Fragmanlar - Gürkan Adam - Felsefi Makale

İnsanların birbirini uzun uzun dinleyemediği ve hızla düşünüp fikir sahibi olmak için birbirlerini tükettikleri, temellendirilmemiş önermeler dönemden geçiyoruz. Bu durum 3000 yıl geri kaldığımız yazı dili ve 300 yıl kullanmamakta direndiğimiz matbaa hizmetinin insanlarımızdaki genetik etkileri olduğu kadar sözlü gelenekle olan kopuşumuzun da habercisidir*…
Fakat insanımız elbette, sözlü gelenekten kopmaya başlamasına paralel olarak yeniyi de eski bilgi kaynağına benzeterek, en kısa yoldan “insanlığının gereği olarak”, bilgilenmek istemektedir. Dedikodunun her daim kullanılmasının yanında, insanımız, tüketim kültünün hızına bağladığı yaşam algısını, ata yadigârı beyniyle, fıkralarla ve reklâmlarla edindiği kısa ve özlü fikirlerle süsleyip, her konuda konuşabilme özgürlüğünü de dillendirmeye çalışmaktadır (!)Böylece, çağa, hiç olmazsa fikirsel olarak, ayak uydurduğunu düşünmektedir(!)
“Mademki insanımız geleneğiyle ve genetiğiyle bu kadar atalarına bağımlı” ve çağı da en kısa yoldan yakalamak istiyor, o halde düşünmenin hızlandırıcılarından olan fragmanlar yoluyla, “düşünce kırsalımızın çiçeklenebileceğini” (bu coğrafyada arsız otlar hayli yol aldılar fakat yine de) umabiliriz…
Aşağıda okuyacağınız fragmanlar, kimi zaman sınav sorusuydu, kimi yerde küfür etmemek için geliştirilmişti ve haliyle tamamı tecrübelerimden süzüldü!

• İnsan ilişkilerimizin tümünü beklentilerimiz oluşturur.
• Kadın görev bilir, erkek zevk alır yemek yapmaktan.
• Kaygılarımız genetiğimizle algımızın uyumundan kaynaklanır.
• Gereksinimlerimizin bizi insanlıktan uzaklaştırdığını düşünmek, tekrar insanlaşmanın ön koşuludur.
• Demokrasi, kurallarını bizim de değiştirebileceğini umduğumuz evcilik oyunudur.
• Özgürlük, korkunun ve merakın membağıdır.
• Devrim, arınmaktır: üzerinde şık duran markalı kabandan, pantolondan; seni özgür ve eğitimli gösteren irfan yuvalarından; inançlardan; mideni tok tutan lezzetlerden; seni zengin gösteren dört köşeli betonarme yapılardan; cebi şişiren cüzdandan; fosil yakıtlarından… Devrim, insan muhafazakârlığıdır.
• Tarih müzik gibidir, biliyorsan notaları bilmiyorsan ezgiyi duyarsın. Bu her halukârda vicdanın sesidir.
• Yaşadığımızın farkında olmak gençlik anılarımızdan daha keskindir.
• Siyaset, rantın laf ebeliği değil de gönüllülük esasıyla insana hizmet projelerinin tesisi olsaydı çoktan bir kurumsal yapı olmaktan çıkarılması gerekecekti.
• Hükmün fecri olmaz.
• Erkek, uzun süren birlikteliğinde zayıflığını, kadın, güçlendiğini görür.
• Velev ki insan değilsin! Bu seni noksan yapmaz ki!
• İnsana kendinden daha fazla güvenme!
• Sevmek mutlak mutluluktur; çünkü karşılığını düşünmeyiz.
• Bana soruyorlar: “kriz teğet mi geçiyor? Yoksa psikolojik mi?”… Ben de gayri ihtiyarî cevaplıyorum: Yatakta eşinize sorun, hangisi daha zevkli?
• İçmek helaldir keyif ehline ve haramdır keyfin fazlasını gark edene…
• Bir ülkede kerhaneler varsa, kime pezevenk denildiği çok da önemli değildir.
• Devlet, hapishanenin prototipidir.
• İktidar olmak kirlenmektir.
• Düşünmek, bilincin isyanıdır.
• Huzur, umutla beslendiğimiz göç yolumuzdur.
• Ayak izlerinde yalnızlığı görüyorsan, düşünmek için vakit kaybetme!
• Dostluk, sırlarınla tehdit edilmemektir.
• Ben karıma ayakta durmasını öğrettim, o uçtu.
• Her yasak insanlık bilincinin tıkandığı bir damardır.
• Doğru söylediğimizi başkasına aktarırken bile “inanç” gereklidir ve inancın kökeni “güven”dir.
• “Ya sev ya terk et” söyleminin nihai noktası, her kişinin ayrı bir gezegende yaşamasıdır.
• Teorisiz sanat kör, sanatsız teori topaldır.


Gürkan Adam

Etiketler:
Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 377
favori
like
share