığını gördük. Bu nedir diye sordum
Oradakiler; Senin hanımının kabridir bu ateşi hergün kabrinin üzerinde görüyoruz dedi. Bunun üzerine ben; Vallahi o gündüzleri oruçla geceleride ibadetle geçiren iyi bir kadındı bu ateş neden acaba dedim ve kazmayı alarak kabre vardık. Kabri kazdık bir de baktık ki, içinde bi ışık yanıyor ve çocukta orda yuvarlanıp duruyor.

O anda gaibten bir ses geldi ve BU SENİN BİZE BIRAKTIĞIN EMANETİNDİR. EĞER ANASINIDA BİZE EMANET ETMİŞ OLSAYDIN ONUDA SAĞ SALİM BULURDUN, dedi.

Hadiseyi dinleyen Hz. Ömer r.a.: Gerçekten o sana bir karganın diğerine benzemesinden daha çok benziyor dedi.

Vedalaşırken inan en değerlilerini Allaha emanet etmelidir. Bunların başında da din ve edep gelmektedir. Yola çıkanında geri kalanında en büyük emaneti imanı ve ahlakıdır. Sonra sıhhat ve afiyet gelir.

Resulullah a.s Lokman a.s şöyle dediğini buyurdu Lokman oğluna derdiki: Ey oğulcağızım. Şüphesiz Allah kendisine bişey emanet edildiği zaman onu muhafaza eder. Bende senin dinini, emanetini, amelinin sonunu Allaha emanet ediyorum buyurdu.

Evet arkadaşlar şöyle düşünelim. Allahın Resulu müşrikler tarafından da en güvenilir kabul edilen bir insandı. Onun içindir ki ona Muhammed-ül Emin ismini vermişlerdi. En değerli ve en önemli emanetlerini Allahın resulüne onların deyişiyle deliye, şaire yalancı ve büyücüye bırakırlardı. Bunu biliyoruz hepimiz. O Resulullah o kadar emin ise onun rabbi ne kadar emindir sizce. Çok demi sonsuz eminlik ona mahsustur.

Allahın resulünün eminliğinden bahsedince aklıma şey geldi. O o kadar emindi ki, ağzından 63 yıl boyunca bi kelime bile yalan işitmemişlerdi. O kadar güvenilir bi insandı ki o bilmiyorum bu söyleyeceğim yanlış mı ama Allahın resulu ben Allahım dese yine herkes ona inanırdı bence. Çünkü dosdoğru bi insandı. Yalanı dolanı yoktu. Kimse duymamıştı zaten ondan yalanı. Ondan Hz. Ebubekir hiç sorgulamadan ona iman etmemişmiydi. Neyse konuyu şöyle bitirelim.


Allahım imanımı sana emanet ediyorum.. diye dua ederim. Çünkü zaman iman kurtarma zamanı. Azıcık bi imanımız var onu da korumak çok zor. Onun için Allaha emanet ederim, edelim.
Her şeyimizi Allaha emanet edelim. Korkmayalım. Çünkü emanetimiz emin ellerde.

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 542
favori
like
share