Onları Duyamıyoruz Ama Anlayabiliriz - Ethem Hırlak

Bir gün çiftliğin en büyük ahırında toplandık. Kendi içimizde tartışıyoruz.Liderimiz ve en yaşlımız olan inek söze başladı. Bu insanlara ne biz hayvanlar yaranabildik ne de bu güzel doğa yaranabildi. Sen at kardeş insanlara gücünü verdin. Yaşı geldiğinde satmaları için yavrunu verdin. Onlara para kazandırdın. Sen tavuk kardeş onları yumurtalarınla etinle besledin. Düşünsene o yumurtalardan kaç tane civciv çıkardı. Sen inek kardeş kendi yavrularını beslemeden insanlara litrelerce süt verip hem para kazanmalarını sağladın hem de sağlıklı olmalarına yardımcı oldun. Peki elimize ne geçti. Ya yaşlanınca kasapların eline düştük. Ya da sahibimiz kendi kasabımız olup boynumuza satırı vurdu.

Ya bu güzelim doğa,şu verimli toprakların haline bakın. Hele yaşamın kaynağı suyun haline ne demeli...Güzelim dereler balıklara yuva olmayı bıraktılar, kendilerine akıntı bile yaratamıyorlar. Balçık oldu güzelim nehirler. Biz yine iyi gibiyiz.Bir de yabani hayatlardaki dostlarımızın halini düşünelim. Susuzlukla boğuşanlar mı istersin yoksa çıkan orman yangınlardan evsiz kalanlar mı? Bu insanoğlunun derdi nedir? Yoldaşlar bu insanoğlu ne kendi soyunu ne de bizleri düşünüyor. Yok oluyoruz yoldaşlar. Tartışmalar uzakdıkça içimizdeki öfke ve isyan artıyordu. Sonra aniden ahırın kapısı açıldı.

Samanların üzerine yayılmış olan bizler hemen dört ayağımızın üzerine kalktık. Bu gelen sahibimiz insandı. En yaşlımız olan ineği yularından yakaladı. Artık onu bizim için ebediyete, insanlar içinse akşam yemeğine uğurlama vakti gelmişti. Ne diyebilirim ki klişe ama yine insan kazandı, biz hayvanlar kaybetti.

Ethem Hırlak

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 269
favori
like
share