Öyle bir büyüğüm olsa... Yapıp ettiklerimle değil de, yapmak istediklerimle alsa boyumun ölçüsünü. Bitirdiğim işlere bakarak değil; içimde büyüttüğüm hayallerimle takdir etse beni. Elimden gelenleri değil sadece; kalbimden geçenleri tartsa şefkatinin terazisinde. İyilik yapmak isteyişimi de iyiliklerimden saysa... Yapamasam da, yapmak isteyişimle yapmış saysa iyiliği. Düşünüp tasarladığım kötülükten vazgeçtiğim için, kimsenin vazgeçtiğimin farkına varmadığı kötülükten döndüm diye, sessizliği bozsa, omuzlarıma dokundursa merhametini, gözümün içine bakıp "aferin!" dese.

İçimin zaferlerini ilan etse şehre. Kalbimin fetihleri için şehirler bağışlasa bana. Yuttuğum kötü sözlerim için teşekkür etse. Saçlarını okşamak isteyip de okşayamadığım yetimlerin saçları sayısınca ödüllendirse beni. Mazlumların imdadına yetişemedim diye içimde yaktığım "Ah!"larca teselli etse beni. Hiç olmazsa uykumu böldüm diye yoksullar için, komşusu açken deliksiz uyuyanlardan, mazlumlar ağlarken hoyratça gülenlerden ayrı bir yere koysa beni... Ettiklerimle değil, edemediklerimle de değil; etmek istediklerimle, edemedim diye kendimi paraladıklarımla kıymet biçse bana. Hapsetmese beni cılız kudretime... Elimin eriştiği yerin sığlığında değil, hayallerimin göğüne saldığım uçurtmaların ufkunda görse beni. Gözlerinin aynasına et kemikten gövdemi değil; dünyaları avucunda eritmeye kararlı ruhumun heykelini konuk etse... Bitirdiğim işlerin daracık hacmine sığıştırmasa varlığımı...

İdeallerimi kocaman ve mavi bir gökyüzü gibi sergilese bakışlarında... Özlemlerimin her birini, çiçek çiçek gerçekleşmiş, tohumlarca filizlenmiş, doyasıya meyvelenmiş bir bahar somutluğunda tutsa elinde...Başarılarımı gerçekleştirdiğim sonuçların hafifliğince değil; arzu ettiğim, umduğum, yoluna düştüğüm, uğrunda çabaladığım ideallerime göre belirlese. Kalbimde güneşleri taşıyorken, elimdeki titrek bir muma göre kıymetlenirsem yazık değil mi bana? Kalbinde olsun sönük bir mum aydınlığını taşıyamayanlarla, sırf elimde de mum yok diye aynı kefeye konulmuşsam ben, kalbimin karnesini göstereceğim büyüğüm nerede? Beni değerli kılan sadece elimle kazandıklarım ve biriktirdiklerimse, azlar-çoklar arasında gidip gelen, var-yok arası çaresizce çırpınan varlığın kuyusuna itilmiş bir zavallıyım. Elindekinin azalmasıyla mahzun olan, çoğalttıklarının ise azalmasından korkarak yaşayan sığ bir zengin olsam ne fayda?

Hayatımın anlamı, aldığım sonuçlara bağlı olacaksa, başarılarım ele geçirdiklerimle ölçülecekse, elden çıkmış dün ve geleceği kuşkulu bir yarın arasına sıkışmış bir dilenciyim ben. Varlarıyla şımaran, yoklarıyla rezil olan, varlarının daha da var olması için dilenen, eksilenleri yüzünden daha da ezilen sığ bir varlıkla ne ederim ki? Gövdemi özne etmişsem kendime, etten kemikten, yırtılabilir ve kırılabilir bir zeminde yalpalayarak yürüyen, kaslarına asılarak dikilen, sonunda toprakta çürümeye mahkûm bir tedirginim ben. Kalpsizlerin zalimce biriktirdikleri yanında küçük kalacaksam, taşıdığım kalbin zenginliğini hangi aynada göreceğim? Gözleri eşyanın kör ufuklarına hapsedilmiş ruhsuzların göz kamaştırıcı servetlerin gölgesinde aşağılanacaksam, hayallerimin yüceliğine, umutlarımın sınırsızlığına kimin nazarında değer arayacağım? Mü'min isem eğer... İçimin de içini Rabbimin nazarına gizli saklısız sunuyorsam, Rabbime göründüğümü görerek var olanlardansam, değerimin Rablerinin katında ölçüldüğüne inananlarla berabersem...

Etten kemikten gövdeden çıkan eylemleriyle değil; taş, kâğıt ve metalden inşa edilen başarılarımla değil; ruhum üzerinde yükselen, kalbimle inşa ettiğim niyetlerim üzerinden değer kazanırım. Bedenim ve biriktirdiklerim azaldı diye üzülmem, azalacak diye korkmam. Ete kemiğe göre azalıp çoğalmam. Para pula göre, metale betona göre eksilip artmam. Kıymetimi O'ndan bilirim. Dünyanın hiçbir terazisinde ağır gelmek için birik(tir)meye tenezzül etmem. Dünyanın terazilerinde hafif kaldım diye hayıflanmam. Bedenime yaslanarak değil sadece, kalbimi ve ruhumu özne yaparak, huzurunda kıyam ettiğimden alırım ben kıymetimi. Ayarımı O bilir, O verir. O'nun nazarında hep tedavülde kalırım. O'nun yakınlığında ararım geçerliliğimi... Eylemlerim üzerinden değil, niyetlerim üzerinden tartar O beni. Rabbimin değerler çıtasında kalbim kalıbımdan daha yüksek atlar. Onun için der ki âlemlere rahmet Peygamberim [asm]: "Müminin niyeti amelinden hayırlıdır."


Dr. Senai Demirci

Beğeniler: 0
Favoriler: 0
İzlenmeler: 389
favori
like
share